ABD'de son dönemde artan enflasyonun sorumlusu olarak sıkça Başkan Donald Trump'ın politikaları gösterilse de, uzmanlar asıl fitilin İran tarafından ateşlendiğini savunuyor. Kaynaklara göre, bu 'Trump enflasyonu' değil, 'İran terör enflasyonu' olarak adlandırılmalı. İran'ın bölgesel istikrarsızlık yaratan faaliyetleri, özellikle enerji piyasalarında arz kesintilerine ve fiyat artışlarına yol açarak küresel enflasyonu tetikliyor.
Gelişmenin arka planı
İran'ın Orta Doğu'daki vekil güçler aracılığıyla yürüttüğü saldırılar, petrol tankerlerine ve enerji altyapısına yönelik tehditler, küresel petrol fiyatlarını yukarı çekiyor. Özellikle 2019'daki Abqaiq ve Khurais petrol tesislerine yapılan saldırılar, günlük 5,7 milyon varil petrol arzını geçici olarak durdurmuş ve fiyatların %15'ten fazla artmasına neden olmuştu. Bu tür olaylar, ABD'de enerji maliyetlerini yükselterek tüketici fiyatlarına yansıyor.
ABD Merkez Bankası (Fed) verilerine göre, 2021-2023 yılları arasında enflasyonun %9'a kadar çıkmasında enerji fiyatlarının payı büyük. İran'ın nükleer programı ve yaptırımların sıkılaştırılması da piyasalardaki belirsizliği artıran diğer faktörler.
Bölgesel ve küresel boyut
İran'ın etkisi sadece enerji piyasalarıyla sınırlı değil. Ülkenin Yemen'deki Husilere desteği, Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırılar, küresel tedarik zincirlerinde aksamalara yol açıyor. Süveyş Kanalı'ndan geçen ticaret hacmi %30 azalırken, navlun ücretleri katlanarak arttı. Bu durum, ABD'de ithal malların fiyatlarına yansıyarak enflasyonist baskıyı derinleştiriyor.
Uzmanlar, Trump yönetiminin İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikasının bu krizi daha da körüklediğini, ancak temel nedenin İran'ın istikrarsızlaştırıcı eylemleri olduğunu vurguluyor. Dolayısıyla enflasyonla mücadelede İran'ın etkisinin de hesaba katılması gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ithalatında büyük oranda dışa bağımlı bir ülke olarak İran kaynaklı petrol fiyat artışlarından doğrudan etkileniyor. Yükselen enerji fiyatları, cari açığı büyütürken iç enflasyonu da tetikliyor. Ayrıca Türkiye'nin İran'la komşuluğu ve ikili ticaret hacmi göz önüne alındığında, bölgesel istikrarsızlık güvenlik risklerini artırıyor. Ankara, hem enerji maliyetlerini kontrol altında tutmak hem de sınır güvenliğini sağlamak için İran'ın bölgesel faaliyetlerini yakından izlemek zorunda.