Etiyopya'ya ait insansız hava araçları (İHA), kuzeydeki Tigray bölgesinde Eritre güçlerine ait askeri araçları hedef aldı. Gece boyunca Adigrat kentinin çevresinde düzenlenen saldırılarda çok sayıda kamyonun imha edildiği ve Eritre askerlerinin geri çekildiği görgü tanıkları tarafından aktarıldı. Saldırılar, Etiyopya'nın Eritreli diplomatları sınır dışı etmesi ve Eritre'nin tüm bağlantıları kesmesinden günler sonra geldi. Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) ile Eritre güçleri arasındaki çatışmalar, bölgede yeni bir askeri tırmanma dalgasını başlatmış durumda.
Gelişmenin Arka Planı: Eritre Neden Hedefte?
Etiyopya hükümeti, Eritre'yi Tigray'da yeniden alevlenen isyancı hareketleri desteklemekle suçluyor. 2020-2022 yılları arasında yaşanan Tigray Savaşı'nda Eritre, Etiyopya federal güçlerinin yanında yer almıştı. Ancak savaşın sona ermesinin ardından ilişkiler hızla bozuldu. Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, Eritre'nin bölgedeki nüfuzunu kırmak için diplomatik ve askeri adımlar atmaya başladı. Son olarak Eritreli diplomatların sınır dışı edilmesi, iki ülke arasındaki gerilimin ne boyuta ulaştığını gösteriyor.
Eritre Devlet Başkanı Isaias Afwerki yönetimi ise Etiyopya'yı istikrarsızlaştırmakla suçladığı Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'ne (TPLF) verdiği destek iddialarını reddediyor. Ancak sahadaki kaynaklar, Eritre ordusuna ait zırhlı araçların ve lojistik konvoyların Tigray'ın kuzeyinde konuşlandığını doğruluyor. Adigrat çevresindeki İHA saldırıları, Eritre'nin bölgedeki askeri varlığını sürdürdüğünü ve Etiyopya'nın bu varlığı hedef almaya başladığını gösteriyor.
Görgü tanıkları, gece boyunca patlama sesleri duyulduğunu, sabah saatlerinde ise yanan araçların ve dağılmış askeri malzemelerin görüldüğünü ifade ediyor. Eritre birliklerinin Adigrat'tan kuzeye, Eritre sınırına doğru çekildiği belirtiliyor. Etiyopya ordusu ise saldırıları doğrulamadı veya yalanlamadı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Afrika Boynuzu'nda Yeni Dengeler
Etiyopya-Eritre gerilimi, Afrika Boynuzu'nda zaten kırılgan olan güvenlik mimarisini daha da sarsıyor. 2018'de Abiy Ahmed'in iktidara gelmesiyle başlayan barış süreci, 2020'de Tigray Savaşı'nın patlak vermesiyle çökmüştü. Savaş, yüz binlerce kişinin ölümüne ve milyonlarca kişinin yerinden edilmesine yol açtı. 2022'deki Pretoria Anlaşması ile çatışmalar resmen sona erse de, Tigray'da silahlı gruplar hâlâ aktif.
Eritre, Tigray Savaşı sırasında Etiyopya ile birlikte hareket etmiş, ancak savaş sonrası süreçte kendisini dışlanmış hissetmişti. Eritre'nin limanlara erişimi ve ekonomik izolasyonu, bölgesel gerginliğin temel nedenleri arasında. Etiyopya ise denize açılamayan bir ülke olarak Eritre limanlarına bağımlıydı; ancak son yıllarda Cibuti ve Somaliland ile alternatif yollar arıyor.
Uluslararası toplum, özellikle ABD ve AB, bölgede artan İHA saldırılarından endişe duyuyor. İHA'ların kim tarafından tedarik edildiği belirsizliğini koruyor; ancak Etiyopya'nın son yıllarda Türkiye, İran ve BAE'den İHA temin ettiği biliniyor. Bu saldırılar, vekalet savaşlarının Afrika Boynuzu'nda derinleştiğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Etiyopya ile savunma sanayii alanında son yıllarda hızla gelişen bir işbirliğine sahip. Türk yapımı İHA'ların Etiyopya ordusu tarafından kullanıldığı biliniyor. Bu saldırılar, Türk savunma ihracatının bölgesel çatışmalardaki etkisini bir kez daha ortaya koyuyor. Ancak Türkiye'nin Eritre ile de ilişkileri var; bu nedenle taraflar arasında denge gözetmesi gerekiyor. Afrika Boynuzu'ndaki istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik ve insani yardım faaliyetlerini zorlaştırabilir. Ayrıca Kızıldeniz'deki güvenlik dinamikleri, Türkiye'nin Süveyş ve Bab-el Mendeb boğazlarına yönelik ticari çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, tansiyonun düşürülmesi için diplomatik girişimlerde bulunabilir.