GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Avrupa

Ermenistan’da Rusya’nın Gölgesi: Dezenformasyon Seçimleri Etkileyemedi

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Ermenistan’da Rusya’nın Gölgesi: Dezenformasyon Seçimleri Etkileyemedi
🇫🇷
📡 Batı Medyası
Kaynak perspektifi: Fransız Devlet Yayıncısı
🇫🇷 Fransız Devlet Yayıncısı
Çeviri Kaynağı
France 24 — Bu haber, France 24'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Ermenistan, Başbakan Nikol Paşinyan önderliğinde Rusya’dan bağımsız bir dış politika izleyerek Avrupa Birliği ile daha yakın ilişkiler kurma yolunda ilerliyor. Bu süreçte, Rusya yanlısı dezenformasyon kampanyaları hükümeti hedef alsa da, 7 Haziran’da yapılan parlamento seçimlerinde Avrupa yanlısı aday zafer elde etti. Paşinyan’ın Batı yanlısı rotası, ülkeyi hem ekonomik hem de siyasi olarak dönüştürürken, Rus etkisini kırmak için verilen mücadele bölgesel dengeleri de etkiliyor.

Gelişmenin Arka Planı: Paşinyan’ın Batı’ya Yönelişi

Nikol Paşinyan, 2018’deki Kadife Devrim ile iktidara geldikten sonra Ermenistan’ın geleneksel olarak Rusya’ya bağımlı dış politikasını sorgulamaya başladı. Özellikle 2020 Dağlık Karabağ Savaşı’nda Rusya’nın arabuluculuk rolünün yetersiz kalması, Paşinyan’ı alternatif arayışlara itti. Bunun sonucunda, AB ile Kapsamlı ve Gelişmiş Ortaklık Anlaşması (CEPA) müzakereleri hız kazandı ve ülke, Avrupa Konseyi ile daha sıkı iş birliği yapmaya başladı.

Bu yönelim, Rusya’nın Ermenistan’daki nüfuzunu kaybetme endişesini artırdı. Moskova, medya ve sosyal ağlar üzerinden Paşinyan yönetimini hedef alan yoğun bir dezenformasyon kampanyası başlattı. Kampanyada, Paşinyan’ın AB ile entegrasyonunun Ermenistan’ın ekonomik çöküşüne yol açacağı, Rusya’nın enerji ve güvenlik desteğini kaybedeceği gibi iddialar öne sürüldü. Ayrıca, hükümetin COVID-19 salgını sırasındaki politikaları ve Karabağ’daki kayıpları da sık sık eleştirildi.

7 Haziran 2024’te yapılan parlamento seçimleri, bu propaganda savaşının en kritik sınavı oldu. Avrupa yanlısı aday, seçim sürecinde Rusya’nın müdahalesine rağmen oyların çoğunluğunu almayı başardı. Seçim sonuçları, Ermeni halkının Avrupa ile bütünleşme arzusunun Rus baskısından daha güçlü olduğunu gösterdi. Uluslararası gözlemciler, seçimlerin nispeten serbest ve adil geçtiğini belirtirken, Rusya destekli medya ise sonuçları “hileli” olarak nitelendirdi.

Bölgesel ve Küresel Boyut: Kafkasya’da Güç Dengesi Değişiyor

Ermenistan’ın Avrupa’ya yönelimi, sadece ikili ilişkileri değil, tüm Güney Kafkasya’daki güç dengesini etkiliyor. Rusya, bölgedeki nüfuzunu kaybetme riskiyle karşı karşıya. Özellikle Gürcistan ve Azerbaycan’la rekabet halinde olan Ermenistan’ın Batı ile yakınlaşması, Rusya’nın Abhazya ve Güney Osetya’daki askeri varlığını da tehdit edebilir. Aynı zamanda, AB’nin enerji ve ulaşım koridorları projelerinde Ermenistan’a daha fazla yer vermesi, bölgesel ekonomik entegrasyonu hızlandırabilir.

Ancak bu dönüşüm kolay olmayacak. Rusya, Ermenistan’ı enerji ve güvenlik alanında hâlâ önemli ölçüde etkisi altında tutuyor. Örneğin, Ermeni nükleer santralinin Rus yakıtına bağımlı olması, Moskova’ya ciddi bir koz veriyor. Ayrıca, Rusya’nın Gümrü’deki askeri üssü, bölgede istikrarsızlık durumunda kullanılabilecek bir baskı aracı olarak görülüyor. NATO ve AB, Ermenistan’a daha fazla destek sözü verse de, ülkenin Rusya ile güvenlik bağlarını tamamen koparması beklenmiyor.

Seçimlerin ardından Paşinyan, AB ile müzakerelerin hızlanacağını ve Rusya ile doğrudan çatışmadan farklı bir ilişki modeli geliştireceklerini açıkladı. Bu, Türkiye ile normalleşme sürecine de olumlu yansıyabilir. Zira Ankara, Ermenistan’ın Batı yönelimini desteklemekle birlikte, Dağlık Karabağ meselesinde Azerbaycan’ın pozisyonunu koruyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Ermenistan’ın Rusya’dan uzaklaşması, Türkiye için hem fırsat hem de risk barındırıyor. Olumlu tarafı, Türkiye’nin doğu sınırında daha az Rus etkisi anlamına gelebilir. Bu, Türkiye’nin Azerbaycan ile ilişkilerini güçlendirirken, bölgesel enerji koridorlarında (örneğin Türkiye üzerinden Avrupa’ya gaz akışı) daha etkin olmasını sağlayabilir. Ayrıca, Türkiye-Ermenistan normalleşme süreci, AB desteğiyle hız kazanabilir.

Ancak, Ermenistan’ın Batı yanlısı rotası, Türkiye’nin Azerbaycan ile olan stratejik ortaklığını zorlayabilir. Özellikle Dağlık Karabağ sorununda, Ermenistan’ın AB’den aldığı destekle daha güçlü bir müzakere pozisyonu elde etmesi, Türkiye’nin Azerbaycan’a verdiği desteğin sorgulanmasına yol açabilir. Ayrıca, Rusya’nın Ermenistan’daki askeri varlığına karşı NATO’nun bölgeye daha fazla ilgi göstermesi, Türkiye’nin güvenlik endişelerini artırabilir. Sonuç olarak, Türkiye’nin dengeli bir yaklaşım benimsemesi, hem AB ile uyumunu hem de Kafkasya’daki çıkarlarını korumasını gerektiriyor.

Etiketler:
ErmenistanNikol PaşinyanRus dezenformasyonuAvrupa Birliğiparlamento seçimleriKafkasyaTürkiye-Ermenistan ilişkileriDağlık Karabağ

İlgili Haberler

Fransa ve Almanya ortak savaş uçağı projesini rafa kaldırdı
Avrupa

Fransa ve Almanya ortak savaş uçağı projesini rafa kaldırdı

11 dk önce

Fransa'da adalet bakanının istifası 'artık onun elinde değil
Avrupa

Fransa'da adalet bakanının istifası 'artık onun elinde değil

14 dk önce

Zelenskiy: Ukrayna ve İngiltere'nin Rusya'ya karşı birbirine ihtiyacı var
Avrupa

Zelenskiy: Ukrayna ve İngiltere'nin Rusya'ya karşı birbirine ihtiyacı var

42 dk önce

Güney Londra'daki geri dönüşüm merkezinde büyük yangın: 100 itfaiyeci müdahale ediyor
Avrupa

Güney Londra'daki geri dönüşüm merkezinde büyük yangın: 100 itfaiyeci müdahale ediyor

1 sa önce