Londra merkezli Enerji Enstitüsü’nün (Energy Institute) 75. yıllık Dünya Enerji İstatistiksel İncelemesi (Statistical Review of World Energy) yayımlandı. Rapora göre, küresel enerji talebi 2023’te tarihsel ortalamanın üzerinde artarken, yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam payı yüzde 14’e yükseldi ancak fosil yakıtların hakimiyeti sürüyor. İşte raporun 10 kritik bulgusu ve Türkiye için anlamı.
Küresel Enerji Görünümü: Talep Artışı Sürüyor
Enerji Enstitüsü’nün raporu, dünya birincil enerji talebinin 2023’te bir önceki yıla göre yüzde 2 arttığını ortaya koyuyor. Bu artış, 10 yıllık ortalama büyüme hızının (yüzde 1,4) üzerinde gerçekleşti. Talep artışının temel itici gücü, gelişmekte olan ülkelerdeki sanayileşme ve artan enerji ihtiyacı olarak belirtiliyor. Özellikle Çin ve Hindistan, küresel talep artışının büyük bir kısmını oluşturuyor.
Rapora göre, enerji tüketiminde fosil yakıtlar hâlâ yüzde 81,5 ile baskın konumda. Petrol yüzde 32, kömür yüzde 26, doğal gaz yüzde 23 paya sahip. Yenilenebilir enerji kaynaklarının payı yüzde 14’e çıksa da, fosil yakıt kullanımı mutlak anlamda artmaya devam ediyor. Karbon emisyonlarının 2023’te 35 milyar tona ulaşması, iklim hedefleri açısından endişe verici bir tablo çiziyor.
Yenilenebilir enerji kapasitesi ise rekor kırarak 510 GW eklendi. Güneş ve rüzgar enerjisi, toplam yenilenebilir kapasite artışının yüzde 75’ini oluşturdu. Bununla birlikte, yenilenebilir enerjinin toplam enerji tüketimindeki payı hâlâ düşük seviyelerde. Rapor, “enerji dönüşümü” kavramının aslında “enerji artışı” olarak adlandırılması gerektiğini savunuyor; çünkü yenilenebilir kaynaklar mevcut fosil yakıt kullanımının yerini almak yerine, toplam enerji arzına ekleniyor.
Bölgesel Boyut: Avrupa’da Düşüş, Asya’da Yükseliş
Raporun bölgesel analizi, Avrupa’nın enerji tüketiminin 2023’te yüzde 4,5 azaldığını gösteriyor. Bu düşüşte, enerji verimliliği ve yenilenebilir yatırımlarının yanı sıra ekonomik yavaşlama da etkili oldu. Buna karşılık, Asya-Pasifik bölgesinin tüketimi yüzde 4,6 arttı. Çin, dünya enerji tüketiminin yüzde 27’sini oluşturarak açık ara en büyük tüketici olmaya devam ediyor.
Petrol piyasasında, OPEC+ ülkelerinin üretim kesintileri küresel arzı kısıtlarken, ABD’nin rekor düzeydeki petrol üretimi (günde 13,3 milyon varil) fiyatları dengelemeye yardımcı oldu. Doğal gazda ise, Rusya’nın Avrupa’ya sevkiyatının azalması, LNG ticaretini yeni rotalara yönlendirdi. Küresel LNG arzı yüzde 5 artarken, Asya ve Avrupa’da fiyatlar volatil seyretti.
Kömür tüketimi, özellikle Çin ve Hindistan’da artarken, AB ve ABD’de düşüş kaydetti. Yenilenebilir enerji yatırımları 2023’te 1,8 trilyon dolara ulaştı, ancak bu yatırımların büyük kısmı Çin ve ABD’ye odaklandı. Rapor, gelişmekte olan ülkelerdeki yenilenebilir enerji yatırım eksikliğinin, küresel enerji dönüşümünü yavaşlattığını vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji talebini ithalatla karşılayan bir ülke olarak küresel enerji piyasalarındaki bu eğilimlerden doğrudan etkileniyor. Artan petrol ve doğal gaz fiyatları, cari açığı ve enflasyonu baskılıyor. Rapordaki veriler, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesini artırmak için yatırımlarını hızlandırması gerektiğini gösteriyor. Aynı zamanda, kömür kullanımının küresel ölçekte yavaş da olsa azalması, Türkiye’nin kömüre dayalı enerji politikasını yeniden değerlendirmesini zorunlu kılıyor. Enerji arz güvenliği açısından, Rusya ve Orta Doğu’ya bağımlılığın azaltılması için nükleer ve yenilenebilir kaynaklara yönelik adımlar kritik önem taşıyor.