Küresel tahvil piyasalarında hareketli saatler yaşanıyor. Yatırımcılar, bu hafta açıklanacak ABD enflasyon verilerinin son yılların en güçlü fiyat baskılarını göstereceğine kesin gözüyle bakıyor. Beklentilerin bu denli yüksek olması, Federal Rezerv'in (Fed) faiz artırımına yönelmesi için gerekçeleri güçlendiriyor. Piyasa katılımcıları, Tüketici Fiyat Endeksi'nin (CPI) yıllık bazda %6'nın üzerinde gelebileceğini fiyatlıyor. Bu oran, 1990'lardan bu yana görülen en yüksek seviyelere işaret ediyor. Tahvil faizlerindeki yükseliş eğilimi, doları da destekliyor; dolar endeksi (DXY) 92 seviyesinin üzerinde seyrediyor.
Gelişmenin Arka Planı
Fed yetkilileri, son aylarda enflasyonun 'geçici' olduğu yönündeki söylemini sürdürüyor. Ancak tahvil piyasasındaki fiyatlamalar, yatırımcıların bu görüşe artık inanmadığını gösteriyor. 10 yıllık ABD Hazine tahvilinin getirisi, son iki haftada 20 baz puan artarak %1.55 seviyesine yükseldi. Bu artışta, arz yönlü darboğazlar ve artan enerji fiyatlarının yanı sıra, işgücü piyasasındaki sıkılaşma da etkili oldu. Ağustos ayı istihdam verilerinin beklenenin altında kalmasına rağmen, ortalama saatlik kazançlardaki artış enflasyon endişelerini besliyor.
Piyasa beklentileri, bu haftaki CPI verisinin Fed'in Kasım toplantısında faiz artırımına gitme olasılığını %40'ın üzerine çıkarabileceğini gösteriyor. Geçtiğimiz hafta bu oran %25 civarındaydı. Tahvil yatırımcıları ayrıca, Fed'in varlık alım programını (QE) bu yıl içinde azaltmaya (tapering) başlayacağına kesin gözüyle bakıyor. Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic, enflasyonun hedefin 'oldukça üzerinde' seyretmesi durumunda Fed'in harekete geçmek zorunda kalacağını belirtti. Bostic, 'Fiyat istikrarı konusunda hiçbir taahhüdümüz yok' diyerek olası bir sıkılaşmaya kapı araladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'de enflasyonun beklenenden yüksek gelmesi, gelişmekte olan piyasalar (emerging markets) için riskleri artırıyor. Fed'in faiz artırımları, doları daha cazip hale getirerek gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışına neden olabilir. Brezilya, Rusya ve Türkiye gibi ülkeler, geçtiğimiz haftalarda faiz artırımına gitmek zorunda kalmıştı. Bu trendin devam etmesi, küresel büyüme üzerinde baskı yaratabilir. Avrupa'da ise enerji krizi ve tedarik zinciri sorunları, Euro Bölgesi'nde enflasyonun %3'ün üzerine çıkmasına yol açtı. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ise şimdilik mevcut duruşunu koruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD enflasyonunda beklenen yükseliş ve Fed'in olası faiz artırımı, Türkiye ekonomisi için çifte risk oluşturuyor. Birincisi, artan dolar talebi Türk lirası üzerinde baskı yaratabilir. İkincisi, Türkiye'nin yüksek enflasyonu ve negatif reel faiz ortamı, sermaye çıkışlarını hızlandırabilir. Merkez Bankası'nın faiz indirimine gitmesi durumunda döviz kuru ve enflasyon üzerinde kontrol zorlaşabilir. Bu nedenle, küresel enflasyon gelişmeleri Türkiye'nin para politikası manevra alanını daraltıyor ve yurt içinde faiz artırımı tartışmalarını yeniden gündeme getirebilir.