Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail’in Gazze’de işlediği suçlara ilişkin sert bir açıklama yaparak, İsrail hükümetinin ellerinin "masumların kanıyla lekeli" olduğunu söyledi. Salı günü Kabine toplantısı sonrası basın mensuplarına konuşan Erdoğan, İsrail’in Gazze’deki sivillere yönelik saldırılarını “soykırım” olarak nitelendirdi ve İsrail lideri Binyamin Netanyahu’nun savaş suçu işlediğini iddia etti. Erdoğan, İsrail’in Türkiye’ye yönelik suçlamalarına da değinerek, Ankara’nın bu tür “iftiralara” cevap vermeyeceğini vurguladı. Türkiye’nin Filistin halkının yanında durmaya devam edeceğini belirten Erdoğan, uluslararası topluma İsrail’e karşı harekete geçme çağrısı yaptı.
Gelişmenin arka planı
Erdoğan’ın açıklamaları, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik hava ve kara saldırılarının şiddetlendiği bir dönemde geldi. İsrail, 7 Ekim’de Hamas’ın düzenlediği sınır ötesi saldırılara karşılık olarak Gazze’yi bombalamaya başlamıştı. Saldırılarda şu ana kadar 30 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, çoğu kadın ve çocuk. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, İsrail’in uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirtiyor. Erdoğan, daha önce de İsrail’i “terör devleti” olarak tanımlamış ve Netanyahu hükümetini Nazi Almanyası’na benzetmişti. Türkiye, İsrail ile tüm ekonomik ve askeri iş birliğini dondurdu. Erdoğan’ın bu son açıklamaları, İsrail’in Ankara büyükelçisinin sınır dışı edilmesinin ardından geldi.
Erdoğan, konuşmasında İsrail’in Türkiye’ye yönelik suçlamalarını da reddetti. İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, daha önce Erdoğan’ı Hamas’ı desteklemekle suçlamıştı. Erdoğan bu suçlamaları “temelsiz” olarak nitelendirdi ve Türkiye’nin Filistin davasına verdiği desteğin insani ve hukuki olduğunu söyledi. Ayrıca İsrail’in 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulmasını engellediğini öne sürdü.
Bölgesel veya küresel boyut
Erdoğan’ın bu çıkışı, Orta Doğu’da tırmanan gerilimin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. İsrail, Gazze’ye yönelik saldırılarını sürdürürken, İran destekli gruplar da Irak ve Suriye’den ABD üslerine saldırılar düzenliyor. Arap Birliği, İsrail’i kınayan ortak bir bildiri yayınlarken, Suudi Arabistan ve Mısır gibi ülkeler ateşkes çağrısı yapıyor. Ancak İsrail, Hamas’ı yok etmeden durmayacağını belirtiyor. ABD ise İsrail’e askeri yardım sağlamaya devam ediyor. Erdoğan’ın söylemi, Türkiye’nin Filistin yanlısı pozisyonunu pekiştirirken, İsrail ile ilişkilerin daha da kötüleşmesine neden olabilir. İsrail, daha önce Türkiye’nin Filistin’e verdiği desteği “provokasyon” olarak nitelendirerek Ankara’yı uyarmıştı. Bu gerilim, Doğu Akdeniz’deki enerji iş birliğini de olumsuz etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Erdoğan’ın bu açıklamaları, Türkiye’nin İsrail karşıtı dış politikasının bir parçası olarak okunmalı. Ankara, hem iç kamuoyuna hem de İslam dünyasına Filistin davasının savunucusu olduğunu göstermek istiyor. Ancak bu söylem, Türkiye’nin ABD ve Batı ile ilişkilerini daha da zorlaştırabilir. Ekonomik olarak Türkiye, İsrail ile ticaret hacminin düşmesinden olumsuz etkileniyor; enerji alanında da Doğu Akdeniz’de doğal gaz iş birliği imkânları zayıflıyor. Bölgesel güvenlik açısından ise Türkiye’nin Hamas ile ilişkisi, İsrail ve ABD tarafından yakından takip ediliyor. Bu durum, Türkiye’nin Orta Doğu’daki nüfuzunu artırsa da, Batı ile yaşanan kriz Türkiye’yi ekonomik ve diplomatik olarak yalnızlaştırabilir.