Fas Kralı VI. Muhammed, 50 yaşındaki avukat Fatima Ezzahra El Mansouri'yi ülkenin yeni başbakanı olarak atadı. Bu atama, Mansouri'yi Fas tarihinde bu göreve gelen ilk kadın yaparken, aynı zamanda 17 yıl önce Marakeş'in ilk kadın belediye başkanı olarak da bir ilke imza atan deneyimli siyasetçi için bir başka önemli kilometre taşı oldu. Mansouri, 2021 genel seçimlerinin ardından hükümeti kurmakla görevlendirildi ve şimdi ülkenin yönetimini devralmaya hazırlanıyor.
Marakeş'ten Başbakanlığa Uzanan Yol
Fatima Ezzahra El Mansouri, 1974 yılında Marakeş'te doğdu. Hukuk eğitimi aldı ve avukat olarak kariyerine başladı. 2007 yılında Marakeş Belediye Başkanı seçilerek Fas'ın büyük şehirlerinden birinde bu göreve gelen ilk kadın oldu. Bu görevde 2015 yılına kadar hizmet etti ve şehrin altyapısı, çevre düzenlemeleri ve sosyal hizmetler alanında önemli projelere imza attı.
Mansouri, siyasi kariyerine 2009-2015 yılları arasında Ulusal Bağımsızlar Birliği (RNI) partisinde devam etti. 2015'te Marakeş Belediye Başkanlığı görevini tamamladıktan sonra, 2016'da Turizm Bakanı olarak atandı. Bu görevde Fas'ın turizm sektörünü canlandırmak için çeşitli reformlar gerçekleştirdi. 2021 seçimlerinde RNI'nin lideri olarak büyük bir başarı elde etti ve partisi 395 sandalyeli Temsilciler Meclisi'nde 102 sandalye kazanarak birinci parti oldu.
Mansouri, ılımlı İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi (PJD) ile koalisyon kurarak hükümeti oluşturdu. Bu koalisyon, Fas'ın siyasi tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Mansouri'nin başbakan olarak atanması, Kral VI. Muhammed'in talimatıyla gerçekleşti ve anayasal olarak hükümeti kurma görevi verildi.
Fas'ın Siyasi ve Sosyal Dönüşümü
Mansouri'nin başbakanlığı, Fas'ta kadınların siyasi temsili açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. 2011 anayasası ile kadınlara siyasi alanda daha fazla hak tanınsa da, üst düzey yöneticilik pozisyonlarında kadın temsili hâlâ sınırlıydı. Mansouri'nin bu göreve gelmesi, Kuzey Afrika ve Orta Doğu bölgesinde kadın liderliği açısından da bir ilk olma özelliği taşıyor.
Fas, son yıllarda ekonomik ve sosyal reformlarla gündemde. Ülke, 2030 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor ve bu süreçte altyapı yatırımları hız kazanmış durumda. Mansouri'nin turizm ve ekonomik kalkınma konusundaki deneyimi, bu hedeflere ulaşmada önemli bir avantaj sağlayabilir. Ancak ülke aynı zamanda genç işsizlik, gelir eşitsizliği ve pandemi sonrası ekonomik toparlanma gibi zorluklarla da karşı karşıya.
Mansouri'nin liderliğindeki hükümetin öncelikleri arasında ekonomik büyümeyi canlandırmak, sosyal adaleti güçlendirmek ve yolsuzlukla mücadele yer alıyor. Ayrıca, Fas'ın Batı Sahra meselesi ve bölgesel istikrar gibi dış politika konularında da dengeyi koruması gerekecek.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Mansouri'nin başbakanlığı, sadece Fas için değil, tüm Kuzey Afrika ve Orta Doğu bölgesi için sembolik bir önem taşıyor. Bölgede kadın liderlerin sayısı oldukça az; Tunus'ta 2021'de Necila Buden Romdan geçici başbakan olarak atanmıştı ancak bu görev kalıcı olmadı. Mansouri'nin seçilmiş bir hükümetin başına geçmesi, bölgedeki kadınların siyasi katılımı açısından umut verici bir gelişme olarak yorumlanıyor.
Fas, Batı ile ilişkilerini dengede tutmaya çalışan bir ülke. ABD, AB ve Arap dünyası ile iyi ilişkiler sürdürüyor. Mansouri'nin başbakanlığı döneminde Fas'ın dış politikasında önemli bir değişiklik beklenmiyor; ancak kadın liderliğinin getirdiği yeni perspektif, özellikle sosyal politikalar ve insan hakları alanında olumlu yansımalar yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye ile Fas arasındaki ilişkiler, tarihsel ve kültürel bağların yanı sıra ekonomik iş birliğiyle de güçlü. İki ülke arasında serbest ticaret anlaşması bulunuyor ve karşılıklı yatırımlar artıyor. Mansouri'nin başbakanlığı, Türkiye için Fas'la olan ekonomik ve diplomatik ilişkilerin devamlılığı açısından bir fırsat olabilir. Ayrıca, kadın liderliğinin bölgede yaygınlaşması, Türkiye'nin kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki bölgesel iş birliklerini de olumlu etkileyebilir. Fas'ın istikrarı, Akdeniz ve Kuzey Afrika'da Türkiye'nin güvenlik ve ticaret çıkarları için de önemli.