Etiyopya'da altı isyancı grup, Başbakan Abiy Ahmed'i diktatörlükle suçlayarak ortak bir koalisyon kurduklarını açıkladı. Ülkenin çeşitli bölgelerinde faaliyet gösteren grupların bir araya gelmesi, 2020'de başlayan ve yüz binlerce kişinin ölümüne yol açan iç savaşın ardından hükümete yönelik yeni bir tehdit olarak değerlendiriliyor. Koalisyon, henüz ismini açıklamadı ancak amacının Abiy yönetimini devirmek olduğunu belirtti.
İsyancı Gruplar ve Talepleri
Koalisyona katılan gruplar arasında Oromo Kurtuluş Ordusu (OLA), Tigray Savunma Kuvvetleri (TDF) kalıntıları, Amhara milisleri ve diğer küçük silahlı örgütler bulunuyor. Gruplar, Abiy Ahmed'in iktidarı merkezileştirdiğini, muhalefeti bastırdığını ve etnik gruplara yönelik ayrımcı politikalar izlediğini öne sürüyor. Ortak açıklamada, "Abiy rejimi, ülkeyi baskıcı bir diktatörlüğe dönüştürdü. Tüm Etiyopyalıların hak ve özgürlüklerini korumak için birleştik" ifadeleri yer aldı.
Koalisyonun kurulması, 2022'de Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) ile hükümet arasında imzalanan Pretoria Anlaşması'nın ardından gelen kırılgan barış döneminde gerçekleşti. Anlaşma, Tigray'daki çatışmaları sona erdirmiş olsa da, Oromo ve Amhara bölgelerinde şiddet olayları devam ediyor. İsyancı gruplar, merkezi hükümetin barış anlaşmalarını uygulamadığını ve siyasi diyalogu reddettiğini belirtiyor.
Uzmanlar, koalisyonun askeri kapasitesinin sınırlı olduğunu, ancak siyasi olarak hükümet üzerinde baskı oluşturabileceğini değerlendiriyor. Etiyopya hükümeti henüz koalisyonla ilgili resmi bir açıklama yapmadı. Başbakan Abiy Ahmed, daha önce yaptığı konuşmalarda isyancı grupları "terörist" olarak nitelendirmiş ve diyalog kapısının kapalı olduğunu söylemişti.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Etiyopya, Afrika Boynuzu'nun en stratejik ülkelerinden biri. Kızıldeniz'e yakınlığı, Nil Nehri üzerindeki konumu ve Afrika Birliği'nin merkezi olması nedeniyle bölgesel istikrar için kritik öneme sahip. İç savaş sırasında Eritre, Sudan ve Somali gibi komşu ülkeler de çatışmaya müdahil olmuştu. Yeni koalisyon, özellikle Mısır ve Sudan'ın Rönesans Barajı konusundaki anlaşmazlıklarında dengeleri değiştirebilir.
ABD ve Avrupa Birliği, Etiyopya'daki insan hakları ihlalleri nedeniyle Abiy yönetimine yaptırım uygulamıştı. Koalisyonun kurulması, Batılı ülkelerin muhalefete desteğini artırabilir. Ancak Batı, istikrarsızlığın daha da kötüleşmesinden endişe ediyor. Çin ve Rusya ise Abiy hükümetine silah ve ekonomik destek sağlamaya devam ediyor. Bu durum, Etiyopya'yı büyük güçler arasında bir rekabet alanı haline getiriyor.
Birleşmiş Milletler, taraflara itidal çağrısında bulundu ve insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için çağrı yaptı. Etiyopya'da 20 milyondan fazla kişi insani yardıma muhtaç durumda. Koalisyonun saldırıları, yardım koridorlarını tehlikeye atabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Etiyopya ile son yıllarda stratejik ortaklığını güçlendirdi. 2021'de imzalanan askeri işbirliği anlaşması ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı'nın (TİKA) kalkınma projeleri, Ankara'nın Addis Ababa nezdindeki etkisini artırdı. Etiyopya'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki yatırımlarını ve Kızıldeniz'e erişim stratejisini riske atabilir. Ayrıca, iç savaşın yeniden alevlenmesi, bölgesel göç dalgalarını tetikleyerek Türkiye'ye yönelik göç baskısını artırabilir. Türkiye, taraflar arasında diyalog çağrısı yaparak barışçıl çözümü desteklemeli ve insani yardım faaliyetlerine katkı sağlamalıdır.