Dünya Bankası, Endonezya'nın gayri safi yurt içi hasılasının (GSYİH) 2026 yılında yüzde 5 oranında büyüyeceğini tahmin ediyor. Bu oran, ülkenin son yıllardaki ortalama büyüme hızının altında kalırken, artan mali baskılar ve küresel ekonomideki yavaşlama nedeniyle büyüme potansiyelinin sınırlandığına işaret ediyor. Kuruluşun yayımladığı raporda, Endonezya'nın 2023'te yüzde 5,1 olan büyüme hızının 2024'te yüzde 5,1, 2025'te yüzde 5,1 ve 2026'da yüzde 5 olması bekleniyor. Bu veriler, Güneydoğu Asya'nın en büyük ekonomisi olan Endonezya'nın pandemi sonrası toparlanma sürecinin ivme kaybettiğini gösteriyor.
Gelişmenin arka planı
Dünya Bankası raporu, Endonezya ekonomisinin karşı karşıya olduğu yapısal zorluklara dikkat çekiyor. Artan kamu borcu, bütçe açıkları ve emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar büyümeyi olumsuz etkiliyor. Endonezya hükümeti, altyapı yatırımlarını ve endüstriyel dönüşümü teşvik etmeye çalışsa da, küresel talep zayıflığı ve jeopolitik gerilimler ihracatı baskılıyor. Ülkenin başlıca ihracat kalemleri olan kömür, palm yağı ve nikel fiyatlarındaki düşüş, cari açığı genişletiyor.
Raporda ayrıca, Endonezya'nın orta vadeli büyüme potansiyelinin yüzde 5 civarında olduğu belirtiliyor. Ancak, iklim değişikliğinin tarım ve balıkçılık sektörleri üzerindeki etkileri, iş gücü verimliliğindeki düşüklük ve düzenleyici belirsizlikler, bu potansiyelin gerçekleşmesini engelleyebilir. Dünya Bankası, Endonezya'nın daha kapsamlı reformlar yapması gerektiğini vurguluyor.
Öte yandan, Endonezya Merkez Bankası, enflasyonu kontrol altında tutmak için faiz oranlarını yüksek seviyelerde tutuyor. Bu durum, yatırım maliyetlerini artırırken tüketimi de yavaşlatıyor. 2024 yılı için öngörülen yüzde 5,1 büyüme oranı, hükümetin yüzde 5,3-5,6 aralığındaki hedefinin altında kalıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Endonezya ekonomisindeki bu yavaşlama, yalnızca ülkeyi değil, Güneydoğu Asya bölgesini de etkiliyor. Endonezya, ASEAN ülkeleri arasında en büyük ekonomiye sahip ve bölgesel tedarik zincirlerinde kritik bir rol oynuyor. Büyümedeki zayıflama, Malezya, Singapur ve Filipinler gibi komşu ülkelerin ihracat talep ve yatırım akışlarını azaltabilir.
Küresel ölçekte ise, Endonezya'daki yavaşlama, gelişmekte olan piyasalara yönelik risk iştahını azaltabilir. Çin'deki ekonomik durgunluk ve ABD'deki faiz politikaları, Endonezya gibi ülkelerde sermaye çıkışlarına ve para birimi değer kaybına neden oluyor. Dünya Bankası'nın raporu, gelişmekte olan ekonomilerin küresel belirsizliklere karşı kırılganlığını bir kez daha ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Endonezya ekonomisindeki yavaşlama, Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturmasa da, dolaylı etkiler yaratabilir. Endonezya, Türkiye'nin Güneydoğu Asya'daki önemli ticaret ortaklarından biridir; iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2023'te 2,5 milyar dolar civarındaydı. Endonezya'daki talep daralması, Türk ihracatçıları için yeni pazarların önemini vurguluyor. Ayrıca, Dünya Bankası raporu, gelişmekte olan ülkelerin büyümeyi sürdürmek için yapısal reformlara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Türkiye de benzer bir kırılganlık yaşadığından, bu reformların önemi Türkiye için de geçerli. Bölgesel olarak, Endonezya'daki gelişmeler bir model teşkil edebilir; Türkiye kendi benzer zorluklarıyla mücadele ederken bu örnekten ders çıkarabilir.