Ermenistan'da Başbakan Nikol Pashinyan liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi, 20 Haziran 2021'de düzenlenen erken genel seçimlerde oyların yüzde 54'ünü alarak ezici bir zafer kazandı. Bu sonuç, Pashinyan'ın ülkedeki siyasi hakimiyetini pekiştirirken, Dağlık Karabağ savaşındaki yenilginin ardından halkın desteğini kaybettiği yönündeki beklentileri boşa çıkardı. Merkez Seçim Komisyonu'nun resmi verilerine göre, Pashinyan'ın partisi 71 sandalye kazanırken, eski cumhurbaşkanı Robert Koçaryan liderliğindeki ittifak 29, eski cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'ın partisi ise 7 sandalye elde edebildi. Seçime katılım oranı yüzde 49,4 olarak kaydedildi. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) seçim gözlemcileri, sürecin genel olarak özgür ve adil geçtiğini ancak bazı usulsüzlük iddialarının olduğunu bildirdi.
Gelişmenin arka planı
Pashinyan, 2018'deki kadife devrimin ardından başbakanlık koltuğuna oturmuş ve ülkede kapsamlı reformlar başlatmıştı. Ancak 2020 sonbaharında Azerbaycan'la yaşanan 44 günlük Dağlık Karabağ savaşında Ermenistan'ın ağır bir yenilgi alması, Pashinyan'a yönelik ciddi eleştirilere yol açmıştı. Savaşın ardından imzalanan ateşkes anlaşması, Ermenistan'ın bölgedeki kontrolünü önemli ölçüde kaybetmesine neden oldu. Bu durum, muhalefetin Pashinyan'ı istifaya çağırmasına ve kitlesel protestoların düzenlenmesine yol açtı. Pashinyan, siyasi krizi aşmak için erken seçim kararı aldı. Seçim kampanyası boyunca muhalefet, Pashinyan'ı savaşta başarısız olmakla suçlarken, Pashinyan ise ekonomik kalkınma ve demokratik reform vaatleriyle halkın desteğini yeniden kazanmayı başardı. Seçim sonuçları, Ermeni toplumunun derin kutuplaşmasına rağmen Pashinyan'ın hâlâ güçlü bir tabana sahip olduğunu gösterdi.
Bölgesel veya küresel boyut
Ermenistan’daki bu seçim sonucu, Güney Kafkasya’da dengeleri etkileyecek önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Pashinyan’ın zaferi, Azerbaycan ve Türkiye ile ilişkilerde yeni bir dönemin sinyallerini veriyor. Savaş sonrası dönemde Pashinyan, Azerbaycan’la barış anlaşması için yapıcı adımlar atacağını ve Türkiye ile sınırların açılması dahil normalleşme sürecine destek verdiğini açıklamıştı. Ancak muhalefetin güç kaybetmesi, bu politikaların önündeki en büyük engeli ortadan kaldırabilir. Rusya ise Ermenistan’ın en önemli müttefiki olarak bölgedeki askeri varlığını sürdürüyor. Pashinyan’ın Batı yanlısı söylemlerine rağmen, Moskova’yla ilişkilerin stratejik önemi devam ediyor. ABD ve Avrupa Birliği, seçim sonuçlarını memnuniyetle karşılayarak Pashinyan’ı demokratik reformları sürdürmeye teşvik etti. Bölgesel olarak, İran da Ermenistan’daki istikrarı yakından takip ediyor; zira Tahran, Azerbaycan sınırındaki gerilimin artmasından endişe duyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ermenistan’daki seçim sonuçlarını yakından izlemektedir. Pashinyan’ın zaferi, Ankara’nın Bakü’yle ortak adımları doğrultusunda Ermenistan’la normalleşme sürecini hızlandırabilir. Türkiye, 2020 savaşından bu yana Azerbaycan’ın kazandığı avantajı korumak isterken, Pashinyan’ın barış yanlısı söylemleri Ankara’da umut verici bulunuyor. Ancak Ermenistan’daki siyasi istikrarın kalıcı olması ve Pashinyan’ın somut adımlar atması gerekiyor. Normalleşme sürecinin başarıya ulaşması, iki ülke arasındaki sınırın açılması ve ekonomik işbirliğinin gelişmesi, Türkiye’nin Kafkasya’daki nüfuzunu artırabilir. Bununla birlikte, Ermeni diasporasının tepkileri ve Pashinyan’ın iç siyasette karşılaşabileceği zorluklar, süreci sekteye uğratabilecek faktörler olarak öne çıkıyor.