Etiyopya'ya ait insansız hava araçları (İHA), Tigray'ın kuzeyindeki Şire kentine kadar ilerleyen Eritre güçlerini hedef aldı. Çatışma gözlemcisi ve sahadaki tanıklar, saldırıların perşembe günü gerçekleştiğini ve bölgede daha geniş çaplı bir bölgesel savaş endişesini artırdığını belirtti. Eritre askerlerinin Tigray topraklarındaki varlığı, Etiyopya hükümeti ile Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) arasındaki çatışmaların seyrini değiştirebilir.
Olayın Arka Planı ve Çatışmanın Gelişimi
Kasım 2020'de Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed ile Tigray bölgesel yönetimi arasında başlayan çatışmalar, kısa sürede ülke geneline yayılan bir iç savaşa dönüştü. Eritre, çatışmanın başından itibaren Etiyopya federal güçlerini desteklemek üzere Tigray'a asker gönderdi. Ancak Eritre askerlerinin varlığı, Tigraylılar tarafından işgal olarak nitelendirildi ve direnişin hedefi haline geldi. Son haftalarda Tigray Savunma Kuvvetleri (TDF), Eritre sınırına doğru ilerleyerek stratejik kentleri ele geçirmeye başladı. Şire, Eritre'ye giden kritik bir yol güzergahında bulunuyor ve Eritre güçlerinin ikmal hatlarını kontrol ediyor.
Etiyopya İHA saldırıları, Eritre askerlerinin Şire'ye ulaşmasının ardından düzenlendi. Görgü tanıkları, patlamaların kent merkezinde ve çevresinde etkili olduğunu, Eritre mevzilerinin vurulduğunu aktardı. Çatışma gözlemcisi ACLED (Armed Conflict Location & Event Data Project), saldırılarda Eritre güçlerine ait çok sayıda zayiatın olduğunu doğruladı. Etiyopya hükümeti saldırıları resmen üstlenmedi; ancak askeri kaynaklar, İHA'ların Tigray'daki "düşman hedeflerine" yönelik kullanıldığını kabul etti.
Eritre, saldırılar sonrası sessizliğini korurken, Tigray yönetimi, Eritre askerlerinin bölgeden çekilmesi çağrısını yineledi. TPLF sözcüsü, "Eritre işgalci güçleri, Tigray topraklarında meşru hedefimizdir" açıklamasını yaptı. BM ve Afrika Birliği, artan şiddetten duydukları endişeyi dile getirerek taraflara itidal çağrısı yaptı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Etiyopya- Eritre- Tigray hattındaki çatışmalar, Afrika Boynuzu'nda istikrarsızlığı derinleştiriyor. Eritre'nin iç savaşa doğrudan müdahil olması, savaşı iki ülke arasında bir vekalet çatışmasına dönüştürdü. Etiyopya'nın İHA kapasitesini kullanarak Eritre hedeflerini vurması, savaşın sınır aşan bir niteliğe büründüğünü gösteriyor. İHA'ların hangi ülkeden tedarik edildiği net değil; ancak son yıllarda Türkiye, İran ve BAE yapımı İHA'ların Etiyopya ordusunda kullanıldığı biliniyor. Bu saldırılar, Etiyopya'nın hava gücünü etkin biçimde kullandığını ortaya koyuyor.
Bölgesel güç dengesi açısından saldırılar, Eritre'nin Tigray'daki askeri varlığını sorgulatıyor. Eritre Devlet Başkanı Isaias Afwerki, Tigray'daki savaşı kendi rejim güvenliği için varoluşsal bir tehdit olarak görüyor. Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed ise hem Tigraylı isyancılarla hem de Eritre'nin artan etkisiyle mücadele ediyor. İHA saldırıları, Abiy'in Eritre'ye karşı tavrını sertleştirdiği yorumlarına yol açtı.
Küresel boyutta ise ABD, AB ve Çin, Afrika Boynuzu'ndaki gelişmeleri yakından izliyor. ABD, Tigray'da insan hakları ihlalleri nedeniyle Etiyopya ve Eritre'ye yaptırım uygulamıştı. Son saldırılar, Batı'nın arabuluculuk çabalarını zora sokabilir. Bölgede insani kriz derinleşiyor; milyonlarca kişi yardıma muhtaç durumda. Saldırılar, uluslararası yardım koridorlarını da tehdit ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika Boynuzu'nda artan nüfuzunu ve Etiyopya ile savunma sanayii işbirliğini dikkate alarak gelişmeleri yakından izlemeli. Etiyopya, Türk İHA'larının potansiyel alıcısı konumunda; saldırılarda Türk yapımı İHA'ların kullanılıp kullanılmadığı netleşirse, Türkiye'nin bölgesel çatışmalardaki rolü tartışılabilir. Ayrıca Eritre ile Kızıldeniz'de artan jeopolitik rekabet, Türkiye'nin deniz güvenliği ve ticaret yolları açısından stratejik önem taşıyor. Türkiye, taraflara diyalog çağrısı yaparak bölgesel istikrara katkı sağlayabilir. İnsani yardım faaliyetleriyle de sahada etkinlik gösterebilir. Ancak askeri angajmanlardan kaçınmak, Türkiye'nin uzun vadeli çıkarları açısından kritik.