Pew Araştırma Merkezi’nin yayımladığı yeni bir anket, dünya genelinde kamuoyunun Çin ve lideri Şi Cinping’e yönelik algısının, ABD ve Başkan Donald Trump’a kıyasla belirgin şekilde olumlu olduğunu ortaya koydu. Anket, Trump yönetiminin ABD’nin geleneksel müttefikleriyle yaşadığı ticaret savaşları ve diplomatik gerilimlerin etkisiyle küresel tercihlerin Pekin lehine döndüğünü gösteriyor. 2019’da ABD, Çin’in önünde yer alırken, 2022-2023 verileri Çin’in birçok ülkede daha yüksek onay aldığını gösteriyor.
Anketin Detayları ve Arka Plan
Pew’in 24 ülkede yaptığı ankette, medyan olarak katılımcıların yüzde 63’ü Çin’e olumlu bakarken, ABD’ye olumlu bakanların oranı yüzde 55’te kaldı. Şi Cinping’e güven duyanların oranı ise Trump’a güven duyanlardan 10 puan daha yüksek. Bu değişimde en büyük etken, Trump’ın “Amerika Önce” politikaları sonucu Kanada, Almanya, Fransa gibi müttefik ülkelerle yaşanan ticari anlaşmazlıklar ve NATO’ya yönelik eleştiriler oldu. Özellikle Avrupa’da Çin’in altyapı yatırımları (Kuşak ve Yol Girişimi) ve Kovid-19 yardımları olumlu algıyı artırdı.
Ancak Çin’in artan küresel nüfuzu, özellikle Güney Çin Denizi’ndeki askeri faaliyetleri ve insan hakları ihlalleri konusunda Batılı ülkelerde hâlâ endişe yaratıyor. Ankete göre, Çin’i tehdit olarak görenlerin oranı hâlâ yüksek; ancak ABD’yi tehdit olarak görenlerin oranı da benzer seviyelerde.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Bu algı değişimi, uluslararası sistemdeki güç dengesinin sorgulanmasına yol açıyor. ABD’nin liderlik krizi, Çin’e koz verirken, Pekin bu durumu “küresel yönetişimde alternatif bir merkez” imajını güçlendirmek için kullanıyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde Çin’in kalkınma modeli ve altyapı yardımları cazip görülüyor.
Bölgesel olarak, Asya-Pasifik’te Çin’in etkisi artarken, ABD’nin Hint-Pasifik stratejisi sorgulanıyor. Japonya ve Güney Kore gibi müttefikler ABD ile ittifaklarını sürdürse de kamuoyu Çin’e daha sıcak bakıyor. Avrupa’da ise Çin’e bağımlılık (ticaret ve teknoloji) ile değer temelli endişeler arasında bir denge arayışı var.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin çok yönlü dış politikasını dolaylı olarak etkiliyor. Ankara, ABD ile yaşadığı S-400, Suriye ve F-35 krizlerinin yanı sıra Çin ile ticari ve enerji işbirliğini artırma çabasında. Çin’in artan küresel popülaritesi, Türkiye’nin Doğu’ya yönelim politikasını meşrulaştırabilir. Ancak Çin’in Türkiye’deki yatırımları ve artan ticaret hacmi, ABD ile gerilimleri daha da derinleştirme riski taşıyor. Öte yandan, Pekin’in olumlu algılanması, Türkiye’nin Asya’da yeni ortaklıklar kurmasına fırsat sağlarken, ABD’nin bölgedeki etkisinin azalması Ankara’ya manevra alanı açabilir. Ancak Türkiye’nin NATO üyeliği ve transatlantik bağları göz önüne alındığında, bu değişim dikkatle yönetilmelidir.