Etiyopya'da yedi silahlı grup, Başbakan Abiy Ahmed liderliğindeki hükümeti devirmek amacıyla bir araya gelerek ittifak kurdu. Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF), Oromo Kurtuluş Ordusu (OLA) ve diğer muhalif grupların oluşturduğu koalisyon, ülkeyi yeni bir iç savaşın eşiğine getirdi. İttifak, ortak askeri ve siyasi strateji izleyeceğini duyurdu.
Gelişmenin Arka Planı
Etiyopya, 2020-2022 yılları arasında Tigray bölgesinde yaşanan ve yüz binlerce kişinin ölümüne yol açan iç savaşın yaralarını sarmaya çalışırken, şimdi daha geniş kapsamlı bir çatışma riskiyle karşı karşıya. Tigray savaşı, Kasım 2022'de Pretoria Anlaşması ile sona ermiş görünse de, ülkedeki siyasi istikrarsızlık ve etnik gerilimler devam ediyor. Başbakan Abiy Ahmed, 2018'de iktidara geldiğinde reform vaatleriyle umut vermiş, ancak 2020'de Tigray savaşını başlatarak ülkeyi kaosa sürüklemişti.
Son ittifak, Etiyopya'nın farklı bölgelerinde faaliyet gösteren silahlı grupların ortak bir cephe oluşturması açısından kritik. Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF), Oromo Kurtuluş Ordusu (OLA), Afar Kurtuluş Cephesi, Benishangul Halk Kurtuluş Hareketi, Gambella Halk Kurtuluş Hareketi, Somali Bölgesi Kurtuluş Cephesi ve Batı Tigray Kurtuluş Cephesi'nin bir araya gelmesi, hükümetin güvenlik güçlerine karşı koordineli bir mücadele yürütüleceği anlamına geliyor. Gruplar, amaçlarının "Etiyopya'yı otoriter yönetimden kurtarmak" olduğunu savunuyor.
Uzmanlar, ittifakın askeri kapasitesinin sınırlı olabileceğini, ancak siyasi ve sembolik etkisinin büyük olduğunu belirtiyor. Etiyopya ordusu, son yıllarda Tigray savaşında yıpranmış olsa da hâlâ bölgedeki en güçlü askeri güçlerden biri. Ancak ülkenin geniş coğrafyasında birden fazla cephede savaşmak zorunda kalması, hükümetin kontrolünü zayıflatabilir. Ayrıca, Amhara bölgesinde devam eden çatışmalar ve Oromia'daki isyan, ülke genelinde güvenlik sorunlarının arttığını gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Etiyopya, Afrika Boynuzu'nun en stratejik ülkelerinden biri. Kızıldeniz'e yakınlığı, Nil Nehri üzerindeki su politikaları ve Afrika Birliği'nin merkezi olması nedeniyle bölgesel ve küresel aktörlerin dikkatle izlediği bir ülke. Ülkedeki istikrarsızlık, komşu ülkeler Sudan, Güney Sudan, Somali, Eritre ve Cibuti'yi doğrudan etkileyebilir. Özellikle Eritre, Tigray savaşında Etiyopya ordusunu desteklemişti; ancak şimdi Tigray güçleriyle Eritre arasında yeni bir gerilim olasılığı var. Sudan'da devam eden iç savaş, Etiyopya'daki çatışmanın bölgesel bir yangına dönüşme riskini artırıyor.
Küresel güçler açısından ise Etiyopya, Çin'in Afrika'daki en önemli ortaklarından biri. Çin, ülkedeki altyapı projelerine (demiryolları, barajlar) milyarlarca dolar yatırım yapmış durumda. ABD ve Avrupa Birliği ise Tigray savaşı sırasında insan hakları ihlalleri nedeniyle Etiyopya'ya yaptırımlar uygulamıştı. Yeni bir iç savaş, Batı'nın bölgedeki etkisini daha da azaltabilir ve Çin'in elini güçlendirebilir. Ayrıca, Mısır ve Sudan, Nil Nehri üzerindeki Rönesans Barajı konusunda Etiyopya ile anlaşmazlık yaşıyor; iç savaş, bu ülkelerin pozisyonunu sertleştirmesine yol açabilir.
Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliği, taraflara itidal çağrısı yaparken, uluslararası toplumun etkili bir müdahale mekanizması bulunmuyor. Etiyopya hükümeti, ittifakı "terör örgütleriyle iş birliği" olarak nitelendirerek reddediyor ve askeri operasyonlarını sürdüreceğini açıkladı. Ancak ülke içinde artan insani kriz, milyonlarca kişiyi yerinden edilme ve açlık tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Etiyopya'daki siyasi istikrarsızlık, Türkiye'nin Afrika Boynuzu politikalarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, son yıllarda Etiyopya ile ekonomik ve askeri ilişkilerini güçlendirmiş, özellikle savunma sanayii alanında iş birlikleri geliştirmişti. Olası bir iç savaş, Türk yatırımlarını ve bölgedeki insani yardım faaliyetlerini riske atabilir. Ayrıca, Kızıldeniz ve Bab-el-Mendeb Boğazı'na yakınlığı nedeniyle Etiyopya'daki çatışma, Türkiye'nin deniz ticaret yolları güvenliği açısından da önem taşıyor. Türkiye, bölgesel istikrarın korunması için diplomatik girişimlerde bulunabilir ve Afrika Birliği nezdinde arabuluculuk rolü üstlenebilir.