İngiltere Başbakanı Keir Starmer, savunma bakanı ve savunmadan sorumlu devlet bakanının art arda istifa etmesiyle siyasi geleceği açısından kritik bir hafta geçiriyor. Eski Muhafazakar Parti milletvekili ve askeri yetkili, Starmer'ın bu durumunu boks metaforuyla 'rope-a-dope' yani ipi çekip yumruktan kaçma taktiği olarak nitelendirdi. İstifalar, hükümetin askeri harcamaları yetersiz bulması ve Rusya tehdidine karşı İngiltere'nin yeterince korunamadığı endişesiyle geldi. Starmer'ın liderliği, hem partisi içinde hem de kamuoyunda sorgulanır hale geldi.
İstifaların Ardındaki Nedenler
Savunma Bakanı John Healey ve Savunmadan Sorumlu Devlet Bakanı Maria Eagle, İngiltere'nin NATO taahhütlerini yerine getirmekte yetersiz kaldığını ve savunma bütçesinin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYİH) yüzde 2'sinin altına düştüğünü belirterek istifa etti. Healey, yaptığı açıklamada, 'Mevcut hükümetin güvenlik politikaları, ülkemizi Rusya'nın artan saldırganlığına karşı savunmasız bırakıyor' dedi. Eagle ise, 'Askeri modernizasyon için ayrılan kaynakların yetersiz olduğunu düşünüyorum' ifadelerini kullandı. İstifalar, Starmer'ın geçen hafta yaptığı bütçe konuşmasının ardından geldi. Konuşmada Starmer, sağlık ve eğitim gibi alanlara öncelik verirken savunma harcamalarını artırma sözü vermemişti. Muhafazakar Parti milletvekilleri, Starmer'ın ulusal güvenlik konusundaki kararlılığını sorgularken, işçi Partisi içinde de huzursuzluk baş gösterdi.
Eski bir Tory milletvekili ve orduda subay olarak görev yapmış bir isim, 'Starmer'ın bu haftaki stratejisi, tıpkı boks ringinde rakibinin yumruklarından kaçmaya çalışan bir boksör gibiydi. Ancak savunma gibi hayati bir konuda bu yaklaşım işe yaramaz' dedi. Milletvekili, Starmer'ın kamuoyunu yanıltarak mali disiplin adı altında savunmayı ihmal ettiğini iddia etti. Hükümet sözcüsü ise yaptığı açıklamada, 'Savunma bütçesi en güçlü şekilde değerlendirilmektedir. İstifalar şaşırtıcıdır' savunmasını yaptı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'nin savunma politikasındaki bu kriz, sadece ülke içinde değil uluslararası alanda da yankı buldu. NATO yetkilileri, İngiltere'nin caydırıcılık kapasitesindeki zayıflamanın ittifakın doğu kanadındaki güvenliği tehlikeye atabileceği uyarısında bulundu. Özellikle Rusya'nın Ukrayna savaşındaki agresif tutumu göz önüne alındığında, İngiltere'nin savunma harcamalarındaki bu gerileme, Baltık ülkeleri ve Polonya'da endişe yarattı. ABD'li diplomatlar, Londra'nın savunma taahhütlerine sadık kalması gerektiğini vurgularken, Fransa ve Almanya da İngiltere'nin Avrupa güvenlik mimarisindeki kilit rolüne dikkat çekti. Öte yandan, Çin ve Rusya'nın İngiltere'deki bu siyasi krizi kendi lehlerine kullanabileceği yorumları yapılıyor. Starmer ise, ülkesinin güvenliğine yönelik tehditleri ciddiye aldığını, ancak ekonomik zorluklar nedeniyle savunma harcamalarını dengelemek zorunda olduğunu söylüyor. Analistler, bu istifaların Starmer'ın başbakanlık koltuğunu sallayabileceği gibi, erken seçim çağrılarını da artırabileceği görüşünde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin savunma politikasındaki bu kriz, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de NATO'nun güç dengesi açısından önemli. Türkiye, NATO'nun güney kanadında kilit bir ülke olarak İngiltere'nin askeri kapasitesindeki zayıflamanın ittifak içinde nasıl telafi edileceğini yakından izliyor. Ayrıca, İngiltere ile Türkiye arasında savunma sanayiinde iş birlikleri bulunuyor; bu istifaların mevcut anlaşmaları geciktirme riski var. Rusya tehdidine karşı Türkiye de Karadeniz'de güvenlik önlemlerini artırırken, İngiltere'nin zayıf kalması Ankara'nın NATO'daki pozisyonunu dolaylı olarak güçlendirebilir. Ancak kısa vadede Türkiye doğrudan bir etki beklememeli.