Etiyopya hükümet güçleri, Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'nin (TPLF) geri çekilmesinin ardından Tigray bölgesinin başkenti Mekelle'yi ele geçirdi. Federal birlikler ve müttefik güçler, bölgesel havalimanını ele geçirdikten sonra kentin kontrolünü sağladı. Başbakan Abiy Ahmed, askeri operasyonun tamamlandığını duyurdu.
Çatışmanın Arka Planı ve Gelişmeler
Kasım 2020 başında Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, Tigray bölgesel yönetimine karşı askeri bir operasyon başlattı. Hükümet, TPLF'nin federal orduya saldırdığını ve bölgesel seçimleri yasadışı düzenlediğini öne sürdü. TPLF ise merkezi hükümetin Tigray'ın özerkliğini gasp ettiğini savundu. Çatışmalar kısa sürede tırmandı ve yüzlerce kişi hayatını kaybetti, on binlerce kişi komşu Sudan'a kaçtı.
Hükümet güçleri, geçtiğimiz haftalarda Tigray'ın batı ve güney bölgelerinde ilerleyerek stratejik noktaları ele geçirdi. Mekelle'ye yönelik operasyon, bölgesel havalimanının kontrol altına alınmasıyla hız kazandı. Başkentteki çatışmalar sırasında elektrik ve iletişim hatları kesildi. TPLF liderleri, sivil kayıpları önlemek amacıyla geri çekildiklerini açıkladı. Etiyopya hükümeti ise operasyonun "son aşamaya" geldiğini bildirdi.
Başbakan Abiy Ahmed, Mekelle'nin ele geçirilmesinin ardından yaptığı açıklamada, "Tigray'da hukukun üstünlüğü yeniden tesis edilecek" dedi. Hükümet, TPLF liderleri hakkında tutuklama emri çıkardı. Bölgede insani durumun kötüleştiği ve yardım kuruluşlarının erişimde zorluk yaşadığı belirtiliyor. BM, çatışmaların başlangıcından bu yana 40 binden fazla kişinin Sudan'a sığındığını raporladı.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Etiyopya, Afrika Boynuzu'nun en istikrarsız bölgelerinden birinde yer alıyor. Tigray çatışması, ülkenin federal yapısını ve etnik dengelerini derinden etkiledi. Komşu Eritre, Sudan ve Cibuti, gelişmeleri yakından takip ediyor. Eritre, çatışmalara askeri destek verdiği iddialarını reddetse de bölgesel aktörlerin müdahalesi endişe yaratıyor.
Uluslararası toplum, çatışmanın sona ermesi için çağrıda bulundu. ABD, AB ve BM, taraflara itidal çağrısı yaparak sivil kayıpların önlenmesini istedi. İnsan hakları örgütleri, olası savaş suçlarına dair soruşturma başlatılmasını talep ediyor. Etiyopya hükümeti, operasyonun hedeflerinin TPLF liderleriyle sınırlı olduğunu savunuyor.
Mekelle'nin düşmesi, TPLF'nin bölgedeki siyasi ve askeri gücünü önemli ölçüde zayıflattı. Ancak TPLF'nin gerilla taktiklerine yönelebileceği ve çatışmaların uzayabileceği belirtiliyor. Etiyopya ordusunun bölgede kalıcı bir kontrol sağlaması, etnik ve siyasi dinamikler nedeniyle zor görünüyor. Ülke genelinde barış ve istikrarın tesisi için kapsamlı bir siyasi diyalog ihtiyacı devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Etiyopya, Türkiye'nin Afrika açılımında stratejik bir ortak olarak öne çıkıyor. İkili ticaret hacmi son yıllarda artış gösterdi ve Türk müteahhitlik firmaları ülkede önemli projeler üstlendi. Tigray'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik çıkarlarını ve yatırımlarını riske atabilir. Ayrıca, Afrika Boynuzu'ndaki güvenlik sorunları, Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı üzerinden yürütülen deniz ticareti için tehdit oluşturuyor. Türkiye, çatışmanın diplomatik yollarla çözülmesini ve bölgesel istikrarın korunmasını desteklemeli. İnsani yardım koridorlarının açılması ve sivil halkın korunması, Türkiye'nin insani diplomasi öncelikleri arasında yer almalı. Uzun vadede, Etiyopya'daki siyasi krizin çözümü, Türkiye'nin Afrika'daki etkinliğini sürdürebilmesi için kritik önem taşıyor.