ABD Merkez Bankası (Fed), 2024 yılının son toplantısında politika faizini değiştirmeyerek yüzde 5,25-5,50 aralığında sabit tuttu. Fed Başkanı Jerome Powell, karar sonrası yaptığı açıklamada enflasyonla mücadelede "tereddüt etmeyeceklerini" vurguladı ve önümüzdeki dönemde faiz indirimi için daha fazla kanıt beklediklerini belirtti. Karar, piyasalarda merakla takip edilirken, yatırımcılar Powell'ın mesajlarını "güvercin" olarak yorumladı ve ABD borsaları rekor seviyeye ulaştı. Ancak Fed'in şahin duruşu, gelişmekte olan ülkeler başta olmak üzere küresel piyasalarda karışık bir tablo oluşturuyor.
Kararın ayrıntıları ve Powell'ın mesajları
Fed'in 12-13 Aralık tarihli Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısından oybirliğiyle çıkan kararla politika faizi yüzde 5,25-5,50 bandında bırakıldı. Bu, Fed'in üst üste üçüncü kez faizleri sabit tutması anlamına geliyor. Ancak Fed Başkanı Jerome Powell, toplantı sonrası düzenlenen basın toplantısında "Faizlerin zirvede olduğunu düşünüyoruz, ancak enflasyonun sürdürülebilir şekilde hedefe düştüğüne dair daha fazla kanıt görmeden faiz indirimi konuşmak için erken" dedi. Powell, "Enflasyonla mücadelede başarılı olmak için gerektiğinde faizleri daha da artırmaya hazırız; bu konuda tereddüt etmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Piyasalar, Powell'ın bu şahin duruşuna rağmen, Fed'in 2024 yılında üç faiz indirimi yapacağını fiyatlıyor. Ancak Fed üyelerinin projeksiyonları, 2024 yılı sonunda politika faizinin yüzde 4,75-5,00 aralığına gerileyeceğini öngörüyor. Bu, iki faiz indirimi anlamına geliyor. Fed'in enflasyon hedefi olan yüzde 2'nin hâlâ üzerinde seyreden çekirdek PCE verileri, indirimlerin zamanlaması konusunda belirsizlik yaratıyor. Powell, "Enflasyonda kaydedilen ilerlemeden memnunuz, ancak hedefe ulaşmak için daha kat edilecek yol var" dedi.
Küresel piyasalara etkisi ve gelişmekte olan ülkeler
Fed'in kararı, küresel piyasalarda karışık bir etki yarattı. ABD'de Dow Jones ve S&P 500 endeksleri rekor kapanışlarla günü tamamlarken, Nasdaq da yükseldi. Ancak dolar endeksi, Powell'ın şahin mesajlarına rağmen düştü. Bu durum, gelişmekte olan ülke para birimlerine kısmen destek sağlasa da, Fed'in faiz indirimlerine ne zaman başlayacağı belirsizliği piyasalarda dalgalanmaya neden oluyor. Özellikle yüksek dış borçlu ülkeler, Fed'in yüksek faiz politikasının sürmesinden olumsuz etkileniyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası da benzer bir sıkılaşma döngüsü içinde olmasına rağmen, Fed'in politikası gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının para politikalarını şekillendirmede belirleyici olmaya devam ediyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da politika faizini yüzde 40'a yükselterek sıkılaşma adımlarına devam ederken, Fed'in kararı TCMB'nin önümüzdeki dönemde atacağı adımlar açısından yakından izleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fed'in faiz kararı, Türkiye ekonomisi açısından önemli bir gösterge niteliği taşıyor. Yüksek enflasyonla mücadele eden TCMB, sıkı para politikasını sürdürürken, Fed'in faiz indirimlerine başlaması, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışını artırabilir ve Türk lirası üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Ancak Fed'in şahin duruşunu sürdürmesi durumunda, dolar/TL kuru üzerinde yukarı yönlü riskler devam edebilir. Powell'ın açıklamaları, Türkiye'nin ihracat rekabet gücü ve dış finansman ihtiyacı açısından yakından takip ediliyor. Öte yandan, Fed'in kararları küresel likidite koşullarını doğrudan etkilediği için, Türkiye gibi cari açık veren ülkelerin finansal istikrarı açısından kritik bir öneme sahip. TCMB'nin rezerv biriktirme ve kur istikrarını sağlama çabaları, Fed'in politikalarındaki olası değişikliklere bağlı olarak yeniden şekillenebilir.