Fas Kralı VI. Muhammed, 10 Eylül 2021'de yapılan genel seçimlerin ardından Fatima Zahra Mansouri'yi başbakan olarak atadı. Bu atama, ülkenin ilk kadın hükümet başkanı olması nedeniyle hem ulusal hem de uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Mansouri, 47 yaşında ve Ulusal Bağımsızlar Birliği (RNI) partisinin genel başkanı. Peki bu atama, Fas'ın kadın hakları konusundaki samimiyetinin bir göstergesi mi, yoksa uluslararası arenada olumlu bir imaj çizmek için sembolik bir adım mı?
Gelişmenin Arka Planı
Fas, 2011 yılında Arap Baharı protestolarının ardından kapsamlı bir anayasa reformu gerçekleştirdi. Yeni anayasa, kadın-erkek eşitliğini garanti altına alan maddeler içeriyor ve hükümete kadın temsiliyetini artırma görevi veriyor. 2021 seçimlerinde kadın adayların sayısı önemli ölçüde arttı ve parlamentoda 81 kadın milletvekili yer aldı; bu, toplam sandalyelerin yaklaşık %24'üne denk geliyor. Ancak buna rağmen kadınların karar alma mekanizmalarındaki varlığı hâlâ sınırlı.
Fatima Zahra Mansouri, siyasi kariyerine 2000'li yılların başında başladı. 2009-2012 yılları arasında Ulusal Bağımsızlar Birliği'nin gençlik kollarında görev aldı, ardından partinin çeşitli kademelerinde yükseldi. 2015'te partisinin genel başkan yardımcısı oldu ve 2021'de genel başkanlığa seçildi. Mansouri, aynı zamanda Fas'ın ilk kadın parti lideri olma unvanını da taşıyor. Seçim kampanyasında ekonomik kalkınma, genç istihdamı ve kadın hakları konularına vurgu yaptı.
Ancak Mansouri'nin atanması, Fas'taki güç dengeleri açısından dikkatle okunmalı. Kral VI. Muhammed, anayasal olarak başbakanı atama yetkisine sahip olsa da, genellikle seçimlerden birinci çıkan partinin liderini bu göreve getiriyor. RNI, 2021 seçimlerinde 102 sandalye kazanarak birinci parti oldu ve Mansouri'nin atanması bu geleneğe uygun. Dolayısıyla atama, kralın inisiyatifinden çok seçim sonuçlarının doğal bir yansıması olarak da görülebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Fas'ın ilk kadın başbakanının atanması, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesi için önemli bir emsal teşkil ediyor. Bölgede kadın liderler nadir görülüyor; Tunus'ta 2021'de Necila Buden Romdan başbakan olarak atanmıştı ancak bu atama daha çok cumhurbaşkanının yetkilerini genişletmesi bağlamında tartışılmıştı. Fas örneği ise parlamenter seçimler sonucunda bir kadının hükümeti kurmakla görevlendirilmesi açısından farklı bir nitelik taşıyor.
Uluslararası alanda Fas, kadın hakları konusunda son yıllarda bazı reformlara imza attı. 2018'de kadına yönelik şiddeti suç sayan bir yasa kabul edildi, 2019'da miras hukukunda kadınlar lehine düzenlemeler yapıldı. Ancak uygulamada hâlâ ciddi sorunlar yaşanıyor. Dünya Ekonomik Forumu'nun 2022 Küresel Cinsiyet Uçurumu raporunda Fas, 146 ülke arasında 136. sırada yer aldı. Kadınların işgücüne katılım oranı %20'nin altında ve okuma yazma bilmeyen kadın sayısı erkeklere kıyasla iki kat daha fazla.
Mansouri'nin başbakanlığı, Fas'ın Batı ile ilişkilerinde de bir yumuşama aracı olarak kullanılabilir. Özellikle Fransa ve İspanya gibi Avrupa ülkeleriyle yaşanan gerilimlerde, kadın lider imajı Fas'ın demokratikleşme çabalarını göstermek için bir vitrin işlevi görebilir. Ancak gerçek reformların hayata geçmesi için yargı bağımsızlığı, ifade özgürlüğü ve sivil toplum alanlarında da ilerleme kaydedilmesi gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fas, Türkiye'nin Afrika'daki önemli ortaklarından biri. İki ülke arasında serbest ticaret anlaşması bulunuyor ve karşılıklı yatırımlar artıyor. Mansouri'nin başbakanlığı, Türkiye ile Fas arasındaki ekonomik işbirliğini güçlendirebilir; zira kendisi iş dünyasına yakın bir isim olarak biliniyor. Ayrıca Türkiye, bölgede kadın liderliğini destekleyen bir aktör olarak bu gelişmeyi olumlu karşılayabilir. Ancak Fas'ın Batı Sahra politikası ve İsrail ile normalleşme adımları, Türkiye'nin bölgesel dengeler açısından dikkatle izlediği konular arasında. Yeni hükümetin bu konulardaki tutumu, ikili ilişkilerin seyrini belirleyecek.