ABD Merkez Bankası (Fed), yeni Başkan Kevin Warsh'ın başkanlığındaki ilk Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini değiştirerek yüzde 4,25-4,50 aralığında sabit tuttu. Toplantının ardından yayımlanan ekonomik projeksiyonlarda, üst düzey yetkililerin çoğunluğunun bu yıl içinde faiz artırımına gidilmesini öngördüğü ortaya çıktı. Karar, piyasalarda geniş çaplı bir sürpriz yaratmazken, Warsh'ın Fed'i yönetme tarzına ilişkin ilk sinyaller merakla takip edildi.
Gelişmenin arka planı
Fed, Aralık ayındaki toplantısında faizi 25 baz puan indirerek yüzde 4,25-4,50 seviyesine çekmişti. Yeni Başkan Kevin Warsh, eski Başkan Jerome Powell'ın yerine geçti ve ilk toplantısında mevcut veriler ışığında faizin sabit tutulması yönünde oy birliği sağlandı. Karar metninde enflasyonun hala hedefin üzerinde seyrettiği, iş gücü piyasasının güçlü kalmaya devam ettiği vurgulandı.
Toplantıya ilişkin ekonomik projeksiyonlar, üyelerin artık daha fazla faiz artırımına yöneldiğini gösterdi. 19 üyeli komitenin 12 üyesi bu yıl bir veya daha fazla faiz artırımı beklerken, sadece 7 üye mevcut seviyenin uygun olduğu görüşünde. Piyasalar, Warsh'ın mesajlarını yakından takip ediyor; zira kendisi daha önce Fed'in enflasyonla mücadelede kararlı olması gerektiğini savunmuştu.
Ekonomik büyüme tahminleri de yukarı yönlü revize edildi. 2024 yılı GSYH büyüme tahmini yüzde 2,1'den yüzde 2,3'e çıkarılırken, enflasyon tahmini yüzde 2,4'ten yüzde 2,6'ya yükseltildi. İşsizlik oranı beklentisi ise yüzde 4,1'de kaldı.
Bölgesel ve küresel boyut
Fed'in faiz kararları küresel piyasalar üzerinde doğrudan etkiye sahip. ABD faizlerinin daha uzun süre yüksek kalması, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışına, doların değer kazanmasına ve emtia fiyatlarında dalgalanmalara neden olabilir. Özellikle Türkiye gibi yüksek dış finansman ihtiyacı olan ülkeler, Fed'in parasal sıkılaşma döngüsünden olumsuz etkilenebilir.
Warsh döneminin ilk toplantısı, ABD'nin ticaret politikalarına da yansıyacak. Yeni başkanın gümrük tarifelerinin ekonomik büyüme ve enflasyon üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmeleri, aynı zamanda Avrupa Birliği ve diğer ticari partnerlerle ilişkileri de şekillendirecek. Fed'in bu dönemde hangi faktörlere odaklanacağı, küresel ticaretin seyri açısından önemli.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fed'in faizi sabit tutması kısa vadede Türkiye için bir rahatlama sağlasa da, yukarı yönlü revize edilen enflasyon ve büyüme projeksiyonları ileride faiz artırımı olasılığını güçlendiriyor. Bu durum, Türkiye'nin döviz rezervleri ve cari açık üzerinde baskı yaratabilir. Ayrıca, Warsh'ın daha şahin bir Fed başkanı olarak algılanması, gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye akımlarını olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin enflasyonla mücadelede kendi parasal sıkılaşma sürecini sürdürmesi, dış şoklara karşı kırılganlığı azaltabilir.