Manş Denizi'nde tatil yapan emekli bir İngiliz çift, Rus savaş gemisinin kendilerine uyarı ateşi açmasının ardından yaşadıkları dehşeti BBC Newsnight'a anlattı. 70'li yaşlarındaki çift, yatlarıyla seyir halindeyken Rus gemisinin yaklaştığını ve rotalarını değiştirmedikleri takdirde ateş açılacağı uyarısı yapıldığını belirtti. Çift, hemen rotalarını değiştirdiklerini ancak yine de havaya ateş açıldığını ifade etti. Olay, İngiltere ile Rusya arasında diplomatik gerilime yol açtı.
Olayın Arka Planı
Çift, 24 Eylül'de Manş Denizi'nde seyir halindeyken, Rus savaş gemisi 'Admiral Grigorovich'in kendilerine yaklaştığını fark etti. İngiliz yatının kaptanı, telsizden Rus gemisinden gelen uyarı üzerine rotayı değiştirdiklerini, ancak buna rağmen savaş gemisinin önce makineli tüfekle havaya uyarı ateşi açtığını, ardından da bir top mermisi attığını söyledi. Emekli çift, 'O an gerçeküstüydü. Sanki bir film sahnesi gibiydi. Hayatımız boyunca böyle bir şey yaşamadık' dedi. İngiltere Dışişleri Bakanlığı, Rusya'nın bu hareketini 'kabul edilemez' olarak nitelendirirken, Rusya Savunma Bakanlığı, yatın emirlere uymadığını ve uyarı ateşi açılmasının uluslararası hukuka uygun olduğunu savundu. Olay, İngiliz ve Rus yetkililer arasında bir dizi diplomatik yazışmaya neden oldu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Manş Denizi, dünyanın en yoğun deniz trafiğine sahip bölgelerinden biri olup, sivil ve askeri gemilerin sıkça karşılaştığı bir alan. Rus savaş gemilerinin bu bölgede varlığı, özellikle Ukrayna savaşı sonrası daha da artan NATO-Rusya gerginliğinin bir yansıması. Uzmanlar, bu tür olayların yanlış anlaşılma veya kaza riskini artırdığını, taraflar arasında daha sıkı iletişim kanallarının kurulması gerektiğini vurguluyor. Benzer olaylar daha önce Karadeniz ve Baltık Denizi'nde de yaşanmıştı. Bu durum, deniz güvenliği protokollerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Manş Denizi'ndeki bu olay, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, Rusya'nın artan deniz gücü projeksiyonu ve NATO ile yaşanan gerginliklerin bir yansımasıdır. Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında Karadeniz'de Rus ve NATO gemilerinin geçişini düzenlerken, benzer bir uyarı ateşi olayının Karadeniz'de yaşanması ciddi sonuçlar doğurabilir. Türkiye, bu tür krizlerin önlenmesi için taraflar arasında arabuluculuk rolü üstlenebilir ve Montrö'nün önemini bir kez daha vurgulayabilir. Ayrıca, Türk yetkililerin deniz güvenliği protokollerini güncellemesi ve vatandaşlarını bu tür risklere karşı bilgilendirmesi faydalı olacaktır.