Etiyopya'da ana muhalif silahlı gruplar, Başbakan Abiy Ahmed hükümetini devirmek amacıyla bir araya gelerek ortak bir ittifak oluşturdu. Bu ittifak, ülkenin çeşitli bölgelerinde faaliyet gösteren silahlı grupların koordineli bir mücadele yürütmesini hedefliyor. İttifakın kurulması, Etiyopya'daki iç çatışmaların daha da derinleşebileceği ve ülke genelinde istikrarsızlığın artabileceği yönünde endişeleri beraberinde getirdi. Başkent Addis Ababa'da henüz resmi bir açıklama yapılmazken, uluslararası toplum gelişmeleri yakından takip ediyor.
İttifakın Arka Planı ve Katılımcılar
Oluşturulan ittifak, Etiyopya'nın farklı bölgelerinde etkinlik gösteren silahlı grupları bir araya getiriyor. Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) ve Oromo Kurtuluş Ordusu (OLA) gibi grupların yanı sıra, diğer muhalif yapıların da ittifaka katıldığı belirtiliyor. Bu gruplar, merkezi hükümetin otoriterleştiğini ve belirli etnik gruplara yönelik baskı uyguladığını iddia ediyor. İttifak, ortak askeri ve siyasi stratejiler geliştirerek Abiy Ahmed yönetimini sona erdirmeyi amaçlıyor.
Etiyopya'da 2020'de başlayan Tigray çatışması, yüz binlerce kişinin yerinden edilmesine ve geniş çaplı insani krize yol açtı. 2022'de Tigray ile federal hükümet arasında barış anlaşması imzalanmış olsa da, ülkenin diğer bölgelerinde (Amhara ve Oromia gibi) çatışmalar devam ediyor. Bu yeni ittifak, mevcut barış sürecini tehlikeye atabilir ve çatışmaların yeniden alevlenmesine neden olabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Etiyopya, Afrika Boynuzu'nda stratejik bir konuma sahip. Ülkedeki istikrarsızlık, komşu ülkeleri (Sudan, Güney Sudan, Somali, Eritre) doğrudan etkileyebilir. Özellikle Eritre, Tigray savaşında federal hükümeti desteklemişti; yeni ittifakın Eritre'ye yönelik tehdit oluşturması muhtemel. Ayrıca, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki güvenlik dengeleri açısından da riskler bulunuyor.
Uluslararası aktörlerin tutumu kritik. ABD, AB ve Çin, Etiyopya'da istikrarın korunmasını istiyor. Ancak ittifakın bazı unsurlarının dış destek aldığı iddiaları var. Batılı ülkeler, Abiy yönetimini insan hakları ihlalleri nedeniyle eleştirirken, Çin ve Rusya gibi ülkeler merkezi hükümetle ilişkilerini sürdürüyor. Bu ittifak, küresel güçler arasında Etiyopya üzerinden yeni bir rekabet alanı yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Etiyopya ile son yıllarda ekonomik ve siyasi ilişkilerini güçlendirdi. Türk şirketleri ülkede altyapı, enerji ve inşaat projelerinde aktif. Etiyopya'daki istikrarsızlık, Türk yatırımlarını ve bölgesel ticaret yollarını riske atabilir. Ayrıca, Afrika Boynuzu'ndaki güvenlik sorunları, Türkiye'nin Somali'deki askeri varlığını ve Kızıldeniz'deki deniz ticaret güvenliğini etkileyebilir. Türkiye'nin denge politikası izleyerek hem merkezi hükümetle hem de muhalif gruplarla diyalog kanallarını açık tutması, çıkarlarını koruması açısından önemli.
İttifakın başarı şansı düşük görünüyor; ancak uzun süreli bir iç savaş, Etiyopya'yı parçalanmaya götürebilir. Bu durum, Afrika Boynuzu'nda yeni bir mülteci krizi ve güç boşluğu yaratabilir. Türkiye'nin insani diplomasi ve arabuluculuk girişimlerinde aktif rol alması, hem bölgesel istikrara hem de kendi stratejik çıkarlarına hizmet edebilir.