Endonezya genelinde devam eden orman ve arazi yangınları, başta Sumatra ve Kalimantan adaları olmak üzere geniş bir alanı etkisi altına alırken, duman bulutları komşu Malezya'ya kadar ulaşarak bölgesel bir hava kirliliği krizine dönüştü. Devlet Başkanı Prabowo Subianto, yangınlardan sorumlu tutulan büyük şirketlere karşı sert önlemler alacağını açıkladı. Bu açıklama, Jakarta yönetiminin yıllardır bu yangınların arkasındaki isimleri cezalandırıp cezalandıramayacağı sorusunu yeniden gündeme getiriyor. Yetkililer, yangınların çoğunun tarım arazisi açmak için bilinçli olarak çıkarıldığını belirtiyor; ancak şimdiye kadar bu eylemlerin failleri genellikle cezasız kaldı.
Yangınların arka planı: neden çıkıyor, neden söndürülemiyor?
Endonezya'da her yıl kurak mevsimde yaşanan orman yangınları, büyük ölçüde palm yağı ve kağıt hamuru endüstrisi için arazi açma amacıyla 'kes ve yak' yönteminin kullanılmasından kaynaklanıyor. Özellikle Sumatra ve Kalimantan'daki turba toprakları, bir kez alev aldığında yerin metrelerce altına kadar yanarak söndürülmesi son derece güç olan yangınlara yol açıyor. Bu yılki yangınlar, El Nino etkisiyle kuraklığın şiddetlenmesi sonucu daha da geniş bir alana yayılmış durumda.
Prabowo hükümeti, yangınlara karıştığı tespit edilen şirketlere karşı idari para cezaları ve lisans iptalleri de dahil olmak üzere 'firm action' sözü veriyor. Ancak geçmişte de benzer vaatlerde bulunulmuş, ancak güçlü iş dünyası lobileri ve yetersiz yasal uygulamalar nedeniyle bu sözler çoğu zaman havada kalmıştı. Endonezya hükümeti, 2015 yılındaki büyük yangın krizinin ardından 160'tan fazla şirketi soruşturmuş, ancak yalnızca birkaçı mahkum edilmişti.
Bu yılki yangınlarda ise ilk kez bazı büyük firmaların lisanslarının askıya alındığı veya iptal edildiği yönünde haberler geliyor. Çevre ve Orman Bakanlığı, yangın çıkan araziler üzerindeki imtiyaz sahibi 20'den fazla şirkete yaptırım uyguladığını açıkladı. Ancak çevre aktivistleri, bu yaptırımların yalnızca küçük ölçekli işletmeleri kapsadığını, asıl büyük oyuncuların ise hala dokunulmaz olduğunu savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Malezya alarmda, iklim etkisi büyük
Yangınlardan yayılan duman, rüzgarların etkisiyle Malezya'nın kuzey eyaletlerinde hava kalitesini tehlikeli seviyelere düşürdü. Malezya hükümeti, okulları tatil ederken vatandaşları maske takmaya çağırdı. Kuala Lumpur, bölgesel iş birliği çerçevesinde Endonezya'dan yangınlarla mücadelede daha etkin adımlar atmasını talep ediyor.
Öte yandan, bu yangınların küresel iklim değişikliğine etkisi de göz ardı edilemez düzeyde. Yalnızca bu yıl yangınlardan kaynaklanan karbon emisyonunun, Endonezya'nın yıllık endüstriyel emisyonunun büyük bir kısmına eşit olduğu tahmin ediliyor. Turba yangınları, metrekare başına diğer yangınlardan çok daha fazla karbon salıyor. Bilim insanları, bu tür yangınların yalnızca bölgesel hava kirliliği değil, aynı zamanda küresel ısınmayı hızlandıran ciddi bir faktör olduğunu vurguluyor.
Endonezya, 2015'teki büyük yangınların ardından Paris İklim Anlaşması kapsamında emisyon azaltımı taahhüdünde bulunmuş, ancak her yıl tekrarlayan bu yangınlar bu taahhütlerin ciddiyetini sorgulatıyor. Bölgesel iş birliği platformu olan ASEAN, duman kirliliğine karşı ortak bir anlaşma imzalamış olmasına rağmen, uygulamada bu anlaşmanın bağlayıcılığı oldukça zayıf.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, orman yangınlarıyla mücadele konusunda Akdeniz havzasında benzer sorunlar yaşayan bir ülke olarak Endonezya'daki gelişmeleri yakından izliyor. Geçtiğimiz yıllarda Muğla ve Antalya'da yaşanan büyük yangınlar, Türkiye'nin yangın önleme ve söndürme kapasitesini artırma ihtiyacını ortaya koymuştu. Endonezya'daki 'kes ve yak' yönteminin yarattığı sınır ötesi hava kirliliği, çevre felaketlerinin ulusal sınırları aşan etkisini gösteriyor ve bu durum, Türkiye'nin komşu ülkelerle çevre alanında iş birliği yapmasının önemini vurguluyor. Ayrıca, palm yağı ithalatçısı olan Türkiye'nin, sürdürülebilir tarım uygulamalarını teşvik eden tedarik zinciri politikalarını gözden geçirmesi gerekebilir.