Eritre, kuzey Etiyopya'da Eritre askerlerinin görüldüğüne dair iddiaları reddederek, bu suçlamaların Etiyopya'nın yeni bir savaş için bahane aradığını gösterdiğini savundu. Görgü tanıkları, Eritre birliklerinin Tigray bölgesine bağlı bazı kasabalarda konuşlandığını bildirdi. Eritre Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, iddiaların asılsız olduğu ve Etiyopya'nın saldırgan emellerine hizmet ettiği belirtildi.
Gelişmenin arka planı
Kasım 2020'de başlayan Tigray savaşı, Etiyopya federal hükümeti ile Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) arasında iki yıl sürdü. Eritre, federal hükümetin yanında savaşa müdahil oldu ve Tigray'a asker gönderdi. 2022'de imzalanan Pretoria Antlaşması ile çatışmalar sona erdi ancak Eritre askerlerinin bölgeden tamamen çekilmediği yönünde iddialar zaman zaman gündeme geldi. Son haftalarda Tigray'ın batı ve doğu sınırlarında Eritre üniformalı askerlerin görüldüğü haberleri tansiyonu yeniden yükseltti. Bölge sakinleri, Eritre askerlerinin bazı köylerde kontrol noktaları oluşturduğunu ve yerel yönetimi baskı altına aldığını öne sürüyor.
Etiyopya hükümeti, Eritre askerlerinin varlığını doğrulamadı ancak konuyu yakından takip ettiğini açıkladı. Tigray geçici yönetimi ise uluslararası toplumu acil müdahaleye çağırdı. Eritre, suçlamaları 'Etiyopya'nın iç sorunlarını örtmek için uydurduğu senaryo' olarak nitelendirdi. Eritre Enformasyon Bakanı Yemane Gebremeskel, yaptığı yazılı açıklamada, 'Etiyopya, Tigray'daki başarısızlığını Eritre'ye yükleyerek yeni bir çatışma ortamı yaratmaya çalışıyor' dedi. Bu açıklama, iki ülke arasındaki güven bunalımının derinleştiğini gösteriyor.
Tigray savaşının sona ermesinin ardından bölgede kırılgan bir barış süreci yürütülüyor. Ancak Eritre'nin askeri varlığını sürdürdüğü iddiaları, kalıcı barışın önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor. Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliği, taraflara itidal çağrısında bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, 'Eritre güçlerinin Etiyopya topraklarından derhal çekilmesi gerektiğini' ifade etti. Avrupa Birliği de benzer bir açıklama yaparak, bölgede istikrarın korunması için tüm yabancı unsurların çekilmesi gerektiğini vurguladı.
Bölgesel veya küresel boyut
Etiyopya-Eritre gerilimi, Afrika Boynuzu'nda istikrarı tehdit ediyor. Eritre, 1993'te bağımsızlığını kazanmasının ardından Etiyopya ile 1998-2000 arasında sınır savaşı yaşadı. 2018'de Abiy Ahmed'in başbakan olmasıyla ilişkiler normalleşme sürecine girdi ve Abiy'e Nobel Barış Ödülü kazandırdı. Ancak Tigray savaşı sırasında Eritre'nin askeri desteği, ilişkileri yeniden gerdi. Eritre Devlet Başkanı Isaias Afwerki, Tigray savaşını kendi güvenlik çıkarları için kullandı ve bölgede nüfuz alanı oluşturdu. Şimdi ise Eritre'nin bu nüfuzu kaybetmemek için askerlerini çekmediği değerlendiriliyor.
Bölgesel güçler de gelişmeleri yakından izliyor. Sudan, Güney Sudan ve Cibuti, olası bir çatışmanın mülteci akınına yol açmasından endişeli. Kenya ve Uganda, Afrika Birliği aracılığıyla arabuluculuk çabalarını sürdürüyor. Kızıldeniz'deki jeopolitik rekabet de bu denklemi etkiliyor. Eritre, Kızıldeniz'e kıyısı olan stratejik bir ülke. Suudi Arabistan ve BAE, Eritre'de askeri üsler bulunduruyor. Bu üsler, Eritre'nin bölgesel hamlelerini cesaretlendiriyor olabilir. ABD ve Çin de bölgede nüfuz mücadelesi veriyor. Çin, Etiyopya'da büyük altyapı yatırımlarına sahipken, ABD Eritre'ye yönelik yaptırımları sürdürüyor.
Uluslararası kamuoyu, Tigray'da yeniden çatışma çıkmasından endişeli. 2020-2022 savaşında yüz binlerce kişi hayatını kaybetti, milyonlarca kişi yerinden edildi. İnsani yardım kuruluşları, bölgede halen ciddi bir insani kriz olduğunu ve yeni bir çatışmanın felakete yol açacağını belirtiyor. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), Tigray'da 5 milyondan fazla kişinin yardıma muhtaç olduğunu raporladı. Eritre askerlerinin varlığı, yardım ulaştırılmasını da zorlaştırıyor.
Etiyopya hükümeti, Eritre'yi doğrudan suçlamaktan kaçınıyor. Başbakan Abiy Ahmed, son açıklamasında 'Eritre kardeş ülkedir, sorunlar diyalogla çözülecek' dedi. Ancak Tigray yönetimi, federal hükümetin Eritre'ye karşı yeterince sert olmadığını savunuyor. Bu durum, Etiyopya içinde siyasi gerilimi artırıyor. Eritre ise uluslararası baskıyı göğüslemek için Rusya ve Çin ile ilişkilerini güçlendiriyor. Eritre, BM Güvenlik Konseyi'nde kendisine yönelik herhangi bir yaptırım kararını veto edebilecek müttefiklere sahip.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Etiyopya-Eritre gerilimi, Türkiye'nin Afrika Boynuzu politikalarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, Etiyopya ile 2000'lerden bu yana ekonomik ve askeri ilişkilerini geliştirdi; TİKA ve THY aracılığıyla bölgede etkin. Türk iş insanları Etiyopya'da tekstil, inşaat ve enerji sektörlerinde yatırım yapıyor. Olası bir çatışma, bu yatırımları riske atabilir. Ayrıca Türkiye, Kızıldeniz'deki güvenlik dengelerine duyarlı; Eritre'deki yabancı üsler, Türkiye'nin bölgedeki askeri varlığını sınırlayabilir. Türkiye, Afrika Birliği ile işbirliği içinde barışçıl çözüm için diplomatik girişimlerde bulunabilir. Ankara'nın hem Etiyopya hem Eritre ile iyi ilişkileri, arabuluculuk rolü üstlenmesine imkân tanıyor.