Fas Dışişleri Bakanı Nasser Bourita, İsrail'in ihlallerine rağmen Gazze ateşkesine saygı gösterilmesi ve insani yardımların engelsiz bir şekilde ulaştırılması çağrısında bulundu. Bourita ayrıca İsrail'in Batı Şeria'daki işgalini genişletmesine karşı uyarıda bulundu. Fas'ın bu açıklaması, bölgede artan gerilim ve ateşkesin kırılganlığı bağlamında geldi.
Ateşkesin Arka Planı ve İhlaller
Gazze'de 2023 Ekim'inden bu yana devam eden çatışmalar, Mısır ve Katar'ın arabuluculuğuyla sağlanan ateşkes anlaşmasıyla geçici olarak durdurulmuştu. Ancak ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail güçlerinin zaman zaman saldırılar düzenlediği ve insani yardım konvoylarını engellediği bildiriliyor. Fas, bu ihlallerin ateşkesi tehlikeye attığını ve bölgesel istikrarı tehdit ettiğini vurguluyor.
Bourita, yaptığı yazılı açıklamada, "Gazze'de ateşkesin korunması ve insani yardımların kesintisiz ulaştırılması uluslararası toplumun ortak sorumluluğudur" ifadelerini kullandı. Fas'ın, Filistin halkının haklarını desteklediğini ve iki devletli çözümü savunduğunu yineledi. Ayrıca İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini genişletmesinin, bölgede kalıcı bir barış umudunu zayıflattığını belirtti.
İsrail tarafı ise ateşkesi ihlal ettiği yönündeki suçlamaları reddediyor ve saldırıların "terör unsurlarına" yönelik olduğunu savunuyor. Ancak uluslararası kuruluşlar, Gazze'deki insani durumun kötüleştiğini ve yardımların yetersiz kaldığını rapor ediyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, ateşkese rağmen binlerce sivil yerinden edilmiş durumda ve temel ihtiyaçlara erişim kısıtlı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Fas'ın çağrısı, Arap dünyasının Gazze konusundaki hassasiyetini yansıtıyor. Fas, İsrail ile 2020'de ilişkilerini normalleştiren Abraham Anlaşmaları'nın bir parçası olmasına rağmen, Filistin davasına desteğini sürdürüyor. Bu denge politikası, Rabat'ın hem Batı ile ilişkilerini koruma hem de Arap kamuoyunu tatmin etme çabası olarak yorumlanıyor.
Bölgesel uzmanlar, ateşkesin kalıcı olması için uluslararası baskının artması gerektiğini belirtiyor. Mısır ve Katar'ın arabuluculuk çabaları sürerken, ABD ve Avrupa ülkeleri de İsrail'e ateşkese uyması yönünde çağrılar yapıyor. Ancak İsrail'in Batı Şeria'daki genişleme politikası, iki devletli çözümü fiilen imkansız hale getirme riski taşıyor.
Fas'ın açıklaması, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği gibi kuruluşların tutumlarıyla da uyumlu. Geçtiğimiz haftalarda İİT, İsrail'in ihlallerini kınayan bir bildiri yayınlamıştı. Fas, Kudüs Komitesi üyesi olarak da Filistin meselesinde aktif rol oynuyor.
Öte yandan, Gazze'deki insani kriz, bölgesel istikrarı tehdit eden bir unsur olarak öne çıkıyor. Yardımların engellenmesi, yalnızca Filistinlileri değil, aynı zamanda bölgedeki dengeleri de olumsuz etkiliyor. Fas gibi ılımlı Arap ülkelerinin devreye girmesi, tansiyonun düşürülmesi açısından kritik görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fas'ın Gazze ateşkesi çağrısı, Türkiye'nin bölgesel barış ve istikrar politikalarıyla örtüşüyor. Türkiye, başından beri ateşkesin korunması ve insani yardımların ulaştırılması için diplomatik çaba sarf ediyor. Fas gibi etkili bir Arap ülkesinin benzer bir tutum alması, Türkiye'nin Filistin konusundaki uluslararası koordinasyonunu güçlendirebilir. Ayrıca, İsrail'in Batı Şeria'daki işgalini genişletmesi, Türkiye'nin bölgesel güvenlik endişelerini artırıyor. Türk dış politikası açısından, Arap dünyasıyla ortak hareket etmek, hem Filistin davasına katkı sağlar hem de Türkiye'nin bölgesel liderlik iddiasını pekiştirir. Ekonomik olarak ise, Gazze'deki istikrarsızlık, Doğu Akdeniz'deki enerji projelerini ve ticaret yollarını olumsuz etkileyebilir.