İngiltere'de varlıklı bölgelerde yaşayan gençler arasında Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (ADHD) ve otizm nedeniyle engelli yardımı başvurularının son yıllarda en hızlı artış gösterdiği bildirildi. Uzmanlar, bu eğilimin zengin ailelerin özel sağlık hizmetlerine daha hızlı erişebilmesinden kaynaklandığını belirtiyor. Kişisel Bağımsızlık Ödemesi (PIP) adı verilen yardım için yapılan başvurulardaki artış, ülke genelinde dikkat çekici boyutlara ulaştı.
Gelişmenin Arka Planı
İngiltere'de engelli bireylere yönelik sosyal yardım sistemi, son yıllarda önemli değişiklikler geçirdi. Özellikle gençler arasında ruh sağlığı ve nörogelişimsel bozukluk tanılarının artması, sosyal güvenlik harcamalarını da beraberinde getirdi. PIP başvurularındaki artışın, pandemi sonrası dönemde ruh sağlığı hizmetlerine olan talebin yükselmesiyle paralellik gösterdiği ifade ediliyor.
Ancak dikkat çeken nokta, bu artışın ülkenin en yoksul bölgelerinde değil, en zengin bölgelerinde daha belirgin olması. Uzmanlar, bunun nedenini varlıklı ailelerin özel kliniklere başvurarak daha hızlı tanı alabilmesi ve bu tanıları resmi yardım başvurularına dönüştürebilmesi olarak açıklıyor. Öte yandan, düşük gelirli ailelerin kamu sağlık hizmetlerindeki uzun bekleme süreleri nedeniyle aynı süreci daha yavaş yürütebildiği belirtiliyor.
İngiltere hükümeti, son bütçe açıklamalarında sosyal yardım harcamalarını azaltmayı ve sistemi daha sürdürülebilir hale getirmeyi hedeflediğini duyurmuştu. Bu kapsamda PIP başvurularının daha sıkı denetlenmesi ve bazı durumlarda yardımların kesilmesi gündemde. Muhalefet ve sivil toplum kuruluşları ise bu politikaların engelli bireyleri mağdur edebileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'deki bu tartışma, aslında gelişmiş ülkelerin tamamında görülen bir eğilimin parçası. Pandemi sonrasında ruh sağlığı sorunlarına yönelik farkındalığın artması, birçok ülkede benzer yardım programlarına talebi yükseltti. ABD, Kanada, Avustralya gibi ülkelerde de nöroçeşitlilik tanıları ve buna bağlı sosyal yardımlar artış gösterdi.
Ancak İngiltere özelinde, sağlık sisteminin yarı özelleşmiş yapısı, eşitsizlikleri daha görünür kılıyor. Ulusal Sağlık Servisi (NHS) bünyesindeki uzun bekleme listeleri, özel sağlık sigortası olan aileleri avantajlı konuma getiriyor. Bu durum, sosyal yardımlara erişimde de adaletsizlik yaratıyor. Uzmanlar, sorunun sadece yardım miktarıyla değil, sağlık hizmetlerine erişimdeki yapısal eşitsizliklerle de ilgili olduğunu vurguluyor.
Önümüzdeki dönemde İngiliz hükümetinin atacağı adımlar, diğer ülkeler için de örnek teşkil edebilir. Sosyal yardım reformları, bir yandan mali disiplini sağlamayı hedeflerken, diğer yandan savunmasız grupların haklarını korumak arasında hassas bir denge gerektiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de son yıllarda otizm ve ADHD tanılarında artış olduğu gözlemleniyor. Ancak İngiltere'den farklı olarak, Türkiye'de özel sağlık hizmetlerine erişim daha sınırlı ve sosyal yardım sistemi farklı işliyor. Engelli bireylere yönelik destekler, genellikle aile gelirine bağlı olmaksızın sağlanıyor. İngiltere'deki tartışma, Türkiye için de sağlıkta fırsat eşitliği ve sosyal yardımların etkin dağıtımı konusunda ders niteliğinde. Özellikle pandemi sonrası ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi ve erken tanı imkanlarının yaygınlaştırılması, Türkiye'nin de gündeminde olması gereken başlıklar arasında.