Endonezya, Cuma günü ilk uçak gemisini teslim aldı. İtalya'dan satın alınan 41 yaşındaki eski ITS Giuseppe Garibaldi, hükümete göre takımada ülkesinin deniz güvenliğini ve afet müdahale kapasitesini güçlendirecek. Ancak uzmanlar, geminin bakım ve işletme maliyetlerinin ülke ekonomisine yük getirebileceği uyarısında bulunuyor. Güneydoğu Asya'nın en büyük ekonomisi, bu adımla bölgesel askeri dengelerde yeni bir sayfa açmayı hedefliyor.
Gelişmenin arka planı
Endonezya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, İtalya'dan satın alınan Giuseppe Garibaldi, 1985 yılında hizmete girmiş ve İtalyan Donanması'nda uzun yıllar görev yapmış bir gemi. 41 yaşındaki gemi, kısa kalkış ve dikey iniş (STOVL) yapabilen uçakları taşıma kapasitesine sahip. Endonezya hükümeti, geminin özellikle doğal afetlerde arama kurtarma ve insani yardım operasyonlarında kullanılacağını, aynı zamanda deniz güvenliğini güçlendireceğini belirtiyor.
Ancak bu satın alma, ülke içinde tartışmalara yol açtı. Endonezya, son yıllarda savunma bütçesini artırarak askeri modernizasyon programını hızlandırmıştı. Ancak eski bir geminin bakımı, yeni bir gemininki kadar maliyetli olabilir. Uzmanlar, geminin yıllık işletme maliyetinin milyonlarca doları bulabileceğini ve bu paranın diğer savunma ihtiyaçlarına yönlendirilebileceğini vurguluyor. Ayrıca geminin yaşı nedeniyle sık sık bakım gerektireceği ve operasyonel hazırlık oranının düşük olabileceği belirtiliyor.
Endonezya Donanması, halihazırda çeşitli firkateynler, korvetler ve denizaltılara sahip. Uçak gemisi, ülkenin deniz kuvvetlerine yeni bir boyut katacak. Ancak geminin hangi uçaklarla donatılacağı henüz netleşmiş değil. Endonezya Hava Kuvvetleri'nde STOVL kabiliyetine sahip uçak bulunmuyor. Bu nedenle geminin başlangıçta helikopter gemisi olarak kullanılması ve ilerleyen dönemde insansız hava araçları (İHA) konuşlandırılması planlanıyor. Savunma Bakanı Prabowo Subianto, geminin bölgesel güç dengesinde Endonezya'nın elini güçlendireceğini ifade etti.
Bölgesel ve küresel boyut
Endonezya'nın uçak gemisi edinmesi, Güneydoğu Asya'daki askeri dengeler açısından önemli bir gelişme. Bölgede Çin, Japonya, Hindistan ve Güney Kore gibi ülkeler halihazırda uçak gemisi veya helikopter gemisi işletiyor. Endonezya, bu adımla Güneydoğu Asya'daki ilk uçak gemisi sahibi ülke olma özelliğini kazanıyor. Bu durum, özellikle Güney Çin Denizi'ndeki egemenlik anlaşmazlıklarında Endonezya'nın pozisyonunu güçlendirebilir. Ancak Endonezya, şimdiye kadar Güney Çin Denizi'nde taraf olmaktan kaçınıyor ve ASEAN içinde arabuluculuk rolü üstleniyordu. Uçak gemisi, bu denge politikasını zorlaştırabilir.
Öte yandan, İtalya'nın eski gemisini satması, Avrupa'nın savunma ihracatı açısından da dikkat çekici. İtalya, savunma sanayisinde yeni pazarlar arıyor. Endonezya ise savunma alımlarında çeşitlendirmeye giderek Batılı tedarikçilere yöneliyor. Bu satış, iki ülke arasındaki savunma işbirliğini derinleştirebilir. Ayrıca Endonezya, ABD, Fransa ve Güney Kore gibi ülkelerle de savunma anlaşmaları imzalamış durumda. Uçak gemisi, bu çok yönlü tedarik stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.
Bölgesel güvenlik uzmanları, geminin caydırıcılık kapasitesinin sınırlı olacağını, zira tek başına bir uçak gemisinin hava savunma ve destek gemileri olmadan etkili olamayacağını belirtiyor. Endonezya'nın donanma filosunu genişletmesi ve deniz hava unsurlarını güçlendirmesi gerekiyor. Bu da uzun vadeli ve maliyetli bir yatırım anlamına geliyor.
Afet müdahalesi açısından ise uçak gemisi önemli bir kabiliyet sunuyor. Endonezya, deprem, tsunami ve volkanik patlamalar gibi doğal afetlere sık maruz kalan bir ülke. Geminin hastane ve helikopter platformu olarak kullanılması, afet bölgelerine hızlı yardım ulaştırılmasını sağlayabilir. Ancak bu senaryoda bile geminin bakım ve personel maliyetleri sorgulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Endonezya'nın uçak gemisi edinmesi, Türkiye'nin savunma sanayii ve dış politikası açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, son yıllarda Endonezya ile savunma işbirliğini güçlendirmiş, özellikle insansız hava araçları ve zırhlı araç satışında önemli adımlar atmıştı. Endonezya'nın deniz platformlarını modernize etme ihtiyacı, Türk savunma sanayii için yeni işbirliği kapıları aralayabilir. Ayrıca, Türkiye'nin kendi uçak gemisi projesi (TCG Anadolu) ile benzerlikler taşıyan bu gelişme, bölgesel güç projeksiyonu açısından karşılaştırmalı bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, NATO içinde ve bölgesinde deniz gücünü artırırken, Endonezya gibi uzak coğrafyalardaki gelişmeleri de takip etmek durumunda. Bu tür alımlar, küresel savunma pazarındaki rekabeti artırarak Türk ürünlerine olan talebi etkileyebilir.