Faslı gazeteci ve rejim eleştirmeni Ali Lmrabet, Cuma günü gözaltına alınmasının ardından cumartesi günü serbest bırakıldı. Lmrabet'in yanı sıra bir rapçinin de gözaltına alınması, Fas'ta muhalif seslere yönelik baskının giderek arttığı yönünde değerlendiriliyor. Olay, Fas'ın ifade özgürlüğü karnesi açısından yeni bir tartışma başlattı.
Gelişmenin arka planı
Ali Lmrabet, Fas'ta tanınmış bir gazeteci ve insan hakları aktivisti. Daha önce de rejimi eleştiren yazıları nedeniyle defalarca gözaltına alınmış ve yargılanmıştı. Son gözaltı, Lmrabet'in sosyal medyada yaptığı bir paylaşımın ardından gerçekleşti. Polis, Lmrabet'i “kamu düzenini bozma” suçlamasıyla evinden aldı. Aynı gün, Faslı rapçi El Grande Toto da benzer bir suçlamayla gözaltına alındı.
Fas'ta aktivistler, bu gözaltıların rejim eleştirmenlerine yönelik sistematik bir baskının parçası olduğunu belirtiyor. Özellikle Kral VI. Muhammed ve hükümet politikalarını eleştiren kişilere yönelik yasal süreçlerin hızlandığı gözlemleniyor. İnsan hakları örgütleri, 2023'ten bu yana en az 50 gazeteci ve aktivistin farklı gerekçelerle gözaltına alındığını rapor ediyor.
Lmrabet serbest bırakıldıktan sonra yaptığı açıklamada, “Bu ülkede ifade özgürlüğü ciddi tehlike altında” dedi. Ancak avukatı, ilerleyen günlerde yeni bir dava açılabileceğini belirtti.
Bölgesel ve küresel boyut
Fas, Kuzey Afrika'da görece istikrarlı bir ülke olarak kabul edilse de, son yıllarda basın özgürlüğü endekslerinde gerileme yaşıyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) 2024 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde Fas'ı 146 ülke arasında 129. sıraya yerleştirdi. Bu durum, ülkenin Batılı müttefikleriyle ilişkilerinde de zaman zaman sorun yaratıyor. AB ve ABD, Fas'ı ifade özgürlüğü konusunda uyarırken, Kraliyet yönetimi bu eleştirileri “iç işlerine müdahale” olarak nitelendiriyor.
Lmrabet ve El Grande Toto'nun durumu, Arap dünyasında gençler arasında popüler olan rap müziğin de hedef haline gelmesiyle dikkat çekiyor. Fas'ta geçen yıl bir başka rapçi, kral aleyhine sözler içeren şarkısı nedeniyle bir yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Bu durum, Fas'ta kültürel ifade alanındaki daralmanın bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fas'taki bu gelişme, Türkiye'nin Kuzey Afrika'daki diplomatik ilişkileri açısından önemli bir sinyal olabilir. Her iki ülke de son yıllarda benzer siyasi baskı ve ifade özgürlüğü sorunlarıyla gündeme gelmiştir. Türkiye, Fas'la ekonomik ve askeri iş birliğini geliştirirken, insan hakları konusundaki uluslararası eleştiriler ortak bir zemin oluşturabilir. Ayrıca, bu tür olaylar, Türkiye'nin kendi basın özgürlüğü karnesine yönelik eleştirileri hafifletmek için bir fırsat penceresi sunabilir. Ancak Ankara'nın bu konuda net bir duruş sergilemesi, iç ve dış politikasında tutarlılık açısından kritik olacaktır.