Ermenistan, Pazar günü yapılacak erken parlamento seçimleriyle kritik bir siyasi dönemeçten geçiyor. Seçimler, Başbakan Nikol Paşinyan’ın ülkesinin tarihsel Rusya bağımlılığını kırma ve Batı’ya yönelme çabalarının bir referandumu olarak değerlendiriliyor. Rusya’nın bölgedeki etkisinin giderek sorgulandığı bir dönemde, Ermeni seçmenler sandık başında ülkenin gelecekteki jeopolitik rotasını belirleyecek.
Gelişmenin arka planı
Paşinyan’ın 2018’deki “Kadife Devrim” ile iktidara gelmesinden bu yana Ermenistan, bir yandan Rusya ile geleneksel müttefiklik ilişkilerini sürdürürken diğer yandan Avrupa Birliği ve ABD ile daha yakın bağlar kurmaya çalışıyor. Ancak 2020’deki Dağlık Karabağ savaşında Rusya’nın Ermenistan’a yeterli desteği vermediği yönündeki eleştiriler, Paşinyan’ın Batı’ya yönelmesine zemin hazırladı. Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesi ve Batı’nın yaptırımları, Ermenistan’ın Moskova ile ilişkilerini daha da karmaşık hale getirdi.
Seçim anketleri, Paşinyan’ın Sivil Sözleşme partisinin en güçlü aday olduğunu, ancak eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan liderliğindeki Rusya yanlısı muhalefet ittifakının da ciddi bir rekabet sergilediğini gösteriyor. Koçaryan, seçim kampanyasında Paşinyan’ı ülkeyi istikrarsızlığa sürüklemekle ve milli güvenliği zayıflatmakla suçlarken, Batı’ya yönelimin Ermenistan’ı yalnızlaştıracağını savunuyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Ermenistan seçimleri, sadece ülkenin iç siyaseti açısından değil, aynı zamanda Kafkasya’daki güç dengeleri bakımından da önem taşıyor. Rusya, Ukrayna savaşı nedeniyle dikkatini başka yöne çevirmişken, Ermenistan’ın Batı’ya yönelmesi, Moskova’nın Güney Kafkasya’daki etkisini zayıflatabilir. AB ise son dönemde Ermenistan ile ilişkileri geliştirmek ve ülkeyi kendi yörüngesine çekmek için çeşitli adımlar attı. Öte yandan, İran ve Türkiye'nin de yakından izlediği seçimlerin sonucu, bölgedeki ticaret yolları ve enerji projeleri üzerinde etkili olabilir.
Seçimlerin hemen ardından, yeni hükümetin AB ile Ortaklık Anlaşması müzakerelerini hızlandırması veya Rusya öncülüğündeki Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) ile bağlarını sorgulaması bekleniyor. Paşinyan, daha önce KGAÖ’nün Ermenistan’ın güvenlik endişelerine yeterli cevap vermediğini ifade etmişti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ermenistan seçimleri, Türkiye'nin Kafkasya politikası açısından kritik. Türkiye, Azerbaycan ile stratejik ortaklığı ve Karabağ’daki askeri başarısı nedeniyle Ermenistan üzerinde dolaylı bir etkiye sahip. Paşinyan’ın Batı’ya yönelmesi, Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecini olumlu etkileyebilir; çünkü Brüksel, Ankara ile Erivan arasında diyaloğu teşvik ediyor. Ancak seçimlerden Koçaryan’ın galip çıkması, Rusya yanlısı bir çizginin devamı anlamına gelir ve Türkiye’nin bölgedeki manevra alanını daraltabilir. Sonuç olarak, Ankara seçim sonuçlarını hem güvenlik hem de diplomasi boyutlarıyla değerlendirecek bir strateji izlemek durumunda.