Ermenistan Anayasa Mahkemesi, ülkedeki Rusya yanlısı muhalefetin 20 Haziran'da yapılan erken parlamento seçimlerinin sonuçlarının iptali yönündeki talebini oybirliğiyle reddetti. Devlet haber ajansı Armenpress'in bildirdiğine göre, mahkeme, seçimlerin anayasal düzene uygun şekilde gerçekleştirildiğine hükmetti. Bu karar, Batı yanlısı Başbakan Nikol Paşinyan'ın Sivil Sözleşme ittifakının seçim zaferini teyit ederek siyasi istikrarı pekiştirdi. Paşinyan'ın partisi oyların yüzde 53,9'unu alarak 107 sandalyeli mecliste 71 sandalye kazanmıştı. Rusya yanlısı blok ise yüzde 21 oyla 29 sandalye elde etmişti.
Seçim süreci ve muhalefetin itirazı
Erken seçimler, Paşinyan'ın 2020 Dağlık Karabağ savaşının ardından orduda yaptığı reformlar ve ülkedeki siyasi krizi aşmak amacıyla Nisan ayında istifa etmesi sonucu gündeme gelmişti. Muhalefet, seçimlerde usulsüzlük yapıldığı, oy torbalarının açıldığı ve seçmenlerin baskı altında olduğu iddialarını mahkemeye taşımıştı. Ancak mahkeme, seçim komisyonunun verilerini ve uluslararası gözlemcilerin raporlarını değerlendirerek, seçimlerin özgür ve adil bir ortamda yapıldığına karar verdi. AGİT gözlemcileri, seçimlerin genel olarak rekabetçi geçtiğini ancak bazı teknik sorunlar yaşandığını belirtmişti. Mahkemenin kararı, ülkedeki siyasi gerilimi dindirmeye yönelik bir adım olarak görülüyor.
Paşinyan, kararın ardından yaptığı açıklamada, "Anayasa Mahkemesi adaleti tesis etti. Artık reformlara ve ülkenin kalkınmasına odaklanabiliriz" dedi. Muhalefet ise kararı tanımadığını ve halkın iradesinin gasp edildiğini savunarak protesto çağrısı yaptı. Ancak bu çağrılar şimdiye kadar geniş bir taban bulamadı. Paşinyan yönetiminin ekonomik iyileşme ve Batı ile entegrasyon vaatleri, özellikle kentli seçmenler arasında karşılık buluyor. Ancak uzmanlar, Rusya ile bağları koparmadan Batı'ya yönelmenin zorlu bir denge gerektirdiğini vurguluyor.
Bölgesel ve jeopolitik boyut
Ermenistan'daki bu siyasi gelişme, bölgesel güç dengeleri açısından kritik önem taşıyor. Paşinyan'ın Batı yanlısı tutumu, Rusya'nın Güney Kafkasya'daki etkisini azaltabilir. Rusya, Ermenistan ile askeri ittifak anlaşmasına sahip olmasına rağmen, Paşinyan'ın Dağlık Karabağ savaşında Rusya'nın yetersiz kaldığı yönündeki eleştirileri ikili ilişkileri germişti. Mahkeme kararı, Paşinyan'ın içerideki meşruiyetini sağlamlaştırarak, Batı ile diyalogda elini güçlendirecek. AB ve ABD, seçim sonuçlarını memnuniyetle karşılayarak reform sürecine destek sinyali verdi. Öte yandan, Türkiye ile sınır kapılarının açılması ve normalleşme görüşmeleri, Paşinyan'ın dış politika ajandasında öncelikli konular arasında yer alıyor. Azerbaycan ile barış anlaşması müzakereleri de hız kazanabilir. Bölgedeki istikrar, sadece Ermenistan'ın değil, Türkiye, İran ve Rusya'nın da çıkarlarını doğrudan etkileyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ermenistan'daki bu siyasi gelişmeyi yakından takip ediyor. Paşinyan'ın iktidarını pekiştirmesi, Türkiye ile Ermenistan arasında süren normalleşme sürecine hız kazandırabilir. 2021'de başlayan özel temsilci görüşmeleri, sınır kapılarının açılması ve diplomatik ilişkilerin tesisi açısından kritik bir dönemeçte. Mahkeme kararı, Paşinyan'ın iç politikada elini güçlendirerek, Karabağ sorununda Türkiye ve Azerbaycan ile daha yapıcı bir diyalog kurmasını sağlayabilir. Ancak Türkiye, Paşinyan'ın Batı yanlısı söylemlerine rağmen, Rusya'nın bölgedeki askeri varlığını ve Ermenistan'daki nüfuzunu göz önünde bulundurarak temkinli bir politika izliyor. Ankara, aynı zamanda Dağlık Karabağ'ın statüsünün tanınmaması ve Azerbaycan'ın toprak bütünlüğüne verdiği destek konusunda taviz vermeyecek. Bölgesel iş birliği ve enerji koridorları projeleri, Türkiye'nin Kafkasya politikasında belirleyici faktörler olacak. Kısacası, Ermenistan'daki istikrar, Türkiye'nin bölgesel güvenlik ve ekonomik çıkarları için olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir.