Fas Kralı VI. Muhammed, avukat ve siyasetçi Fatima Ezzahra El Mansouri'yi başbakan olarak atayarak ülke tarihinde bir ilke imza attı. Merkez sağdaki Özgünlük ve Modernite Partisi (PAM) mensubu El Mansouri, Fas'ın ilk kadın başbakanı oldu. Aynı zamanda Kuzey Afrika'da hükümete başkanlık eden ikinci kadın olarak kayda geçti. Karar, 2021 genel seçimlerinin ardından hükümet kurma çalışmaları kapsamında alındı ve Fas siyasi tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Fatima Ezzahra El Mansouri, uzun yıllar avukatlık yapmış ve siyasete atıldıktan sonra çeşitli kademelerde görev almış bir isim. PAM içinde önemli görevler üstlenen El Mansouri, özellikle yerel yönetimler ve kadın hakları konularında yaptığı çalışmalarla tanınıyor. 2021 seçimlerinde partisi önemli bir oy oranına ulaşmış ve hükümet kurma yetkisi kendisine verilmişti. El Mansouri'nin atanması, Kral VI. Muhammed'in reform ve modernleşme vizyonunun bir parçası olarak görülüyor. Fas, 2011 Anayasası ile kadın hakları ve kadınların siyasi katılımını teşvik eden düzenlemeler yapmıştı. Bu atama, o sürecin somut bir çıktısı olarak yorumlanıyor.
El Mansouri, göreve gelmesinin ardından yaptığı açıklamada, ülkenin karşı karşıya olduğu ekonomik ve sosyal zorlukların üstesinden gelmek için çalışacağını belirtti. Öncelikli hedefleri arasında genç istihdamı, eğitim reformu ve yoksullukla mücadele yer alıyor. Ayrıca, pandemi sonrası ekonomik toparlanma sürecine hız kazandırmak için kapsamlı bir plan üzerinde çalıştıklarını ifade etti. El Mansouri'nin liderliğindeki hükümetin, Fas'ın bölgesel ve uluslararası konumunu güçlendirmesi bekleniyor.
Kuzey Afrika'da kadın liderliği açısından bu atama dikkat çekici. Daha önce Tunus'ta 2018-2020 yılları arasında Nebil Karoui hükümetinde yer alan kadın bakanlar olmuş ancak başbakanlık görevini yürüten ilk kadın Faslı El Mansouri oldu. Kuzey Afrika'da hükümet başkanlığına gelen ilk kadın ise 2015 yılında Tunus'ta göreve gelen Selma Elloumi Rekik değil, aslında 2011-2014 yılları arasında Tunus'ta geçiş döneminde başbakanlık yapan Hamadi Jebali ve Ali Larayedh hükümetlerinde kadın bakanlar bulunmaktaydı. Ancak başbakanlık düzeyinde ilk kadın lider El Mansouri ile Fas'ta gerçekleşmiş oldu. Bu gelişme, Arap dünyasında kadınların siyasi temsilinin artması yönünde bir adım olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Fas'ın kadın bir başbakan ataması, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde kadın liderliğinin yükselişi açısından önemli bir gösterge. Son yıllarda Tunus, Libya ve Cezayir gibi ülkelerde kadınların siyasi katılımı artsa da başbakanlık düzeyinde temsil oldukça sınırlıydı. El Mansouri'nin atanması, bölgedeki muhafazakâr kesimlerden gelebilecek tepkilere rağmen Kral VI. Muhammed'in reformist çizgisini sürdürdüğünü gösteriyor. Bu adım, Fas'ın Batılı müttefikleri nezdinde de olumlu karşılanabilir ve ülkenin uluslararası imajına katkı sağlayabilir.
Küresel ölçekte ise kadın başbakanların sayısı halen sınırlı. Dünya genelinde yalnızca birkaç ülkede kadın lider bulunuyor. Fas'ın bu adımı, kadın liderliğinin norm haline gelmediği bir dönemde sembolik bir önem taşıyor. Ayrıca, Fas'ın Afrika Birliği ve Arap Birliği gibi örgütlerdeki etkinliği göz önüne alındığında, bu atama bölgesel kuruluşlarda kadın temsili konusunda da bir örnek teşkil edebilir.
El Mansouri'nin önündeki en büyük zorluk, Fas'ın genç nüfusu arasında yaygın olan işsizlik ve ekonomik sıkıntılar. Ülke, pandeminin etkilerini atlatmaya çalışırken aynı zamanda kuraklık ve su kriziyle mücadele ediyor. Yeni başbakanın, bu sorunlara etkili çözümler üreterek halkın güvenini kazanması gerekiyor. Ayrıca, Fas'ın Batı Sahra meselesi ve Cezayir ile yaşanan gerilim gibi dış politika konuları da hükümetin gündeminde önemli bir yer tutuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fas'ın kadın bir başbakan ataması, Türkiye'nin bölgesel dengeler açısından dikkatle izlediği bir gelişme. Türkiye ile Fas arasında tarihî ve kültürel bağların yanı sıra ekonomik iş birliği de güçlü. El Mansouri'nin liderliğindeki hükümetin, Türkiye ile ilişkileri nasıl şekillendireceği merak konusu. Özellikle Akdeniz'deki enerji rekabeti ve Libya krizi gibi konularda iki ülkenin pozisyonları farklılık gösterebiliyor. Ancak kadın liderliğinin teşviki, Türkiye'nin de desteklediği bir değer. Türk dış politikası açısından, Fas'taki bu değişim, Kuzey Afrika'da istikrar ve iş birliği arayışlarına katkı sağlayabilir. Türkiye, Fas ile ticari ilişkilerini geliştirmek ve bölgesel diyalogu sürdürmek için yeni başbakanla yakın çalışabilir.