Etiyopya hükümet güçleri, kuzeydeki Tigray bölgesinin başkenti Mekelle'de bulunan havalimanını Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) isyancılarından geri aldı. Yerel kaynaklara göre isyancıların kentten ayrıldığı gözlendi. Böylece federal hükümet, stratejik öneme sahip havalimanı üzerinde kontrolü yeniden sağladı.
Çatışmanın Arka Planı ve Son Gelişmeler
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, Kasım 2020'de Tigray bölgesine askeri operasyon başlattığını duyurmuştu. Operasyonun gerekçesi, TPLF'nin federal otoriteye meydan okuması ve bölgede yasadışı seçimler düzenlemesiydi. Ancak çatışmalar kısa sürede tüm ülkeye yayıldı ve insani krize dönüştü.
Havalimanının geri alınması, hükümet güçlerinin Tigray üzerindeki kontrolünü yeniden tesis etme çabasının bir parçası. Mekelle, bölgenin en büyük kenti ve idari merkezi konumunda. Havalimanı ise askeri ve insani yardım sevkiyatı için kritik bir nokta.
TPLF güçleri, geçtiğimiz haftalarda Mekelle dahil birçok kasabayı ele geçirmişti. Hükümet yanlısı kaynaklar, isyancıların son günlerde kentten çekildiğini doğruladı. Ancak bağımsız doğrulama henüz mümkün değil; bölgedeki iletişim hatları büyük ölçüde kesik.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Etiyopya'daki iç savaş, Afrika Boynuzu'nda istikrarı tehdit ediyor. Eritre, Sudan ve Somali gibi komşu ülkeler çatışmadan doğrudan etkileniyor. Milyonlarca kişi yerinden edildi; insani yardım kuruluşları bölgeye erişimde zorluk yaşıyor.
Uluslararası toplum, taraflara ateşkes çağrısı yapıyor. ABD ve Avrupa Birliği, çatışmanın sona ermesi için diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Ancak şu ana kadar kalıcı bir çözüm sağlanamadı.
Havalimanının geri alınması, hükümetin askeri üstünlüğünü gösterse de savaşın seyri belirsizliğini koruyor. TPLF, gerilla taktikleriyle direnişini sürdürebilir. Uzmanlar, çatışmanın uzun sürebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Etiyopya ile tarihsel ve ekonomik bağlara sahip. İstanbul, Etiyopya Havayolları'nın önemli bir transit merkezi. Ayrıca Türk müteahhitlik firmaları ülkede altyapı projeleri yürütüyor. Çatışmanın uzaması, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik çıkarlarını ve insani yardım faaliyetlerini olumsuz etkileyebilir. Afrika Boynuzu'ndaki istikrarsızlık, Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı üzerinden yapılan ticaret için de risk oluşturuyor. Türkiye'nin barışçıl çözüm çağrılarına destek vermesi ve insani yardım koridorlarının açılması için diplomatik çaba göstermesi bekleniyor.