Son beş yıl içinde konut sahibi olanlar, yüksek mortgage ödemeleri, kat mülkiyeti sorunları, konum tercihlerindeki hatalar ve zorlu satış piyasası nedeniyle giderek artan bir pişmanlık duyuyor. Bu durum, özellikle pandemi sonrası yükselen faiz oranları ve konut fiyatlarıyla birleşince, birçok alıcıyı mali açıdan zor durumda bırakıyor. Uzmanlar, bu eğilimin küresel çapta yaygınlaştığını ve özellikle genç alıcıları etkilediğini belirtiyor.
Artan Mali Yük ve Satış Güçlükleri
İngiltere'de yapılan bir araştırmaya göre, 2019'dan bu yana ev satın alanların yüzde 40'ı, mevcut piyasa koşullarında keşke beklemiş olsaydık diyor. Yüksek enflasyon ve ardı ardına gelen faiz artışları, değişken faizli mortgage kullananları özellikle vurdu. Örneğin, 2021'de 200.000 sterlinlik bir ev için aylık ödeme 800 sterlin iken, bu rakam 2024'te 1.500 sterline fırladı.
Leasehold (kiralık arazi üzerinde mülkiyet) sorunları da cabası. Birçok alıcı, beklenmedik bakım ücretleri ve artan kira bedelleriyle karşı karşıya. Ayrıca pandemi sırasında tercih edilen banliyöler, işe dönüşle birlikte cazibesini kaybetti. Evini satmak isteyenler ise alıcı bulmakta zorlanıyor; piyasada arz fazlası ve talep düşüklüğü yaşanıyor.
Küresel Boyut ve Benzer Eğilimler
Bu durum yalnızca İngiltere'ye özgü değil. ABD'de de mortgage faizlerinin yüzde 7'nin üzerine çıkması, ev alıcılarını benzer bir pişmanlığa sürüklüyor. Avustralya ve Kanada gibi ülkelerde de konut fiyatlarındaki düşüş, yeni alıcıları negatif öz sermaye riskiyle karşı karşıya bırakıyor. Küresel çapta merkez bankalarının faiz artırımları, konut kredilerini pahalı hale getirirken, kiralık piyasada da talep yoğunluğu sürüyor.
Ekonomistler, bu durumun özellikle düşük gelirli haneleri ve gençleri etkilediğini vurguluyor. Konut sahibi olma hayali, birçokları için mali bir kabusa dönüşüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer bir eğilim gözleniyor. Yüksek enflasyon ve faiz oranları, konut kredilerini neredeyse ulaşılmaz kılıyor. İnşaat maliyetlerindeki artış ve deprem riski, konut piyasasını daha da karmaşık hale getiriyor. Türkiye'de son beş yılda ev alanlar, artan taksitler ve düşen satış fiyatları nedeniyle pişmanlık yaşayabilir. Özellikle döviz kuru dalgalanmaları, konut kredisi faizlerini etkiliyor. Bu durum, Türkiye'de konut piyasasının kırılganlığını artırırken, kira artışları da kiracıları zorluyor. Küresel faiz artışları ve likidite sıkışıklığı, Türkiye'deki konut balonunun sönme riskini beraberinde getiriyor.