Yüzden fazla eski Fransız ve İngiliz diplomat, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Andy Burnham'a hitaben yayımladıkları ortak çağrıda, Filistin'de uluslararası hukukun üstünlüğünü sağlamak amacıyla İsrail'e silah ihracatının durdurulmasını ve Batı Şeria'daki yasa dışı İsrail yerleşimleriyle ticaretin yasaklanmasını talep etti. Anadolu Ajansı'nın aktardığı bu çağrı, iki ülkenin ortak değerlerine vurgu yaparak, işgal altındaki topraklarda hukukun üstünlüğünü tesis etmek için somut adımlar atılmasını istiyor.
Diplomatlardan ortak deklarasyon
Eski büyükelçiler, müsteşarlar ve üst düzey diplomatlardan oluşan imzacılar, Fransa ve İngiltere'nin uluslararası hukuka bağlılıklarının bir gereği olarak bu adımları atmaları gerektiğini belirtiyor. Deklarasyonda, "Birleşik Krallık ve Fransa değerler ve uluslararası bir vizyonu paylaşıyor" ifadesiyle başlayan metin, iki ülkenin Filistin'deki duruma ilişkin sorumluluklarına dikkat çekiyor.
İmzacılar arasında eski Fransa'nın Ankara Büyükelçisi gibi Türkiye'de görev yapmış isimlerin de bulunması dikkat çekiyor. Diplomatlar, İsrail'in işgal politikalarının ve yerleşim faaliyetlerinin uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu vurgulayarak, bu durumun iki devletli çözümün önündeki en büyük engeli oluşturduğunu savunuyor.
Mektupta ayrıca, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının ardından bölgesel istikrarın daha da bozulduğu belirtilirken, taraflara silah satışının ve yerleşim ekonomisiyle iş birliğinin bu ihlalleri meşrulaştırdığı ifade ediliyor. Fransa ve İngiltere'nin Avrupa Birliği içinde ve Birleşmiş Milletler'de bu konuda daha güçlü bir duruş sergilemesi gerektiği kaydediliyor.
Uluslararası hukuk ve ikili ilişkiler
Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) 2024 yılında aldığı danışma görüşü, İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarındaki varlığının hukuka aykırı olduğunu ve bu durumun sona erdirilmesi gerektiğini hükme bağlamıştı. Bu görüş, uluslararası toplumda geniş yankı uyandırmış ve bazı ülkeleri İsrail ile ilişkilerini gözden geçirmeye yöneltmişti.
Fransa ve İngiltere, tarihsel olarak Filistin meselesinde farklı pozisyonlar benimsemiş olsalar da, son yıllarda iki devletli çözümü savunan ortak bir dil kullanıyorlar. Ancak imzacı diplomatlara göre, bu söylemler fiili adımlarla desteklenmiyor. Silah satışlarının devam etmesi ve yerleşim ürünlerine yönelik yaptırımların uygulanmaması, söylem ile eylem arasındaki çelişkiyi büyütüyor.
İngiltere'de 2024 genel seçimleri sonrası göreve gelen İşçi Partisi hükümeti, önceki muhafazakar hükümetin İsrail politikasını büyük ölçüde sürdürmüş, ancak bazı sembolik adımlar atmıştı. Fransa'da ise sosyalist ve yeşil partilerden gelen baskılar, Cumhurbaşkanı Macron'u İsrail'e yönelik daha eleştirel bir çizgiye itiyor. Bununla birlikte, iki ülkenin de Orta Doğu'daki askeri ve ekonomik çıkarları, bu tür yaptırımları hayata geçirmeyi zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasını uluslararası platformlarda en güçlü şekilde savunan ülkelerden biri olarak bu çağrıyı memnuniyetle karşılayacaktır. Ankara, uzun süredir İsrail'e silah satışlarının durdurulmasını ve uluslararası hukukun ihlali olan yerleşim faaliyetlerine karşı yaptırım uygulanmasını talep ediyor. Bu çağrının, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere uluslararası toplumda karşılık bulması, Türkiye'nin tezlerini güçlendirecek ve Filistin yönetiminin elini güçlendirecektir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzu ve arabuluculuk çabaları düşünüldüğünde, bu tür diplomatik girişimlerin Türk dış politikasının hedefleriyle örtüştüğü ve bölgesel istikrar arayışına katkı sağladığı söylenebilir.