Uluslararası ilişkiler uzmanı Dalia Fahmy, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile yürüttüğü müzakerelerin yalnızca Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını değil, tüm Ortadoğu'nun jeopolitik haritasını yeniden çizmeyi hedeflediğini belirtti. Fahmy, 'Trump, İran'ı masaya çekerek Yemen'den Suriye'ye kadar bölgesel bir yeniden yapılanma tetikliyor' ifadelerini kullandı. Bu kapsamlı değişim arayışı, Avrupalı müttefiklerin şüpheci yaklaşımına ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ilişkilerde gerginliğe yol açıyor.
Anlaşmanın Arka Planı ve Avrupa'nın Tereddüdü
Trump yönetimi, İran'ın nükleer faaliyetlerini kısıtlama ve petrol ihracatını yeniden düzenleme karşılığında yaptırımları hafifletmeyi öngören bir anlaşma için bastırıyor. Özellikle 19 Haziran'a kadar Hürmüz Boğazı'nın yeniden uluslararası deniz trafiğine açılması hedefleniyor. Ancak Avrupalı liderler, geçmiş deneyimlerden ders çıkardıklarını ve anlaşmanın sürdürülebilirliğine şüpheyle yaklaştıklarını ifade ediyor. Fransa ve Almanya, Tahran'ın nükleer silah kapasitesini tamamen durdurma taahhüdü olmadan anlaşmanın kırılgan kalacağını savunuyor. Ayrıca Avrupa, anlaşmanın bölgedeki Şii milis gruplarına etkisini de endişeyle izliyor.
Netanyahu ile Gerilim ve Bölgesel Boyut
Anlaşma, Trump'ın yakın müttefiki Netanyahu ile ilişkisinde ilk ciddi çatlağa neden olabilir. İsrail, İran'ın nükleer bir anlaşma ile 'meşrulaştırılmasına' ve bölgesel nüfuzunun artmasına karşı çıkıyor. Netanyahu, 'İran'ın nükleer programı sadece kapatılmalı, hiçbir anlaşma bu tehlikeyi ortadan kaldırmaz' uyarısında bulundu. Öte yandan Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri, anlaşmanın İran'ın Yemen'deki Husilere desteğini azaltıp azaltmayacağını sorguluyor. Fahmy'ye göre Trump, bu anlaşma ile hem Amerika'nın Ortadoğu'daki askeri yükünü azaltmayı hem de Çin ve Rusya'nın bölgesel nüfuzunu dengelemeyi planlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile derin enerji bağları ve komşuluk ilişkisi nedeniyle bu gelişmelerden doğrudan etkileniyor. Hürmüz Boğazı'nın açık kalması, Türkiye'nin enerji ithalat fiyatlarını doğrudan etkilerken, İran'la olası bir yumuşama Ankara'nın bölgesel politikalarında yeni bir denklemi zorunlu kılıyor. Özellikle Suriye ve Irak'ta İran destekli grupların pozisyonu, Türkiye'nin güvenlik endişelerini artırabilir. Ayrıca ABD-İsrail hattındaki bu gerilim, Türkiye'nin Filistin politikası ve Doğu Akdeniz'deki enerji stratejileri için de yeni değerlendirmeleri beraberinde getiriyor.