ABD'de genç yetişkinlerin ebeveynleriyle yaşama oranı, Covid-19 kilitlenmelerindeki rekor seviyelere yaklaşıyor. Bloomberg'in haberine göre, bu durum ailelerin emeklilik birikimlerini ve günlük harcamalarını olumsuz etkiliyor. Yetişkin çocuğunu destekleyenlerin yarısı, bu durumun mali durumlarını etkilediğini belirtiyor.
Artan"Boomerang" Nesli
Pew Araştırma Merkezi verilerine göre, 18-29 yaş arası ABD'li gençlerin %57'si ebeveynleriyle yaşıyor. Bu oran, 1940'lardan bu yana en yüksek seviye. Ekonomik belirsizlikler ve yüksek konut maliyetleri, gençleri ailelerinin yanına dönmeye zorluyor. Ancak bu durum, ebeveynlerin emeklilik planlarını altüst ediyor.
Bloomberg'den Suzanne Woolley, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "Ebeveynler çocuklarına maddi destek sağlarken kendi birikimlerini tüketiyor. Bu, kuşaklar arası bir servet transferi gibi görünse de ebeveynlerin finansal güvenliğini tehdit ediyor" dedi. Özellikle yüksek öğrenim borcu ve artan yaşam maliyetleri, gençlerin bağımsız yaşam kurmasını zorlaştırıyor.
Küresel Yansımalar
Bu durum, sadece ABD'ye özgü değil. Türkiye dahil birçok ülkede benzer bir tablo gözleniyor. Küresel ekonomik yavaşlama ve işsizlik, gençleri ailelerine bağımlı kılıyor. Uzmanlar, bu eğilimin emeklilik sistemleri üzerinde uzun vadeli etkileri olacağını belirtiyor. Ailelerin tasarruf oranlarının düşmesi, ekonomik büyümeyi de olumsuz etkileyebilir.
Türkiye'de ise TÜİK verilerine göre, 25-29 yaş arası gençlerin %31,7'si ailesiyle yaşıyor. Bu oran, ekonomik kriz dönemlerinde artış gösteriyor. Konut fiyatlarındaki yükseliş ve kiralardaki artış, gençleri bağımsız yaşamdan uzaklaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'de de benzer bir tablonun habercisi olabilir. Türkiye'de genç işsizliği ve konut sorunu, kuşaklar arası dayanışmayı artırıyor. Ancak bu durum, ailelerin birikimlerini tüketerek gelecekteki refahlarını riske atabilir. Türkiye'nin genç nüfusunu üretken istihdama kazandırması, bu sorunu hafifletebilir. Aksi takdirde, emeklilik sistemleri üzerindeki baskı artacak ve sosyal güvenlik açıkları büyüyebilir. Bu nedenle, gençlere yönelik istihdam ve barınma politikaları öncelik kazanmalıdır.