2023 yılında ilk kez baba olan Dr. Xander Ong, eşine doğum sonrası "yardım ettiğini" sanarken aslında babalık bağını kaçırdığını fark etti. Singapur'da yaşayan Dr. Ong, bebek bakımının bir görev değil, bir ilişki inşa etme süreci olduğunu anladı. Bu iç görü, yeni babaların çocuklarıyla daha derin bağ kurmasına yardımcı oluyor.
Babalıkta Dönüşüm Anı
Dr. Xander Ong, Singapur Ulusal Üniversitesi'nde öğretim üyesi ve aynı zamanda bir sağlık uzmanı. Eşi hamile kaldığında, bebek bakımını bir dizi yapılacak iş olarak görüyordu. "Eşime yardım ediyordum: Biberonları yıkıyordum, bezi değiştiriyordum. Ama bunları yaparken hep bir görev zihniyetiyle hareket ediyordum. Sanki bir kontrol listesini tamamlıyordum," diyor Dr. Ong.
Ancak bir gece, saat 3'te uyanan bebeğini sakinleştirmeye çalışırken bir şeyler değişti. "Bebeğimi kucağıma aldım ve onunla konuşmaya başladım. Sadece onu sallamak yerine, neden ağladığını anlamaya çalıştım. O an fark ettim ki bu bir iş değil, bir ilişki kurma anıydı." Bu deneyim, Dr. Ong'un ebeveynlik anlayışını tamamen değiştirdi.
Asya'da Değişen Babalık Rolleri
Dr. Ong'un hikayesi, Singapur ve Asya'da babalık rollerinin dönüşümünü yansıtıyor. Geleneksel Asya toplumlarında baba figürü genellikle evin geçimini sağlayan otoriter bir figür olarak görülürken, duygusal bakım ve bebek bakımı daha çok anneye atfedilirdi. Ancak son yıllarda, özellikle eğitimli ve kentli ailelerde babalar daha aktif rol almaya başladı.
Singapur'da yapılan araştırmalar, babaların çocuk bakımına katılımının arttığını gösteriyor. 2019 verilerine göre, babaların %70'i düzenli olarak bebek bakımına yardım ediyor, bu oran 2000'lerin başında %40'tı. Ancak Dr. Ong, babalığın sadece yardım etmekten ibaret olmadığını vurguluyor: "Babalar, ebeveynlikte eşit ortaklar olmalı. Yardım etmek değil, sorumluluk almak gerek."
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de babalık rolleri son yıllarda tartışılıyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, babaların çocuk bakımına ayırdığı süre artıyor ancak hala düşük seviyelerde. Dr. Ong'un hikayesi, Türkiye'deki babalar için de ilham verici olabilir; çünkü babalığın sadece maddi destek değil, duygusal bağ kurmak anlamına geldiğini gösteriyor. Küresel ölçekte, babaların ebeveynlikte daha aktif rol alması, aile yapısını güçlendiriyor ve çocuk gelişimine olumlu katkı sağlıyor. Türkiye'de benzer farkındalık çalışmaları, toplumsal cinsiyet eşitliğine ve aile içi ilişkilere katkıda bulunabilir.