Endonezya'nın Batı Java eyaletindeki büyük bir çöplükte bir haftadan uzun süre önce başlayan yangın, hâlâ kontrol altına alınabilmiş değil. Yetkililer, 22 Ağustos'ta başlayan ve nedeni henüz belirlenemeyen yangının, çöplük alanına yayılan zehirli gazlar nedeniyle çevre sakinlerini hasta ettiğini bildirdi. Yangın, bölgedeki hava kalitesini ciddi şekilde düşürürken, binlerce kişi solunum yolu rahatsızlıkları nedeniyle sağlık merkezlerine başvurdu. Endonezyalı milletvekilleri ve çevre aktivistleri, felaketin ülkenin kronik atık yönetimi sorunlarının bir yansıması olduğunu vurguluyor.
Yangının başlangıcı ve etkileri
Yangın, başkent Cakarta'nın yaklaşık 60 kilometre güneydoğusundaki Bekasi şehrinde bulunan Bantar Gebang çöplüğünde çıktı. Bu alan, Güneydoğu Asya'nın en büyük çöp depolama sahalarından biri olarak biliniyor ve her gün binlerce ton atık kabul ediyor. Yangın salı günü başladıktan sonra hızla yayıldı ve itfaiye ekiplerinin müdahalesine rağmen söndürülemedi. Çöplükten yükselen yoğun duman, gökyüzünü kaplarken, çevredeki köylerde yaşayanlar evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Endonezyalı yetkililer, bölgede olağanüstü hal ilan ederken, zehirli gazlardan etkilenenlerin sayısı giderek artıyor. Sağlık bakanlığı, en az 200 kişinin akut solunum yolu enfeksiyonu şikayetiyle hastanelere başvurduğunu açıkladı. Yangının kontrol altına alınması için helikopterlerle su ve kimyasal söndürücüler atılıyor, ancak yangının alt katmanlara doğru ilerlemesi söndürme çalışmalarını zorlaştırıyor. Uzmanlar, yangının tamamen söndürülmesinin haftalar alabileceğini belirtiyor.
Atık yönetimi krizi ve bölgesel boyut
Bantar Gebang çöplüğü, Endonezya'nın atık yönetimi sisteminin simgesi haline gelmiş durumda. Ülkede her yıl yaklaşık 7 milyon ton plastik atık üretiliyor ve bunun büyük bir kısmı düzenli depolama sahalarına gönderiliyor. Ancak bu sahaların çoğu kapasite sınırına ulaşmış durumda. Aktivistler, hükümetin atık azaltma ve geri dönüşüm politikalarını yetersiz buluyor. Yangının, Endonezya'nın atık yönetimi altyapısının çöküş noktasına geldiğini gösterdiği ifade ediliyor.
Benzer olaylar Güneydoğu Asya'da sıkça yaşanıyor. Bölge ülkeleri, hızlı kentleşme ve artan tüketimle başa çıkmakta zorlanıyor. Özellikle Endonezya, plastik atıkların denize karışmasıyla da uluslararası eleştirilerin hedefi oluyor. Bu yangın, sadece bir çevre felaketi değil, aynı zamanda yönetimsel bir başarısızlık olarak değerlendiriliyor. Hükümet, atık yönetimi reformları sözü verse de, uygulamada yetersiz kalıyor. Milletvekilleri, yangının ardından acil bir eylem planı çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Endonezya'daki bu yangın, Türkiye'deki atık yönetimi tartışmalarına ışık tutuyor. Türkiye de benzer şekilde, düzensiz depolama sahaları ve geri dönüşüm altyapısı eksikliğiyle boğuşuyor. İklim değişikliği ve çevre kirliliği küresel bir sorun olarak Türkiye'yi de etkiliyor. Ayrıca, Endonezya gibi bir G20 üyesinin yaşadığı bu kriz, gelişmekte olan ülkelerin atık yönetimi konusunda uluslararası iş birliğine daha fazla ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Türkiye, atık yönetimi politikalarını gözden geçirirken bu tür felaketlerden ders çıkarmalı ve sürdürülebilir çözümler üretmelidir.