Ermenistan'da 9 Şubat Pazar günü yapılacak parlamento seçimlerine bir gün kala, güvenlik güçleri Rusya yanlısı muhalefet partisine mensup altı adayı gözaltına aldı. Gözaltılar, Başbakan Nikol Paşinyan yönetimine karşı muhalefetin yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleşirken, yaklaşık 2,4 milyon Ermeni vatandaşının sandık başına gitmesi bekleniyor.
Seçim öncesi gerilim ve tutuklamalar
Ermenistan İçişleri Bakanlığı, gözaltına alınan altı kişinin 'seçim sürecine müdahale ve kamu düzenini bozma' suçlamalarıyla sorgulandığını duyurdu. Ancak muhalefet partisi, bu operasyonun siyasi baskı amacı taşıdığını ve adaylarının seçim kampanyasını engellemeyi hedeflediğini iddia etti. Özellikle başkent Erivan'da yoğunlaşan güvenlik önlemleri, seçim güvenliği endişelerini artırdı.
Gözaltılar, Ermenistan'ın son yıllarda Rusya ile ilişkilerinde yaşanan gerilimin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Başbakan Paşinyan, 2018'deki protesto dalgasıyla iktidara gelmişti ve o zamandan bu yana Batı yanlısı bir politika izleyerek AB ve ABD ile yakınlaşmayı hedefliyor. Ancak bu yakınlaşma, ülkenin geleneksel müttefiki Rusya ile arasının açılmasına neden oldu. Moskova yanlısı muhalefet partileri, Paşinyan'ı Ermenistan'ın Rusya ile ilişkilerine zarar vermekle suçluyor.
Seçimler, Ermenistan'ın 2020'de Dağlık Karabağ'da Azerbaycan'a karşı yaşadığı askeri yenilginin ardından düzenlenen ilk genel seçim olma özelliği taşıyor. Yenilgi, Paşinyan hükümetine yönelik sert eleştirilere yol açmış ancak hükümet daha önce yapılan erken seçimlerden galip çıkmıştı. Bugünkü seçimlerde ise ekonomik sıkıntılar ve Rusya ile ilişkilerin seyri belirleyici olacak.
Bölgesel ve küresel boyut
Ermenistan'daki seçimler, sadece ülkenin iç siyaseti için değil, aynı zamanda Güney Kafkasya'daki jeopolitik dengeler açısından da kritik önem taşıyor. Ermenistan'ın Batı'ya yönelme çabası, Rusya'nın bölgedeki nüfuzunu kaybetmesi anlamına gelirken, Azerbaycan ve Türkiye ile ilişkilerin geleceği de seçim sonuçlarına bağlı olarak şekillenecek.
ABD ve AB, Ermenistan'daki reform sürecini ve Batı ile entegrasyonu desteklese de, Moskova hala bölgede önemli bir aktör. Rusya'nın Ermenistan'da askeri üsleri bulunuyor ve ülke, Moskova öncülüğündeki Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü'nün (CSTO) bir üyesi. Ancak Paşinyan'ın CSTO'ya yönelik eleştirileri, iki ülke arasındaki bağları zayıflatmış durumda.
Seçimlerin ardından yeni hükümetin izleyeceği dış politika, bölgede kalıcı bir barışın tesisi açısından da belirleyici olacak. Azerbaycan ile süren barış görüşmeleri ve Türkiye ile normalleşme süreci, seçim sonrası hız kazanabilir veya tam tersi bir seyir izleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ermenistan seçimleri, Türkiye'nin Güney Kafkasya politikası açısından yakından takip ediliyor. Paşinyan'ın iktidarda kalması halinde Türkiye ile normalleşme sürecinin devam etmesi beklenirken, Rusya yanlısı bir hükümetin işbaşına gelmesi bu süreci olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış müzakerelerinde Türkiye'nin rolü, seçim sonuçlarına bağlı olarak değişebilir. Ankara, bölgede istikrar ve barıştan yana bir tutum izlerken, Ermenistan'daki siyasi değişimler Türkiye'nin güvenlik ve enerji projeleri üzerinde de etkili olabilir. Özellikle Orta Koridor enerji hatlarının güvenliği açısından Ermenistan'la ilişkilerin seyri stratejik önem taşıyor.