Ermenistan, 20 Haziran 2021'de erken genel seçime gidiyor. Başbakan Nikol Paşinyan'ın yeniden seçilmesi, Dağlık Karabağ'da varılan ateşkesin kalıcı hale gelmesini sağlarken, yenilgisi ise bölgedeki barış sürecini neredeyse kesin olarak çökertecek. Moskova, bu denklemin tamamen farkında. Peki bu seçim neden ABD için de bir "savaş" olarak görülüyor? İşte detaylar.
Seçimin Arka Planı: Savaş Sonrası Kırılgan Süreç
2020 sonbaharında 44 gün süren İkinci Dağlık Karabağ Savaşı, Ermenistan'ın yenilgisiyle sonuçlanmış ve Rusya'nın arabuluculuğunda bir ateşkes anlaşması imzalanmıştı. Bu anlaşma, Karabağ'ın büyük bölümünün Azerbaycan kontrolüne geçmesini öngörüyordu. Savaş sonrası Ermenistan'da iç siyasi kriz derinleşti; Paşinyan, anlaşmayı imzaladığı için yoğun eleştirilere maruz kaldı. Muhalefet, Başbakan'ı “ihanetle” suçlayarak istifasını talep etti. Bu baskılar üzerine Paşinyan, erken seçim kararı alarak meşruiyetini yeniden sağlamayı hedefliyor.
Seçim anketleri, Paşinyan'ın partisi Sivil Sözleşme ile eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan liderliğindeki Ermenistan İttifakı arasında başa baş bir yarış olduğunu gösteriyor. Koçaryan, daha Rusya yanlısı bir duruş sergilerken, Paşinyan Batı yanlısı reformist çizgisiyle öne çıkıyor. Bu kutuplaşma, Ermenistan'ın gelecekteki dış politika yönelimi açısından kritik öneme sahip.
Bölgesel ve Küresel Boyut: ABD-Rusya Rekabeti
Ermenistan seçimleri, yalnızca iç dinamiklerle sınırlı kalmıyor. ABD ve Rusya, Kafkasya'daki nüfuz mücadelesinde bu seçimi stratejik bir dönüm noktası olarak görüyor. Paşinyan'ın Batı yanlısı duruşu, Washington için Ermenistan'ı Rusya'nın etki alanından çıkarma fırsatı sunuyor. Ancak Paşinyan'ın seçilmesi halinde, Moskova ile ilişkilerin daha da gerilmesi bekleniyor. Öte yandan, Koçaryan'ın zaferi, Ermenistan'ı yeniden Rusya'nın kucağına iterken, Karabağ sorununda Moskova'nın belirleyici rolünü pekiştirecek.
ABD, bu seçimde Paşinyan'ı dolaylı olarak destekliyor. Zira Paşinyan'ın yenilmesi halinde, Karabağ'da yeniden çatışma riski yüksek. Bu da ABD'nin bölgedeki barışçıl çözüm çabalarını baltalayabilir. Ayrıca, Ermenistan'da istikrarsızlık, İran ve Türkiye gibi bölgesel aktörleri de doğrudan etkileyecek. Güney Kafkasya'daki enerji koridorlarının güvenliği, bu seçim sonucuna bağlı olarak şekillenecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Dağlık Karabağ savaşında Azerbaycan'a verdiği güçlü destekle bölgedeki etkisini artırmıştı. Ermenistan seçimleri, Ankara'nın bölgesel barış vizyonu açısından kritik. Paşinyan'ın yeniden seçilmesi, Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecini hızlandırabilir; zira Paşinyan, savaş sonrası barışa daha açık bir lider profili çiziyor. Koçaryan'ın kazanması ise normalleşme umutlarını erteleyebilir. Türkiye, Kafkasya'da kalıcı istikrar için Ermenistan'daki seçimin barışçıl bir sonuç üretmesini bekliyor.