ABD Başkanı Donald Trump, Yemen'deki Husi isyancılarını artan saldırıları nedeniyle sert bir dille eleştirerek 'yanlış davranmakla' suçladı. Açıklama, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'nda tüm uçuşların geçici olarak durdurulmasının hemen ardından geldi. Suudi yetkililer, uçuşları güvenlik gerekçesiyle askıya aldıklarını belirtirken, Husi güçlerinin son günlerde artırdığı füze ve insansız hava aracı saldırıları bölgede tansiyonu yükseltti. Olay, Yemen'de yıllardır süren iç savaşın bölgesel istikrarı tehdit eden boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Gelişmenin Arka Planı
Yemen'de 2014'ten bu yana devam eden çatışmalar, İran destekli Husi hareketinin başkent Sana'a ve geniş bölgeleri kontrol altına almasıyla derinleşti. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015'ten itibaren Husilere karşı hava operasyonları düzenliyor. Ancak son aylarda Husi güçleri, Suudi topraklarına yönelik balistik füze ve drone saldırılarını yoğunlaştırdı. Riyad yönetimi, bu saldırıları 'savaş suçu' olarak nitelendirirken, Husi sözcüleri hedeflerinin askeri tesisler olduğunu savunuyor.
Trump'ın açıklaması, Beyaz Saray'ın Husi tehdidini uluslararası güvenlik meselesi olarak çerçeveleme çabasının bir parçası. ABD yönetimi, Suudi Arabistan'a istihbarat ve lojistik destek sağlarken, Husi saldırılarının körfezdeki enerji altyapısını ve uluslararası deniz ticaretini tehdit ettiğini vurguluyor. Riyad'daki uçuşların durdurulması, sivil havacılığın dahi risk altında olduğunu gösteriyor. Suudi basınına yansıyan bilgilere göre, havalimanı çevresinde hava savunma sistemleri alarma geçirildi ve bazı uçuşların yönü değiştirildi.
Husi liderlerinden Muhammed Ali el-Husi, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Suudi Arabistan'ı 'saldırganlık'la suçlayarak, operasyonların devam edeceğini söyledi. Bölgesel uzmanlar, Husilerin son dönemde İran'dan daha gelişmiş silah teknolojisi edindiğini ve bunun denklem değiştirdiğini belirtiyor. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ise koalisyon güçlerinin Husi mevzilerine yönelik operasyonlarını sürdürdüğünü duyurdu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen krizi, Orta Doğu'da İran ile Suudi Arabistan arasındaki vekalet savaşının en görünür cephelerinden biri. Husi saldırıları, Kızıldeniz ve Basra Körfezi'ndeki deniz ticaret yollarının güvenliğini de tehdit ediyor. Son aylarda Husilerin Babü'l-Mendeb Boğazı'ndan geçen ticari gemilere yönelik eylemleri, küresel enerji fiyatlarını dalgalandırdı. ABD, bu saldırılara karşı uluslararası bir deniz görev gücü oluşturma çağrısı yapmıştı.
Trump yönetiminin Husi hareketine karşı tutumu, selefi Joe Biden dönemine göre daha şahin. Biden yönetimi, Husileri 'terör örgütü' listesinden çıkarmıştı; Trump ise seçim kampanyasında bu kararı eleştirmiş ve yeniden değerlendireceğini söylemişti. Beyaz Saray'dan yapılan son açıklamada, Husi saldırılarının 'ABD çıkarlarına ve müttefiklerine yönelik doğrudan tehdit' olarak görüldüğü ifade edildi. Bu durum, Washington'ın Yemen politikasında daha sert bir çizgiye kayabileceğine işaret ediyor.
Birleşmiş Milletler ve insani yardım kuruluşları, Yemen'deki çatışmanın sivil halk üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekiyor. Ülke nüfusunun büyük bölümü insani yardıma muhtaç durumda. Suudi Arabistan'ın uçuşları durdurma kararı, yardım malzemelerinin taşınmasını da aksatabilir. BM Yemen Özel Temsilcisi, taraflara acil ateşkes çağrısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde diplomatik çözümü savunurken, Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde. Husi saldırılarının Kızıldeniz'deki ticaret yollarını tehdit etmesi, Türkiye'nin ihracat ve enerji tedariki açısından risk oluşturuyor. Ankara, bölgesel gerilimin tırmanmasından endişe duyuyor; zira istikrarsızlık, Türk müteahhitlik firmalarının ve ticari çıkarlarının olduğu bölgeleri etkileyebilir. Türkiye'nin son dönemde Suudi Arabistan ile savunma sanayi anlaşmaları ve karşılıklı ziyaretlerle güçlenen ilişkileri, Riyad'ın güvenlik kaygılarını anlamasını kolaylaştırıyor. Öte yandan İran ile diyaloğu sürdüren Ankara, Husi kartının bölgesel dengeyi bozmasını istemiyor.