Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un beklenen ziyareti sırasında iki ülke arasında önemli anlaşmaların imzalanacağını açıkladı. Şara, Fransız yatırımlarının Suriye'nin altyapısının yeniden inşasına ve finans sektörünün geliştirilmesine katkı sağlayacağını belirtti. Ziyaretin tarihi henüz netleşmezken, bu açıklama Suriye-Fransa ilişkilerinde yeni bir dönemin sinyali olarak yorumlanıyor.
Gelişmenin arka planı
Suriye, 2011'de başlayan iç savaşın ardından uluslararası toplumdan büyük ölçüde izole edilmişti. Ancak son yıllarda Arap Birliği'ne yeniden kabul edilmesi ve bazı Batılı ülkelerle diplomatik temasların artması, ülkenin normalleşme sürecine girdiğini gösteriyor. Fransa, Suriye krizinde muhalif grupları destekleyen bir tavır sergilemiş olsa da Macron yönetimi son dönemde Şam yönetimiyle diyalog kanallarını açık tutma eğiliminde. Özellikle Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve göçmen krizi gibi konular, Fransa'yı Suriye'yle daha pragmatik bir ilişki kurmaya itiyor. Şara'nın açıklaması, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik işbirliğinin hızlanacağının ilk resmi sinyali olarak değerlendiriliyor.
Fransa'nın Suriye'deki öncelikleri arasında altyapı projeleri, enerji sektörü ve finansal hizmetler yer alıyor. Özellikle savaşta büyük zarar gören enerji şebekesi ve ulaştırma altyapısının yenilenmesi için Fransız şirketlerinin devreye girmesi bekleniyor. Ayrıca, Suriye'nin uluslararası finans sistemine yeniden entegrasyonu için Fransa'nın desteği kritik önem taşıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Fransa-Suriye yakınlaşması, bölgedeki güç dengelerini de etkileyebilir. Rusya ve İran, Suriye'deki askeri varlıklarını sürdürürken, Fransa'nın ekonomik nüfuzu artırması, Batılı ülkelerin Suriye'deki rolünü genişletme çabası olarak görülüyor. Bu durum, özellikle Türkiye'nin kuzey Suriye'deki askeri operasyonları ve İran'ın bölgesel nüfuzu bağlamında yeni dengeler yaratabilir. Arap ülkeleri de Suriye'yle normalleşme sürecini desteklerken, Fransa'nın bu adımı AB'nin Ortadoğu politikasında önemli bir değişimi işaret edebilir.
Öte yandan, Macron'un ziyareti ve imzalanacak anlaşmalar, Suriye'nin uluslararası camiada yeniden kabul görmesine katkı sağlayabilir. Ancak, insan hakları ihlalleri ve savaş suçlarıyla ilgili endişeler devam ederken, Batılı ülkelerin Şam yönetimiyle ilişkileri ne kadar ileri götürebileceği merak konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'nın Suriye'yle anlaşma imzalaması, Türkiye'nin Suriye politikasını doğrudan etkileyebilir. Ankara, Suriye'nin toprak bütünlüğünü desteklemekle birlikte, PKK/YPG'nin varlığı nedeniyle Şam yönetimiyle doğrudan bir ittifaka sıcak bakmıyor. Fransa'nın Suriye'ye yatırım yapması, Türkiye'nin kuzey Suriye'deki askeri varlığını ve bölgedeki nüfuzunu zayıflatabilir. Ayrıca, Fransa'nın Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarına yönelik ilgisi, Türkiye'nin münhasır ekonomik bölge (MEB) politikalarıyla çakışabilir. Bu gelişmeler, Türkiye'nin Suriye'deki stratejik hedeflerini yeniden değerlendirmesine neden olabilir.