Etiyopya'da daha önce birbirleriyle savaşan silahlı gruplar, hükümete karşı ortak bir ittifak kurduklarını duyurdu. Eski düşmanlar, ülkedeki çatışmanın yayılmasına ilişkin artan endişeler nedeniyle anlaşmazlıkları çözeceklerini belirtti. Bu gelişme, Başbakan Abiy Ahmed yönetimine karşı birleşik bir cephe oluşturma çabası olarak yorumlanıyor.
İttifakın Arka Planı ve Katılımcılar
İttifakın duyurusu, Etiyopya'nın kuzeyindeki Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) ile Oromo Kurtuluş Ordusu (OLA) ve diğer muhalif gruplar arasında yapılan görüşmelerin ardından geldi. Bu gruplar, yıllardır hükümete karşı ayrı ayrı mücadele ediyordu. Ancak son dönemde Tigray savaşının diğer bölgelere sıçraması ve insani krizin derinleşmesi, ortak hareket etme ihtiyacını doğurdu.
TPLF, 2020 Kasım'ında başlayan Tigray savaşının tarafıydı. OLA ise Oromia bölgesinde hükümete karşı silahlı mücadele yürütüyor. Her iki grup da merkezi hükümeti baskıcı yönetim ve etnik ayrımcılıkla suçluyor. İttifak, "Etiyopya Birleşik Devrimci Güçleri" adı altında faaliyet gösterecek.
Grup sözcüleri, "Artık ortak düşmana karşı birleşme zamanı" açıklamasını yaptı. Ayrıca, askeri operasyonların koordineli yürütüleceği ve siyasi hedeflerin ortak belirleneceği ifade edildi. İttifakın ana hedefi, Abiy Ahmed hükümetini devirerek geçiş hükümeti kurmak.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Etiyopya'daki çatışma, Afrika Boynuzu'nda istikrarsızlığı artırıyor. Birleşmiş Milletler, ülkedeki insani durumun giderek kötüleştiğini ve milyonlarca kişinin yardıma muhtaç olduğunu bildiriyor. Tigray'da yaşananlar soykırım iddialarını gündeme getirdi; uluslararası toplumdan tepkiler çığ gibi.
ABD ve Avrupa Birliği, çatışmanın sona ermesi için diplomatik girişimlerde bulunuyor. Ancak taraflar arasındaki güvensizlik ve derin etnik ayrılıklar çözümü zorlaştırıyor. İttifakın kurulması, barış görüşmelerini daha da karmaşık hale getirebilir. Hükümet, ittifakı "terörist grupların bir araya gelmesi" olarak nitelendirdi ve mücadeleye devam edeceğini açıkladı.
Uzmanlar, ittifakın askeri kapasitesinin sınırlı olduğunu ancak siyasi meşruiyet kazanma açısından önemli olduğunu belirtiyor. Etiyopya ordusu, son yıllarda modern silahlarla donatıldı ve büyük bir güce sahip. Yine de çok cepheli bir savaş, hükümeti zorlayabilir. Ülkedeki dokuz etnik bölgede istikrarsızlık artıyor; Amhara ve Afar bölgelerinde de çatışmalar şiddetlendi.
Çatışmanın bölgesel yansımaları da endişe verici. Eritre, Tigray savaşına hükümet yanında müdahil oldu; Sudan ve Güney Sudan ise mülteci akınlarıyla karşı karşıya. Kızıl Deniz ticaret yolları ve stratejik konum, Etiyopya'yı küresel güçler için önemli kılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Etiyopya ile Afrika açılımı kapsamında güçlü ekonomik ve diplomatik ilişkiler geliştirdi. Türk müteahhitlik firmaları ülkede altyapı projeleri yürütüyor; THY, Addis Ababa'ya düzenli uçuşlar gerçekleştiriyor. Çatışmanın yayılması, Türk yatırımlarını ve bölgedeki insani yardım operasyonlarını riske atabilir. Ayrıca, istikrarsızlık Afrika Boynuzu'nda yeni bir mülteci krizi yaratabilir ve Kızıl Deniz'deki ticaret güvenliğini tehdit edebilir. Türkiye'nin arabuluculuk girişimleri şimdiye kadar sınırlı kaldı; ancak taraflarla diyalog kanallarını açık tutması, olası bir barış sürecinde etkili olabilir.