Etiyopya ve Eritre, birkaç yıl önce Tigray çatışmasında yan yana savaşarak yüz binlerce kişinin ölümüne yol açan iki ülke, şimdi birbirlerine karşı savaşın eşiğinde. Askeri yığınak ve karşılıklı suçlamalar, 2018'deki barış anlaşmasına rağmen ilişkilerin hızla bozulduğunu gösteriyor.
Gelişmenin Arka Planı
Etiyopya ve Eritre, 1998-2000 yılları arasında kanlı bir sınır savaşı yaşadı. 2018'de Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed'in barış hamlesiyle ilişkiler normalleşti ve Abiy, Nobel Barış Ödülü'nü aldı. Ancak 2020'de Tigray bölgesinde patlak veren çatışmada Eritre, Etiyopya ordusuna destek vererek Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'ne (TPLF) karşı savaştı. Bu ittifak, yüz binlerce sivilin ölümüne ve geniş çaplı insani krize neden oldu.
Tigray savaşı 2022'de Pretoria Anlaşması ile sona erdi, fakat Eritre bu anlaşmanın dışında kaldı. Eritre, Tigray güçlerinin silahsızlandırılması ve bölgeden çekilmesi konusunda anlaşmaya uymadı; aksine, sınır bölgelerinde varlığını sürdürdü. Son aylarda Eritre, Etiyopya'nın kuzeyindeki Tigray ve Afar bölgelerine asker kaydırdı. Etiyopya da Eritre sınırına takviye yaptı. Karşılıklı suçlamalar arttı: Eritre, Etiyopya'yı toprak ihlaliyle suçlarken; Etiyopya, Eritre'yi Tigray'daki istikrarsızlığı körüklemekle itham ediyor.
Uluslararası kriz grubu ve BM raporları, iki ülke arasında ciddi bir savaş riskine işaret ediyor. Eritre Devlet Başkanı Isaias Afwerki'nin Tigray savaşının ardından Etiyopya'nın iç işlerine müdahale ettiği ve Abiy yönetimini zayıflatmaya çalıştığı iddia ediliyor. Abiy ise Eritre'yi deniz erişimi konusunda tehdit olarak görüyor; Etiyopya'nın Kızıldeniz'e çıkışı olmadığı için Assab limanı üzerinde hak iddia etmesi ilişkileri gerdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Etiyopya, Afrika Boynuzu'nun en kalabalık ülkesi ve bölgesel güç dengesinin merkezinde. Eritre ise stratejik konumu ve limanlarıyla önemli. İki ülke arasındaki olası bir savaş, zaten kırılgan olan bölgeyi istikrarsızlaştırabilir. Sudan'daki iç savaş, Somali'deki El Şebab tehdidi ve Kızıldeniz'deki Husi saldırıları göz önüne alındığında, yeni bir çatışma bölgesel güvenlik mimarisini alt üst edebilir.
ABD, Çin, Rusya ve Körfez ülkeleri bölgede nüfuz mücadelesi veriyor. ABD, Tigray savaşı sırasında Eritre'ye yaptırım uygulamıştı. Çin, Etiyopya'da büyük altyapı yatırımlarına sahip. Rusya ise Eritre ile askeri işbirliğini geliştiriyor. BM ve Afrika Birliği, tarafları diyaloga çağırdı ancak somut bir girişim yok. Kızıldeniz'deki ticaret yolları ve enerji nakil hatları açısından da risk büyüyor.
Türkiye, Afrika Boynuzu'nda son yıllarda etkinliğini artırdı. Somali'de askeri üs ve eğitim programları, Etiyopya ile ekonomik ilişkiler ve Cibuti ile liman işbirlikleri mevcut. Olası bir Etiyopya-Eritre savaşı, Türkiye'nin bölgedeki yatırımlarını ve güvenlik çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, insani kriz derinleşebilir ve mülteci akınları komşu ülkeleri etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika Boynuzu'nda artan etkinliğiyle Etiyopya ve Eritre arasındaki gerilimi yakından izlemeli. Bölgede ekonomik yatırımları ve güvenlik işbirlikleri bulunan Türkiye için istikrar kritik. Olası bir savaş, Kızıldeniz ticaret yollarını tehdit edebilir ve Türk ihracatını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, insani kriz ve mülteci hareketleri bölgesel dengeleri bozabilir. Türkiye'nin arabuluculuk girişimleri ve diplomatik kanalları devreye sokması, hem bölgesel barış hem de kendi çıkarları açısından faydalı olacaktır.