ABD Merkez Bankası'nın (Fed) Kansas City Şubesi Başkanı Jeffrey Schmid, yapay zeka (AI) altyapısına yönelik hızla büyüyen finansmanın yakından izlenmesi gerektiğini söyledi. Schmid, teknoloji devlerinin veri merkezleri ve AI sistemlerine yaptığı devasa yatırımların finansal istikrar açısından yeni riskler doğurabileceğini belirtti. Bu açıklama, küresel piyasalarda teknoloji hisselerindeki aşırı değerlenme endişelerinin arttığı bir dönemde geldi.
Yapay Zeka Yatırımlarında Rekor Artış
Özellikle Microsoft, Google, Amazon ve Meta gibi teknoloji devleri, üretken yapay zeka modellerinin geliştirilmesi ve çalıştırılması için gerekli olan devasa veri merkezlerine milyarlarca dolar yatırım yapıyor. Uluslararası Enerji Ajansı'na göre, veri merkezlerinin elektrik tüketimi 2026 yılına kadar iki katına çıkabilir. Bu durum, enerji altyapısına yönelik yatırım ihtiyacını da beraberinde getiriyor. Schmid, bu yatırımların verimlilik artışı sağlayabileceğini ancak aşırıya kaçılması halinde varlık balonlarına yol açabileceğini ifade etti.
Schmid, Omaha'da düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmada, "Yapay zeka altyapısına akan sermaye, finansal sistemde yoğunlaşma riski oluşturabilir. Bankaların ve diğer finansal kuruluşların bu kredilere maruziyetini yakından takip etmeliyiz" dedi. Fed yetkilisi, özellikle büyük teknoloji şirketlerinin tahvil ihraçları ve banka kredileri yoluyla borçlanarak finanse ettiği projelerin, faiz oranlarındaki olası bir artışta kırılganlık yaratabileceğini vurguladı.
Küresel Piyasalarda AI Balonu Endişesi
Yapay zeka hisselerindeki hızlı yükseliş, bazı analistlerin 'balon' uyarıları yapmasına neden oluyor. Özellikle Nvidia gibi çip üreticileri, yapay zeka devriminin en büyük kazananları olarak öne çıkıyor. Ancak Schmid'in uyarıları, bu iyimserliğin gölgesinde finansal istikrar risklerine dikkat çekiyor. Fed'in diğer yetkilileri de benzer açıklamalarda bulunmuş, ancak Schmid'in doğrudan finansman boyutuna işaret etmesi dikkat çekti.
Yatırım bankası Goldman Sachs'ın son raporuna göre, yapay zeka altyapısına yapılan küresel yatırımların 2025 yılında 200 milyar doları aşması bekleniyor. Bu rakamın 2027'de 500 milyar dolara ulaşabileceği öngörülüyor. Ancak bazı ekonomistler, bu yatırımların getirilerinin belirsiz olduğunu ve şirketlerin gelir artışı sağlayamaması durumunda ciddi sorunlar yaşanabileceğini belirtiyor.
Finansal İstikrar ve Regülasyon Tartışmaları
Schmid'in açıklamaları, yapay zeka yatırımlarının finansal istikrar üzerindeki etkilerine dair düzenleyici tartışmaları da alevlendirdi. ABD'de bankaların teknoloji sektörüne verdiği kredilerin hacmi, 2008 krizinden bu yana en yüksek seviyelere ulaştı. Fed'in stres testlerinde bu kredilerin senaryolara dahil edilmesi gerektiği yönünde görüşler artıyor.
Öte yandan, Avrupa Merkez Bankası (ECB) yetkilileri de benzer endişeleri dile getiriyor. ECB Yönetim Kurulu Üyesi Isabel Schnabel, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, yapay zeka yatırımlarındaki aşırı iyimserliğin, teknoloji sektöründe varlık değerlemelerini sürdürülemez seviyelere taşıyabileceğini söylemişti. Bu gelişmeler, küresel merkez bankalarının yapay zeka kaynaklı finansal risklere karşı ortak bir yaklaşım geliştirmesi gerektiğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye ekonomisi ve finansal piyasaları için dolaylı ancak önemli etkiler barındırıyor. Küresel bir AI balonu oluşması durumunda, gelişmekte olan ülkelere sermaye akışları yavaşlayabilir, dış finansman koşulları sıkılaşabilir. Türkiye gibi cari açık veren ülkeler, küresel risk iştahındaki daralmadan olumsuz etkilenebilir. Ayrıca, Türk teknoloji şirketlerinin yapay zeka yatırımlarını finanse ederken, küresel finansal koşullardaki değişimlere karşı dikkatli olması gerekiyor. Türkiye'nin dijital dönüşüm hedefleri doğrultusunda, yerli yapay zeka ekosisteminin sürdürülebilir finansman modelleriyle desteklenmesi, bu tür küresel risklere karşı dayanıklılığı artırabilir. Merkez Bankası'nın ve BDDK'nın, teknoloji sektörüne yönelik kredileri yakından izlemesi faydalı olacaktır.