FBI ajanları, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimi’ne (ICE) karşı düzenlenen protestolara katılan onlarca eylemciyi kendileri için muhbirlik yapmaları konusunda ikna etmeye çalıştı. Görüşmeler sırasında bazı eylemciler tutuklanma tehdidiyle karşı karşıya kalırken, içlerinden biri çello çaldığı sırada gözaltına alındı. The Intercept’in haberine göre, federal ajanlar özellikle göçmenlik karşıtı grupların içine sızmak ve protesto hareketini zayıflatmak amacıyla bu yönteme başvurdu.
Protestoculara Yönelik Baskı ve Muhbirlik Teklifleri
Kaliforniya’da yaşayan bir çello sanatçısı, ICE karşıtı bir gösteri sırasında tutuklandığını ve FBI ajanlarının kendisine muhbirlik teklif ettiğini söyledi. “Benden bilgi vermemi istediler” diyen protestocu, teklifi reddettiği için bir gün boyunca nezarette tutulduğunu aktardı. Benzer şekilde, en az 30 kişi daha FBI tarafından aranarak yasadışı göçmenleri ihbar etmeleri veya protesto örgütleyicileri hakkında bilgi vermeleri istendi.
FBI, bu taktiği “önleyici tedbir” olarak nitelendirirken, eleştirmenler bunun ifade özgürlüğü ve örgütlenme hakkını ihlal ettiğini savunuyor. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) konuyla ilgili açıklamasında, “FBI’ın sivil itaatsizlik eylemlerine katılan vatandaşları muhbir yapmaya çalışması kabul edilemez” ifadelerini kullandı. Ajanların özellikle genç ve savunmasız eylemcileri hedef aldığı belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: ABD’de Göçmenlik Politikalarına Karşı Direniş
Bu olay, Trump döneminde başlatılan ve Biden yönetiminde de devam eden sert göçmenlik politikalarına karşı toplumsal hareketlerin baskı altına alınmasının bir parçası olarak görülüyor. ICE’ye yönelik protestolar, 2017’de ayrılıkçı aile politikasının ardından ivme kazanmıştı. FBI’ın bu hamlesi, göçmen hakları savunucuları arasında endişe yarattı. Uluslararası Af Örgütü de “göçmenlik karşıtı söylemlerin ve kolluk kuvvetlerinin hedef almasının endişe verici olduğunu” belirtti. Küresel çapta göçmenlik karşıtı hareketlerin arttığı bir dönemde, ABD’deki bu gelişme diğer ülkelerdeki benzer uygulamalara örnek teşkil edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’deki bu gelişme, Türkiye’nin göçmenlik politikaları ve güvenlik birimlerinin sivil toplumla ilişkileri açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Her ne kadar Türkiye’de ICE benzeri bir yapı bulunmasa da, ABD’nin göçmenlik karşıtı protestoculara yönelik bu sert müdahalesi, Türkiye’de de sivil itaatsizlik eylemleri ve ifade özgürlüğü tartışmalarını akıllara getiriyor. Ayrıca Türkiye, AB ile göç anlaşmaları kapsamında benzer baskılarla karşılaşmış ve uluslararası alanda eleştirilmişti. Bu haber, kolluk kuvvetlerinin siyasi amaçlarla kullanılmasına yönelik küresel bir uyarı niteliği taşıyor.