Jeffrey Epstein’ın kişisel asistanı, ABD Kongresi’ne verdiği ifadede, cinsel suçlarla yargılanan iş insanının dönemin Başkanı Donald Trump ile düzenli olarak telefon görüşmeleri yaptığını itiraf etti. Kongre üyelerine göre asistan, Epstein’ın Trump ve diğer siyasi figürlerle olan bağlantılarına ilişkin “çok sayıda isim” verdi. Bu gelişme, Epstein’ın ölümünün ardından dosyanın yeniden açılmasına yönelik çağrıları güçlendirdi.
Gelişmenin Arka Planı
Jeffrey Epstein, 2019 yılında federal hapishanede ölü bulunmadan önce, reşit olmayan kızlarla cinsel ilişki kurmak ve insan ticareti yapmakla suçlanıyordu. Ölümü, adalet sistemine duyulan güveni sarsmış ve Epstein’ın güçlü bağlantılarının soruşturmayı engellediği yönünde şüphelere yol açmıştı. Şimdi, eski asistanı Sarah Kellen’in (evlilik öncesi soyadıyla) Kongre’ye verdiği bilgiler, dosyanın yeniden canlanmasına neden oldu.
Kellen, Epstein’ın 2000’li yılların başında Trump’la sık sık telefon görüşmeleri yaptığını ve bu görüşmeleri kendisinin ayarladığını söyledi. Ayrıca, Epstein’ın eski ABD Başkanı Bill Clinton, İngiltere Kraliyet ailesi üyeleri ve çeşitli akademisyenlerle olan ilişkilerine dair ayrıntılar paylaştı. Kongre’deki Cumhuriyetçi ve Demokrat üyeler, bu ifadelerin Epstein’ın geniş etki ağını ortaya koyduğunu belirtti.
Bölgesel veya Küresel Boyut
Bu skandal, sadece ABD siyasetini değil, aynı zamanda uluslararası ilişkileri de etkileyebilir. Epstein’ın bağlantılarının dünya genelindeki elitlerle olması, birçok ülkede yeni soruşturmalara yol açabilir. Britanya’da Prens Andrew’un Epstein’la olan ilişkisi nedeniyle kraliyet ailesi zaten zor durumda. Ayrıca, Fransa, İsrail ve Rusya’dan isimlerin de dosyada geçtiği iddia ediliyor.
Kongre’de yapılan oturumlarda, Epstein’ın ölümünün şüpheli koşulları ve adli tıp raporlarındaki çelişkiler de gündeme geldi. Bazı milletvekilleri, Epstein’ın ölümünün bir komplo olabileceğini öne sürerken, diğerleri bunun “kurumsal bir örtbas” olduğunu iddia ediyor. Soruşturma, Adalet Bakanlığı’nın yanı sıra FBI’ı da hedef alıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Epstein dosyasının yeniden açılması, Türkiye’yi doğrudan ilgilendirmese de, küresel güç dengeleri açısından önemlidir. ABD’deki bu tür skandallar, ülkenin iç siyasetini etkileyerek dış politikada dalgalanmalara yol açabilir. Ayrıca, Epstein’ın bağlantıları arasında Türkiye’den isimler olabileceği spekülasyonu, kamuoyunda merak uyandırıyor. Türkiye, uluslararası hukuk ve adalet mekanizmalarına olan güveni artırmak için bu tür gelişmeleri yakından takip etmelidir.