Etiyopya ordusunun, Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) güçlerinden stratejik Sekota kasabasını geri aldığı bildirildi. Sekota, Amhara bölgesinin kuzeyinde yer alıyor ve Tigray ile Amhara arasındaki geçiş güzergahında kritik bir konumda bulunuyor. Çatışmaların ülkenin kuzeyine yayılmasıyla birlikte bölgede insani kriz derinleşiyor.
Çatışmanın Arka Planı ve Sekota'nın Önemi
Kasım 2020'de Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed'in Tigray bölgesine yönelik askeri operasyon başlatmasıyla başlayan çatışmalar, kısa sürede ülke geneline yayıldı. Tigray Savunma Güçleri (TDF) olarak da bilinen Tigrayan kuvvetleri, Temmuz 2021'de büyük bir karşı taarruz başlatarak Amhara ve Afar bölgelerine doğru ilerledi. Sekota, bu ilerleyiş sırasında Tigrayan güçlerinin kontrolüne geçmişti. Kasabanın geri alınması, Etiyopya ordusunun kuzeyde yeniden inisiyatif kazandığını gösteriyor.
Sekota, yaklaşık 50 bin nüfuslu bir kasaba olup, Amhara bölgesinin Wag Hemra bölgesinin idari merkezi. Stratejik önemi, Tigray'ın güneybatısı ile Amhara'nın kuzeyi arasındaki bağlantıyı sağlamasından kaynaklanıyor. Ayrıca kasaba, Tigrayan güçlerinin güneye doğru ilerlemesini engelleyen doğal bir savunma hattı üzerinde bulunuyor. Etiyopya hükümeti, Sekota'nın geri alınmasını "büyük bir zafer" olarak nitelendirirken, Tigrayan yetkililer henüz konuya ilişkin resmi bir açıklama yapmadı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Etiyopya'daki çatışma, sadece ülke içi bir mesele olmaktan çıkıp bölgesel bir krize dönüşmüş durumda. Eritre, çatışmanın başlangıcından bu yana Etiyopya ordusunu desteklemekle suçlanıyor. Tigrayan güçleri, Eritre askerlerinin savaşa doğrudan müdahil olduğunu iddia ediyor. Öte yandan Sudan, Tigray'dan kaçan on binlerce mülteciye ev sahipliği yapıyor. Bölgesel istikrarsızlık, Afrika Boynuzu'nda güvenlik endişelerini artırıyor.
Uluslararası toplum, çatışmanın sona ermesi için çağrılarını sürdürüyor. ABD, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, taraflara ateşkes çağrısı yaparken, insani yardımların engellendiğine dair raporlar endişe yaratıyor. BM İnsan Hakları Konseyi, Tigray'da insan hakları ihlallerinin araştırılması için bir komisyon görevlendirdi. Etiyopya hükümeti ise uluslararası müdahaleyi reddederek, meselenin iç mesele olduğunu savunuyor.
Çatışmanın ekonomik etkileri de giderek büyüyor. Etiyopya'nın kuzeyindeki ticaret yolları kesintiye uğramış, gıda ve yakıt sıkıntısı baş göstermiş durumda. Ülke genelinde enflasyon yükselirken, yabancı yatırımcıların güveni sarsılıyor. Dünya Bankası ve IMF, Etiyopya'ya yönelik ekonomik desteklerini gözden geçiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Etiyopya'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin Afrika Boynuzu politikası açısından önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda Etiyopya ile ekonomik ve diplomatik ilişkilerini güçlendirmiş, özellikle inşaat, enerji ve tarım alanlarında yatırımlar yapmıştı. Çatışmanın uzaması, bu yatırımların güvenliğini riske atarken, bölgesel istikrarsızlık Türkiye'nin Afrika açılımına zarar verebilir. Ayrıca Etiyopya, Türkiye'nin Afrika'daki stratejik ortaklarından biri konumunda. Türkiye'nin, taraflar arasında arabuluculuk yaparak bölgesel barışa katkı sağlaması ve yatırımlarını koruması bekleniyor. Kızıldeniz'e komşu olan Etiyopya'daki gelişmeler, Türkiye'nin deniz ticaret yolları güvenliği açısından da yakından takip edilmeli.