İngiltere'de yasal olarak ikamet eden Nidia Webb, ülkenin Brexit sonrası dijital göç sistemi eVisa'nın kendisini ikiz kardeşiyle karıştırması sonucu İspanya'nın bir havaalanında uçağa alınmayarak mahsur kaldı. Birleşik Krallık İçişleri Bakanlığı'nın (Home Office) dijitalleştirilmiş göçmenlik sürecindeki ‘bilinen bir sorun' olarak nitelendirdiği bu hata, göçmenlerin haklarını etkileyen sistemin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Gelişmenin Arka Planı
Webb, Portekiz vatandaşı olup yaklaşık 20 yıldır İngiltere'de yaşıyor ve ülkede yasal yerleşim hakkına sahip. Ancak İspanya'daki tatilinden dönerken Madrid-Barajas Havalimanı'nda İngiltere'ye giriş yapmak için elektronik pasaport kontrolünden geçtiği sırada, sistemdeki kayıtların ikiz kız kardeşine ait olduğu ortaya çıktı. Havaalanı görevlileri, Webb'in pasaportundaki bilgilerin eVisa sistemindeki kayıtlarla uyuşmadığını fark edince onu uçağa almadı.
İngiliz göçmenlik sistemi, Brexit sonrasında AB vatandaşlarının ikamet haklarını belgelemek için kağıt belgeler yerine dijital eVisa sistemine geçmişti. Ancak bu sistem, özellikle çift kayıtlı veya benzer kimlik bilgilerine sahip kişilerde ciddi hatalara yol açabiliyor. Webb'in avukatları, konunun çözülmesi için İçişleri Bakanlığı'na başvurdu; ancak bürokratik süreç nedeniyle Webb günlerce İspanya'da beklemek zorunda kaldı.
İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, ‘bilinen bir sorun' olarak tanımlanan bu durumun, sistemin güncellenmesiyle çözüleceği belirtildi. Ancak Webb'in yaşadığı mağduriyet, İngiltere'nin göçmenlik politikalarını eleştiren sivil toplum kuruluşlarının da gündemine oturdu. Göçmen hakları örgütleri, dijital sistemlerin insan hayatını olumsuz etkileyebileceğini ve bu tür hataların sıklıkla yaşandığını ifade ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu olay, yalnızca İngiltere'nin göç sistemindeki bir aksaklık olarak görülmemeli. Brexit sonrası AB vatandaşlarının haklarının korunması, İngiltere-AB ilişkilerinin en hassas başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Özellikle İngiltere'de yaşayan milyonlarca AB vatandaşı, eVisa sistemindeki hatalar nedeniyle mağduriyet yaşayabilecekleri endişesi taşıyor. Avrupa Komisyonu, daha önce İngiltere'yi AB vatandaşlarının haklarını ihlal etmekle suçlamış ve bu konuda hukuki süreç başlatmıştı.
Küresel ölçekte ise dijital kimlik sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte benzer sorunların artabileceği öngörülüyor. Hükümetler, göç kontrolünü dijitalleştirirken veri güvenliği ve insan hatasını minimize etme konusunda daha dikkatli davranmak zorunda. Nitekim Avustralya, Kanada ve ABD gibi ülkelerde de benzer dijital göçmenlik sistemleri kullanılıyor; ancak bu sistemlerin henüz istenilen güvenilirlik düzeyine ulaşmadığı görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Avrupa Birliği ile vize serbestisi ve göçmen anlaşmaları müzakerelerinde benzer dijital kimlik sistemlerinin etkilerini yakından izliyor. Özellikle Türk vatandaşlarının Avrupa'da artan hareketliliği, bu tür sistemlerin aksaklıklarının Türk göçmenleri de doğrudan etkileyebileceğini gösteriyor. Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde vize kolaylığı ve göç yönetimi önemli bir başlık olmaya devam ederken, İngiltere'deki bu hata, dijital göç sistemlerinin henüz olgunlaşmadığını ve ülkelerin bu konuda daha şeffaf ve insan odaklı politikalar izlemesi gerektiğini ortaya koyuyor. Türkiye'nin kendi sınır yönetimi ve vize süreçlerinde de benzer dijital çözümler kullandığı düşünüldüğünde, bu olaydan çıkarılacak dersler bulunuyor.