Uluslararası Af Örgütü’nün yayımladığı yeni bir rapora göre Fas’ın iç istihbarat servisi, gazeteciler ve insan hakları savunucularına yönelik geniş kapsamlı bir gözetleme kampanyası yürüttü. Raporda, Fas istihbaratının Pegasus casus yazılımını ve gizli kameraları kullandığı belirtildi. İddialar, Kuzey Afrika ülkesinde basın özgürlüğü ve sivil toplum üzerindeki baskıların arttığı bir dönemde gündeme geldi.
Gözetleme Kampanyasının Ayrıntıları
Amnesty International tarafından hazırlanan rapor, Fas’ın dış istihbarat servisi olarak bilinen DGED (Direction Générale des Études et de la Documentation) ve iç istihbarat servisi DST (Direction de la Surveillance du Territoire) ile bağlantılı birimlerin, hedef aldıkları kişilerin telefonlarına Pegasus yazılımını bulaştırdığını öne sürüyor. Pegasus, İsrail merkezli siber güvenlik firması NSO Group tarafından geliştirilen ve yalnızca hükümetlere satılan bir casus yazılım. Yazılım, hedef cihazdaki mesajları, e-postaları, fotoğrafları, konum bilgilerini ve hatta mikrofon ile kamera erişimini ele geçirebiliyor.
Rapora göre gözetleme faaliyetleri yalnızca dijital alanla sınırlı değil. Fas’ın bazı şehirlerinde gazetecilerin ve aktivistlerin evlerinin veya ofislerinin yakınına gizli kameralar yerleştirildiği, fiziksel takip ekiplerinin kullanıldığı da iddialar arasında. Amnesty International, bu bulguları 2018-2023 yılları arasında toplanan adli bilişim delillerine, tanık ifadelerine ve sızıntı belgelere dayandırıyor. Örgüt, Fas makamlarının Pegasus’u “yasal çerçevede” kullandığı yönündeki savunmalarının gerçeği yansıtmadığını, zira hedeflerin gazetecilik ve insan hakları faaliyetleri nedeniyle seçildiğini vurguluyor.
Fas hükümeti ise suçlamaları reddediyor. Rabat yönetimi, ülkenin “demokratik süreçlere bağlı” olduğunu ve istihbarat birimlerinin yasalar çerçevesinde hareket ettiğini savunuyor. Ancak uluslararası kamuoyunda Fas’a yönelik eleştiriler son yıllarda artmış durumda. Özellikle 2021’de ortaya çıkan “Pegasus Projesi” kapsamında, Fas’ın aralarında gazeteci Omar Radi ve insan hakları aktivisti Maati Monjib’in de bulunduğu çok sayıda kişiyi hedef aldığı iddia edilmişti. O dönemde Fas, iddiaları “asılsız” olarak nitelendirmişti.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Fas, Kuzey Afrika’da stratejik konumu ve Batı ile ilişkileri nedeniyle dikkatle izlenen bir ülke. Özellikle Fransa, İspanya ve ABD ile güvenlik iş birliği bulunuyor. Gözetleme iddiaları, bu ülkelerin Fas’a yönelik insan hakları ve demokrasi standartları konusundaki tutumunu zorlayabilir. Avrupa Birliği, geçmişte Fas’a yönelik eleştirilerinde zaman zaman dengeli bir dil kullanmayı tercih etmişti; ancak sivil toplum kuruluşları, AB’nin Fas ile olan ticaret ve göç anlaşmalarında insan hakları kriterlerini daha etkin kullanması gerektiğini savunuyor.
Pegasus yazılımının kullanımı, yalnızca Fas’la sınırlı değil. Son yıllarda Suudi Arabistan, BAE, Meksika, Hindistan ve Macaristan gibi ülkelerde de benzer gözetleme skandalları patlak verdi. Bu durum, ticari casus yazılımlarının küresel ölçekte bir yönetişim sorunu haline geldiğini gösteriyor. NSO Group, Pegasus’u yalnızca “terörle mücadele ve suçla mücadele” amacıyla sattığını iddia etse de, bağımsız araştırmalar yazılımın gazeteciler, avukatlar ve muhalif siyasetçilere karşı yaygın biçimde kullanıldığını ortaya koydu. ABD yönetimi 2021’de NSO Group’a yaptırım uygulamış, ancak şirket faaliyetlerini sürdürmüştü.
Fas’taki gözetleme iddiaları, ülkenin 2022’de ev sahipliği yaptığı ve büyük yankı uyandıran Dünya Kupası sonrası imajını da gölgeleyebilir. Turnuva sırasında Fas, “Arap dünyasının umudu” olarak sunulmuş ve yumuşak güç açısından önemli kazanımlar elde etmişti. Ancak basın özgürlüğü ve insan hakları alanındaki bu tür iddialar, uluslararası itibarını zedeleyebilir. Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün 2023 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Fas, 180 ülke arasında 144. sırada yer alıyor. Bu sıralama, ülkedeki gazetecilerin çalışma koşullarının ne denli zor olduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fas’a yönelik gözetleme suçlamaları, Türkiye’nin Akdeniz ve Kuzey Afrika’daki dengeleri açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda Fas ile ekonomi ve ticaret ilişkilerini güçlendirmeye çalışırken, aynı zamanda bölgesel istikrarı da gözetiyor. Eğer iddialar uluslararası yaptırımlara veya Fas’a yönelik siyasi baskılara yol açarsa, Türkiye’nin bölgedeki yatırımları ve diplomatik dengeleri etkilenebilir. Ayrıca Pegasus benzeri casus yazılımların yaygınlaşması, Türkiye’nin kendi siber güvenlik ve istihbarat politikalarını da yakından ilgilendiriyor. NATO üyesi olarak Türkiye, müttefikleriyle istihbarat paylaşımı yaparken bu tür skandalların ittifak içi güveni sarsmamasına dikkat etmeli.