ABD Merkez Bankası'nın (Fed) yeni Başkanı Powell'ın başkanlığındaki ilk Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı, dünya piyasaları için beklenenden daha şahin bir mesaj içerdi. Toplantı sonunda yayınlanan metin ve Powell'ın basın toplantısındaki ifadeleri, faiz oranlarının mevcut seviyesinden daha yükseğe çıkabileceğine işaret ederek, tahvil faizlerini ve doları yukarı çekti. Yatırımcılar, yılın ilk çeyreğinde enflasyonla mücadelede atılacak adımları yeniden fiyatlamaya başladı.
Gelişmenin arka planı
Fed, 28-29 Ocak 2025 tarihlerinde gerçekleştirdiği toplantıda, politika faizini %4,25-%4,50 aralığında sabit tutma kararı aldı. Ancak karar metninde, enflasyonun 'yüksek kalmaya devam ettiği' vurgusu yapılarak, daha önceki 'enflasyon ılımlı seyrediyor' ifadesi değiştirildi. Bu değişiklik, piyasalarda Fed'in faiz indirimlerine daha geç başlayacağı ya da hiç başlamayacağı yönünde beklentileri güçlendirdi.
Powell, basın toplantısında 'Enflasyonu %2 hedefine düşürmek için daha fazla çaba gerekebilir' dedi. Ayrıca, işgücü piyasasının hala güçlü olduğunu ve ekonominin ılımlı büyümeye devam ettiğini belirtti. Bu söylemler, yatırımcıların 2025 yılı sonuna kadar iki faiz indirimi öngörülerini bir indirime düşürmesine neden oldu. ABD 10 yıllık tahvil faizi, toplantı sonrası %4,65'ten %4,72'ye yükseldi.
Toplantı aynı zamanda, Fed'in bilanço küçültme hızında değişikliğe gitmediğini de gösterdi. Aylık 60 milyar dolar Hazine tahvili ve 35 milyar dolar mortgage destekli menkul kıymet itfasına devam edileceği açıklandı. Ancak Powell, 'Bilanço normalleşmesinin devamı konusunda esnek olacağız' ifadesiyle, piyasa koşullarının gerektirmesi halinde sürecin yavaşlatılabileceği sinyalini verdi.
Bölgesel ve küresel boyut
Fed'in şahin duruşu, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı yaratırken, dolar endeksi (DXY) 103,5 seviyesine yükseldi. Euro/dolar paritesi 1,04'ün altına inerek zayıflama eğilimi gösterdi. Özellikle yüksek dış borçlu ülkeler için doların güçlenmesi, borç ödeme maliyetlerini artırarak risk oluşturuyor. Asya piyasalarında Japon Yeni, Fed kararı sonrası dolar karşısında değer kaybederken, Çin yuanı da baskı altında kaldı.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası (BoE) da önümüzdeki haftalarda faiz kararlarını açıklayacak. Fed'in sıkı duruşu, Avrupa'da da faiz indirim beklentilerini törpüleyebilir. Küresel emtia fiyatları, güçlü dolar ve artan faiz ortamında aşağı yönlü hareket ederken, petrol fiyatları 78 dolar/varil seviyesinde dengelenmeye çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fed'in faizleri yüksek tutma yönündeki sinyali, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışını hızlandırabilir. Türkiye gibi yüksek enflasyon ve cari açıkla mücadele eden ülkelerde, dolar/TL kuru üzerinde yukarı yönlü baskı oluşması muhtemeldir. TCMB'nin mevcut faiz politikası ile Fed arasındaki makas daralırsa, TL varlıklardan çıkış hızlanabilir. Ancak Türkiye'nin ihracatçı sektörleri için rekabetçi kur ortamı avantaj sağlayabilir. Enflasyonla mücadelede dış şoklara karşı daha temkinli bir duruş gerekecek.