Endonezya devlet petrol şirketi Pertamina ile ABD'li havacılık devi Boeing, sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) geliştirme konusunda mutabakat zaptı imzaladı. Anlaşma, Endonezya'nın karbon emisyonlarını azaltma hedefleri doğrultusunda yenilenebilir enerji kaynaklarından jet yakıtı üretimini teşvik etmeyi amaçlıyor. İmza töreni, Endonezya'nın başkenti Cakarta'da gerçekleştirildi.
Gelişmenin arka planı
Pertamina, ülkenin en büyük enerji şirketi olarak, petrokimya alanındaki deneyimini sürdürülebilir yakıt teknolojilerine yönlendirmeyi planlıyor. Boeing ise, havacılık sektörünün karbon ayak izini azaltmak amacıyla SAF kullanımını yaygınlaştırmak için küresel çapta ortaklıklar kuruyor. Mutabakat zaptı kapsamında, taraflar hurda yağ, tarımsal atıklar ve alg gibi hammaddelerden SAF üretimini araştırmak üzere iş birliği yapacak.
Endonezya, dünyanın en büyük palmiye yağı üreticisi olarak, bu alandaki biyokütle kaynaklarını da değerlendirmeyi hedefliyor. Ancak çevre örgütleri, palmiye yağı üretiminin ormansızlaşmaya yol açtığı eleştirisinde bulunuyor. Pertamina yetkilileri, sürdürülebilirlik kriterlerine uygun kaynaklar kullanacaklarını belirtti.
Bölgesel ve küresel boyut
Asya-Pasifik bölgesi, artan hava trafiğiyle birlikte karbon emisyonlarının hızla yükseldiği bir bölge olarak dikkat çekiyor. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği'nin (IATA) verilerine göre, havacılık sektörü küresel karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 2-3'ünden sorumlu ve bu oranın artması bekleniyor. SAF, geleneksel jet yakıtına kıyasla yaşam döngüsünde yüzde 80'e varan emisyon azaltımı sağlayabiliyor.
Boeing, bu ortaklıkla Endonezya pazarında SAF kullanımını teşvik etmeyi ve bölgedeki diğer ülkelere örnek olmayı hedefliyor. Şirket, 2030 yılına kadar tüm uçaklarının yüzde 100 SAF ile uçabilir sertifikasyon almasını planlıyor. Ancak mevcut üretim kapasitesi, küresel talebin yalnızca yüzde 1'ini karşılayabiliyor; bu da büyük yatırım ihtiyacını ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, havacılıkta SAF kullanımını artırma hedefiyle ulusal stratejiler geliştiriyor. THY ve TÜPRAŞ benzeri ortaklıklar için potansiyel taşırken, Pertamina-Boeing iş birliği Türkiye'ye model olabilir. Ayrıca Türkiye, tarımsal atık ve biyokütle kaynaklarıyla SAF üretiminde avantajlı bir konumda; bu alandaki yatırımlar hem enerji bağımsızlığını artırabilir hem de karbon hedeflerine katkı sağlayabilir. Küresel ölçekte SAF pazarının büyümesi, Türkiye'nin bu alandaki rekabet gücünü ve diplomatik etkisini olumlu yönde etkileyebilir.